Oyun dünyasında birikimi ve bilgisiyle bir önder konumuna gelen Dinç Interaktif’in kurucusu Mevlüt Dinç ile vizyonları ve son projeleri üzerine görüştük.
Dual Blades, Türkiyeden Dünya piyasasına açılan lisanslı ilk Türk oyunu olma özelliğini gösteriyor. Bunun dünya kamuoyu veya firmalarının Türk oyun yapımcılarına etkisi nasıl olacaktır?
Bu aşamada Türkiye dışındaki insanların Türkiye’ye bakışı ne kadar değişir konusu beni o kadar ilgilendirmiyor. İlk amacımız Türkiye’de oyunlar yapıp yurtdışına satmaktır. Bunu da Dual Blades ile başardık. Oyuna olan tepki ne olur, ne kadar beğenilir vs..onu zaman gösterir. Ama çok güzel bir ürün ortaya koyduk. Zaten oyunu gördünüz, kendisini gösteriyor, yayın şirketinin beğenisini kazandı. Sonuçta Nintendo oyun sistemlerine oyun yapabilmeniz için Nintendo’nun onayı gerekiyor. Nintendo da böyle bir oyunu makinesine kabul ettiği için onların da beğenisi kazandı demektir. Bu müthiş birşey Türkiye için. Tabii umarız, binlerce insan oyunu alır ve beğenir ancak ilk etapta oyunun “Türkiye’den çıkmış” etiketini çok fazla önplana çıkarmak istemiyoruz. Bence böyle birşey için acele etmeye gerek yok. Zaten olay kendiliğinden oluşacak. Sonuçta ben Vivid Image’i, ilk geldiğimde Dinç Interaktif olarak değiştirdim. Ama oyunun burada yapıldığı kesinlikle biliniyor. Röportajlarımda ve tanıtımlarda bunu belirtiyorum. Tamamen ülkemizdeki yeteneklerle hazırlandığını ayrıca ifade ediyorum.
Bu oyunun developer’ı Dinç İnteraktif olarak geçiyor değil mi?
Önce öyle yapmıştık ama Nintendo, Vivid Image’i tanıdığı için problem çıkmasın diye son anda Vivid Image’i koyduk. Sonuçta oyunun Dinç Interaktif şemsiyesi altında yapıldığı bilinen bir gerçek. Teknik problem olmaması için böyle bir yol tercih ettik. Zaten oyundaki karakterler, hikayeler, el kitabı Türklere özgü. Ama dediğim gibi bu konuda çok aceleci değilim. Yaptığımız işi bir adım olarak değerlendiriyorum ve çok fazla bağırıp çağırmamak gerekir diye düşünüyorum. Oyun beğeni kazanır ve işlevini yerine getirirse, o bahsettiğiniz şeyler zaten kendiliğinden oluşacaktır. Bundan sonra ypacağımız oyunlar da aynı yoldan geçeceği için Dünya oyun piyasası Türkiye’nin bir yerlere geldiğini, dünya çapında satılacak orjinal oyunlar üretebileceğini görecek.
O halde ilk etapta sağlam bir kayaya basmamız gerektiğini söylüyorsunuz?
Tabii, sonuçta bu bir başarı ve ilk adım olarak iyi bir başlangıç yaptık. Gerisini daha iyi ve büyük oyunlarla devam ettireceğiz.
Sizin burada bulunduğunuz süre içerisinde gelişmeler ne yönde ilerledi? Sizin de gelmenizle yerli oyun programcıları sayı olarak en üst noktaya vardılar.
Benim inancım o ki, benim gelmemle bir sürü insan yeni bir heyecana kapıldı ve umut doğdu. Ancak henüz Türkiye’de bir oyun sektöründen bahsetmek erken olur diye düşünüyorum. Türkiye’de oyun sekörünün oluşabilmesi için Dual Blades gibi birkaç tane oyunun ticari yönlü olarak geliştirilip dünyaya satılması gerekir. Bu da zamanla olacaktır. Biz yine o konuda da ilk adımımızı atmış bulunmaktayız. Türkiye’de böyle bir sektör oluşabilmesi için biz elimizden geleni yapıyoruz. Nitekim, gereken desteği göremedik. Ama biz yine de yolumuza devam edip, destek almadan elimizden geleni yaparak Türkiye’deki potansiyeli ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Bir buçuk yıldır burdayım, Gençler bir umut görmekle birlikte yeterince gelişme görmediği için bir hayalkırıklığına uğramış gözüküyorlar. Biz bu beklentilere cevap vermek için eğer ki destek bulursak güçlü bir altyapı oluşturmak istiyoruz. Şu an kısıtlı şartlarla ve birkaç arkadaşla çalışıyoruz. Gönül ister ki ekibimiz yirmilere otuzlara çıksın, birkaç tane Dual Blades yapalım ve Actor’ün oyununda da gerçekten adım alarak dünyanın ilgisini çekecek oyunlara imza atalım. Zorluklar beni biraz üzüyor tabii. Emin bu, bahsettiğim yetenekli arkadaşları da “Mevlüt Dinç bu işi yapamıyorsa, zorlanıyorsa bizim hiç sanşımız yoktur.” gibi bir düşünceye itiyor olabilir. Ancak şunun altını kesinlikle çiziyorum ki, bu iş olacak, olmak zorundadır.
Şöyle bir gerçek de var. Başarılı oyunlar bir iki yıl gibi kısa sürede piyasaya çıkmıyor. İnsanların biraz sabırlı olması gerekiyor. Bu konuda uzun sürede hazırlanan Warcraft en iyi örnek gösterilebilir. Bu arada hepimizin merakla beklediği Actor’ün ikinci teknoloji demosuyla gelen yenilikler ve projenin son durumu nedir ?
Gördüğünüz gibi bir önceki demodan çok daha ileri bir seviyede. Şu anda teknoloji üzerindeki çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Başından beri Actor’ü gören herkes basit bir iç mekanlarda geçen oyun olmadığını gördü. Güçlü olduğu kadar da esnek bir yapıyla quake tarzı bir oyundan, görsel yönü ağır olan bir macera oyunu yapabiliriz. Önü çok açık ve esnek bir yapıya sahip teknoloji elde etmek için bayağı uğraştık. Aynı zamanda birçok kişinin aklına gelmeyen şeyler de yapıyoruz. Webcam desteği gibi. Ayrıca bu konuda çok da fazla birşey söylemek istemiyoruz çünkü bu konuda özel bir çaba ve çalışma var ve belli bir seviyeye getirdikten sonra gerçekten bir oyunun parçası olunca ilk sizlerle paylaşacağız.
Intel Pentium4 tabanlı ve ona optimize olarak çalışan demoyu daha sonra herhangi bir konsol için uyarlamayı düşünüyor musunuz? Xbox, Ps2 gibi?
Düşünüyoruz değil, zaten yola ilk çıktığımızda Next-Generation olarak, sadece pc’ye yönelik olarak başlamadık. 1999’da çalışmalarımıza başladığımızda o zaman Psx2 yoktu. Web sitemize veya demolarımıza baktığımızda Next-Generation ifadesi bizim için çok önemli. Teknolojimizi istediğimiz ortama kolayca aktarabiliyoruz ve hamlelerimizi yapabileceğiz. Şu an zaten Psx2 için bir geliştirici sistem bekliyoruz. Onu edindiğimiz zaman bu muhteşem demoyu orada da kısa süre içinde rahatça deneyebileceksiniz.
Bu aşamada donanım desteğiniz sanırız her ne kadar firmaların Türkiye distribitörlükleri bulunsa da yurt dışından sağlanıyor. Örneğin Intel için yapacağınız demo veya PS2 için hazırlayacağınız bir oyun için donanım yurtdışından temin ediliyor? Bu konuda Türkiyede bulunan firmaların oyun üreticilerine sağladığı kolaylıklar nelerdir?
Intel’den başlama gerekirse, elimizdeki Pentium piyasaya sürülmeden çok önceleri bize numune olarak gönderilmişti. Elbette böyle bir şeyin Türkiye’den bize sağlanması mümkün değil. PS2’ye gelince böyle bir olayın olması mümkün değil. Çünkü temasınızı Sony ile yaptığınız için firmanın belirlediği ve geliştirici lisansa sahip olmanız gerekir. Önemli olan nokta bu lisansa sahip olmak. Donanımın Türkiye’den gelmesini beklemek çok önemli değil.
Oyun geliştirmek istiyen arkadaşların takip etmesi gereken yol nedir? Nasıl bir adım atmaları gerekir? Bu konuda uyulması gereken prosedür hakkında bilgi verebilir misiniz?
Sonuçta önemli olan yetenekli ve hevesli arkadaşların böyle bir birikime ve bilgiye sahip olmaları gerekir. Hemen GameboyAdvance’e oyun yapma imkanını sahip olmak ilk aşamada o kadar önemli değil. Galip buna en iyi örnek. Oyun pc için hazırlanmıştı burada farklı bir düşünce ürettik ve oyunun güzelliklerinin GameBoy için kusursuzca aktarabileceğini gördük ve ona göre çalıştık. Önemli olan arkadaşların fikirlerini ve becerilerini herhangi bir ortamda bize gösterebilmeleri. Sony veya Gameboy ile direkt temas kurmak tek başına çok zordur. Aksi takdirde, örneğin Nintendo’dan bir lisans almak kariyeri olmayan yeni bir grup için imkansızdır. Bu noktada bizler sonuna dek desteğimizi vermeye hazırız.
Yorumlar (0)