1/2

Mount & Blade'i neden seviyorum?

Mount & Blade'i neden seviyorum?
Ahmet Özçilingir
Ahmet Özçilingir 15.04.2019 - 15:52
Seviyorsam sebebi var

Mount & Blade II: Bannerlord'un duyurulmasının üzerinden bugün itibariyle yaklaşık olarak 7 sene geçti. Aradan geçen 7 yıl içinde fiziksel görünüşüm ile birlikte oyun dünyasında da çok şey değişti. Mount & Blade II: Bannerlord'un oyun dünyasındaki değişime ayak uydurabilecek mi bekleyip göreceğiz. Sabırsız oyunseverleri bir yana bırakırsak, Taleworlds'un "hazır olduğunda çıkacak" felsefesini benimsemiş Mount & Blade severler, serinin önceki oyunlarını oynamaya devam ediyor. Özellikle Warband'ın çevrim içi sunucularında hala dolu serverlar bulmak, kıran kırana kale kuşatmalarına katılmak, meydan muharebelerinde düellolarda cenk etmek mümkün. Peki neden? Mount & Blade severler bu oyunu neden bu kadar seviyor. "Diğerlerinin" anlamakta zorlandığı şey ne bu oyunla ilgili? Mount & Blade II: Bannerlord neden bu kadar çok bekleniyor? Yabancı oyuncular bu oyuna neden bu kadar ilgi gösteriyor? Ben neden bu oyunu bu kadar sevdim? Babam pasta yapmayı...

Mount & Blade'i neden seviyorum?

Aslında bu sorunun cevabı basit. Oynanış, dövüş mekaniğinin çok iyi işlemesi ve yaşlanmaması. Mount & Blade serisinin başarısının ardında savaş mekaniğinin neredeyse kusursuz çalışması yatıyor. Daha önce pek çok oyunda kılıç kalkan kullanmış, balta savurmuşuzdur. Ancak Mount & Blade'in savaş/dövüş mekaniği, daha önce hiçbir oyunda görülmemiş şekilde (aynı tarzda oyunlar için geçerli tabii) gerçekçi hissettiriyor. Reflekslere ve zamanlamaya dayalı, yeteneğin ön plana çıktığı, çalıştıkça ustalaşabildiğiniz, olması gerektiği gibi işleyen iyi bir mekanikten bahsediyoruz. Beni oyunda tutan ilk etmen de bu olmuştu ve hala zaman zaman Warband'ın çevrim içi serverlarına girip, şöyle bir iki balta sallayayım, cidayla düşman indireyim dedirten de bu diyebilirim. Tabii ki hikaye modunun oyuncuyu özgür bırakan yapısı da bir diğer unsur. Hikaye modunda, kaderini bizzat kendimizin belirlediği bir karakteri kontrol etmek, strateji ile politikayı iyi bilmenin fark yarattığı bir oynanış tarzı çok ilgimi çekmişti. 

Diyar diyar Kalradya

Dünyanın dört bir yanından; orta çağ temalı, fantastik unsurları sevmeyen, gerçekçiliği ön planda tutan oynanışı seven oyuncular Kalradya'nın ovalarında bir araya geldi. Gergin görünüşlü adamın gerginliğinin sebebini merak etti, çöl haydutlarından köşe bucak kaçtı, daha ucuza keten bulup Dhirim şehrinde satabilmek için yollara düştü. Taleworlds'un yurt dışı odaklı pazarlama stratejisi ve oyunda kullanılan "evrensel dil" de yabancı oyuncuların Mount & Blade'i sahiplenmesine neden oldu. Sahiplenme diyorum çünkü, aslında şu an Mount & Blade markasından söz ediyorsak kabul etmek gerekir ki yabancı oyuncuların oyunu sahiplenme ve Mount & Blade markasına destek olma konusunda katkıları bizden çok daha fazla. Satış anlamında da yaratıcı modlar anlamında da, ülke dışındaki oyunsevelerin Mount & Blade topluluğuna ve özellikle Mount & Blade: Warband'e önemli katkıları oldu. Tabii bu uzun ve ayrı bir konu, biraz da tartışmaya açık. Bu konuyu başka bir zamana bırakalım.