Oyun piyasası son zamanlarda dalgalı bir seyir izliyor. Geçtiğimiz iki ay boyunca eli yüzü düzgün fazla sayıda yapım gelmediyse de eylül ayı ile bu durum 180 derece değişti ve bizi okyanustaki bir damla gibi hissettirmeye başladı. Gerçi bu sözlerin bu oyunla fazla bir ilgisi yok, zira Nemesis fazla yeni bir oyun değil. Nereden baksanız en az 3 aylık bir geçmişi var; ama, bana denizin dibindeki istiridyede gizli bir inci gibi göründüğünden ve biraz da gözden kaçırdığımız bir oyun gibi göründüğü için inceleme gereği hissettim. Son 2 ayımdaki gecelerimin katili Nemesis’i size de kazandırmak tek düşüncem. Bakalım beğenecek misiniz?
Ağaç kesmek istemiyorum!!
Nemesis the Roman Empire, ben de dahil olmak üzere strateji sevmeyen bir kısım insanın stratejilerden hoşlanmamalarındaki neden olarak gösterdikleri ve gereksiz yere uğraşıldığını düşündükleri ağaç kesme, tarla ekip biçme gibi ve bina oluşturma aktiviteleri ortadan kaldırıyor. Onun yerine size herhangi bir haritada seçtiğiniz ırkın bütün binaları hazır olarak veriliyor, ayrıca ihtiyacınız olan iki şey; besin ve altın, yine sizin üreteceğiniz insanların çalışmaları sonucunda meydana geliyor. Dediğim gibi bütün bu işler için siz hiçbir ekstra bina dikmiyorsunuz ve haritayı dolaşarak odun veya maden aramıyorsunuz. Size sadece askerlerinizi oluşturmak ve onlara çeşitli upgrade’ler yükleyerek daha güçlü hale getirerek savaştırmak düşüyor.
Oyuna isterseniz konulu bir görev seçerek başlayabiliyorsunuz, isterseniz de herhangi bir haritada kendinize düşmanlar oluşturarak onların topraklarını ele geçirmeye uğraşıyorsunuz. İkinci seçeneği seçerek başladığınızda haritayı istediğiniz gibi organize etme şansına sahipsiniz. Savaş alanının büyüklüğü ve nasıl bir coğrafi yapıya sahip olabileceğinden tutun da, ortamdaki hava şartlarına kadar her şeyi değiştirmek sizin elinizde. Haritanın genişliğine göre ortama ekleyeceğiniz düşman sayısı da değişim göstermekte tabi ki. Oyundaki 4 farklı ırktan seçebileceğiniz düşmanlarınızı ekleyerek büyük kitleler arası kıyımın startı veriliyor. 4 tane ırk sayısı az görünebilir; ama, oyunun dengeli yapısı göz önüne alındığında çok yetersiz değil. Buradan gem vurulabilecek tek şey, birimlerin yeterli sayıda olmayışı. Her bir ırkta da birbiri ile aynı işe yarayan birimler var ve bunlar oyunda herhangi bir çeşitlilik yaratamıyor. Kalabalık çarpışmalar bu açığı fazlasıyla kapatıyor, üstüne üstlük ekran tamamıyla orta çağ savaşlarını andıran bir tabloymuşçasına şenleniyor.
Kol, bacak kesmek istiyorum!!
Oyunda 4 farklı ırk olduğunu söylemiştim. Bunlar Roma, Kartaca, Preatorian ve Galya topraklarından gelen savaşçılardan oluşuyor. Her birinin de kendilerine ait şehirlerine özgü etnik yapılarının kullanılmış olması dikkat çeken bir özellik. Hepsinde de ana mantık aynı: altın oluşturarak birlik üretmek ve onların sağlıklarını sağlayan tek etken olan besinlerini eksik etmemek. Bu aşamada da bir çok kolaylığı size sağlıyor Nemesis. Şehrinizde askerlerinizin toplandığı alanda yada harita dahilinde zapt ettiğiniz bir kalede askerlerinizi bir araya koyuyorsunuz ve katırlarla onlara yiyecek taşıyorsunuz. Onlar da eğer sağlıkları eksilmişse bunlar sayesinde güçleniyorlar, yada yanlarına besin depolayarak savaş sırasında da azalan güçlerini tazeleyebiliyorlar. İstediklerini zamanında onlara veremezseniz açlıktan ölme gibi bir durum yok; ama, azalan güçleriyle savaşçılarınızın düşmana karşı fazla varlık gösteremeyeceği de açık.
Nemesis genel olarak askerlerinizden öte kiralayacağınız özel kahramanların etrafında gelişen bir oyun yapısına sahip. Her biri yanına azami 50 asker alarak bir birlik oluşturuyorlar ve vereceğiniz taktik direktiflerde askerlerinizden öte kahramanlar daha ön planda. Örneğin; yüksek seviyedeki bir kahramanın yanındaki az sayıdaki bir grup asker çok güçlü bir görüntü sergileyebilmekte. Ayrıca bir lideri olan birlikler her zaman başlarındaki kişiye uyum sağlayarak yeteneklerinde yükselişe neden oluyorlar. Onların güçleri de arttıkça düşmanlara karşı daha fazla hasar verebiliyorlar. Bunun yanı sıra 7 askerinizi birleştirerek katapult inşa edebilir ve kalelere saldırırken daha güçlü teçhizata sahip olabilirsiniz.
Evet, beni sadece Nemesis paklar!!
Son 2 aydır gecelerimi şenlendiriyor Nemesis. Strateji oyunlarını sevmememdeki tek neden olan bütün gereksiz işlerden sorumlu olma durumundan beni kurtarmasından kaynaklanıyor büyük ihtimalle. Görünüş ve oynanış bakımından türünün iyi sayılabilecek örneklerine kıyasla artı yönleri daha fazla. Hangi türden oyun severseniz sevin, gayet pratik asker oluşturma yöntemi ve kalabalık savaş sahneleriyle hayli beğeninizi kazanacağından hiç kuşkum yok. Beğenmezseniz Merlin’in Kazanı paranızı geri iade etmeyecektir.
Yorumlar (6)
bana tam sürüm linkini gönderir misiniz lütfen
BU OYUNU ilk cıktıgı seneden beri oynuyorum yaklasık 7 yıl olmus Hala Buyuk zevkle oynarım Strateji hastasıyım her turlu oyunu oynadım ama Nemesis kadar iyisini gormedım her yonuyle super bir oyun Vazgecilmezimdir benim icin.
çok güzel oyundu bu, beğenerek oynardım. grafikleriyle müzikleriyle farklı savaş ve kaynak sistemiyle oynanmaya değer bir oyun.
Ben Bu oyuna Hayatımı Verdim Ve oyun Oynamayı Bilenler icin Cok Zevk Verici.. Bazı Arkadaslara Kızıyorum YOrumlarından Dolayı Strangold Dedigin Oyuna Bu oyun 2çeker Arkadasımız Agac Kesmeden Vs. Bunlar olmadan Strateji oyunu Varmı Yanıtına Bu oyunu Ornek gostermis Ve cokda Guzel bir Ornek Her konuda ama.Ozellikle Savas sahneleri Ve en Onemlisi Herolar Oyunda Cok iyi Dusunulmus Arkadasım zaten genel acıklamayı yapmıs daha fazla bişey soylemeye gerek yok iyi Gunler Saygılar...
beyler bırakın bu oyunları rome total war bile buna 10000 çeker stronghold 2 ondan da güzel kingdom under fire da müthiş bırakın artık age of empiresi bu oyunda sıkıcı gibi yeter ya niye kimse doğru düzgün strateji oynamıyo herkes age of empiresde sanki güzel bir oyunda bırakın artık büyümediniz mi yeter
Yazıya yapacağınız yorumlar oyun hakkındaki fikirleriniz dahilinde olursa çok iyi olur. :)Hayır kızmadım. Sssadece yazının ilk paragrafını okursanız (bakın "sadece" diyorum) niye bu yazının sitede olduğunu anlarsınız. Geç yayınlandı, kabul; ama, millet "ağaç kesmeden, bina dikmeden oynanabilen bi strateji var mı" diye sorup sormalıyor. Eh, artık okuyanlar okumayanlara söyeyiversinler...