1/2

Oyun Akademisi #18

Mert Günhan 1.04.2013 - 18:13
Online hayatlar, online anılar
Online dünyalar gerçekten enteresan yerler. Online topluluklar falan derken insanlar gerçek kimliklerini çoğu zaman bir köşeye bırakıp, yarattıkları bambaşka personalar ile takılabiliyorlar. Bu kimi zaman oldukça eğlendirici olsa bile çoğu zaman düşündürücü oluyor.

Türkiye’ye ADSL geldiği zaman sürekli olarak bir oyuna bağlı olma durumu ile ilk kez karşılaşmıştım. ADSL döneminden önce internet kafelerde oynadığım Ultima Online’ın sürekli olarak içerisinde olmadığım için, dünyası sadece günde 1-2 saat girebildiğim ufak molalar gibiydi.

Oyun Akademisi #18
Fakat sonra dediğim gibi, eve ADSL geldi ve ben bir bir online mecraların tadını çıkartmaya başladım. Burada bir oyuna sürekli “bağlı” olma durumu o oyunun içerisinde yaşamaktan daha fazlası. Oyun dünyasını seninle birlikte paylaşan insanları tanıma, onlarla beraber maceralar yaşamak, rol yapmak, yeri geldikçe dert paylaşmak ve hatta romantik yakınlaşmalar içerisine girmek gibi oldukça samimi durumlardan bahsediyorum.

Oyuna gireceğiniz zamanlarınız bellidir, günün belirli saatlerini orada geçirmek istersiniz, sonuçta orada devam eden ikinci bir düzen kurmuşsunuzdur kendinize, arkadaşlarınız vardır. Zaman farkları yüzünden saçma saatlerde oyunda olursunuz fakat inanılmaz keyif alırsınız.


Oyun Akademisi #18
Bu dönemi ben dolu dolu yaşamıştım, özellikle Star Wars: Galaxies oynadığım dönemler de internet üzerinden pek çok yerli yabancı insanla tanışıp oldukça iyi arkadaş olduğumu hatırlıyorum.Tabii her zaman insanın şansı böyle yaver gitmiyor. Şimdi MMORPG’lere baktığım zaman insanların çoğunun bu tarz yakınlaşmalar içine girmediğini, yalnız başına oyunu adeta single player gibi oynadıklarını görüyorum. Bunun sebebi değişen Online yapının artık bayağılaşmış olması mı yoksa oyunların tasarım ilkelerinin karakterleri çok fazla sosyalleştirmeye imkan vermemesi mi?