Şöyle geriye doğru dönüp baktığımızda bu söylediğim özelliğe sahip onlarca, hatta yüzlerce oyun var ve taktir edersiniz ki tüm bu sahneleri sıralamak neredeyse imkansız. Aslında bu nedenle bu yazının asıl amacı da "En iyi 10 an" değil. Zaten çok fazla sahne olduğu için daha çok kişisel bir liste diyebiliriz. Sıralayacağım bu anlar dışında sizde yorumlarınız ile sizi şaşırtan ve dumura uğratan anları sıralayabilirsiniz. Böylece şayet oynadıysak o anları tekrar tekrar yad edebiliriz.
Öyleyse SPOILER uyarısını da yaptıktan sonra benim aklıma gelen 10 sahne ile başlayalım;
Mass Effect 2: Giriş ve Suicide Mission
Mass Effect serisi için bu tarz birçok an saymak mümkün. Ama geriye dönüp baktığımız ikinci oyun daha açılış sahnesi ile birlikte beni dumura uğratmayı başarmıştı. Normandy'nin başına gelenler, baskın ve Shepard'ın uzayın derinliklerine doğru süzülmesini unutmak kolay değil. Yine ikinci oyunun son 2-3 saati de heyecandan hop oturup hop kalktığımız sahnelere sahipti. Yaptığımız seçimler, yaşanan aksiyon sekansları şüphesiz her Mass Effect oyuncusunu derinden etkilemiştir.
Journey'in PS3 versiyonunu bir türlü oynama şansına erişememiştim. Bu nedenle PS4 için çıktığında hemen yumulduğumu söyleyebilirim. Baştan sona naif ve kendine has bir tarza sahip olan Journey'in özellikle son tırmanışının beni benden aldığını ve içimde oldukça farklı hisler uyandırdığını söyleyebilirim. Oyun boyunca farklı kişiler ile oynasanız da yoldaşınız ile birlikte havada süzülmek ve oyunu bitirmek oldukça keyifli bir deneyimdi. Tabi bu listeye girmesinde "I was born for this" şarkısının yeri de oldukça büyük.
Spec Ops: The Line kesinlikle değeri çok sonradan anlaşılan bir yapım. Klasik bir shooter edası ile başlayan ama Dubai'nin derinliklerine doğru indikçe hikayenin de yavaş yavaş ortaya çıktığı bir işleyişe sahip. Keyifli aksiyon sahnelerinin arasında vurucu sahnelere de sahip olan ve gerçeği anladığınız anda beyninizden vurulacağınız bir hikaye örgüsü sunuyor. Eğer hala oynamadıysanız emin olun çok geç değil.
Call of Duty serisini her ne kadar eleştirsekte hikaye anlamında oldukça önemli anlara sahip. Modern Warfare'de bulunan Sniper görevi ya da nükleer bomba patlamasını buna örnek gösterebiliriz. Ya da hala tartışılan No Russian görevi gerçekten uç noktalarda sahnelere sahipti. Akıllarda kalan anlardan birisi ise şüphesiz Black Ops'ta Reznov'un gerçek olmayışını anladığımız andır.
Final fantasy 7 her anlamda oyuncuları şaşırtan bir yapımdı. Gerek grafiksel gelişim gerekse de oyunun atmosferi dışında sahip olduğu iniş çıkışlarda bizi şaşırtmıştı. Ama oyunun ana karakterlerinden biri olan Aeris'in daha oyunun ilk etaplarında ölümü eminim benim gibi birçok oyun severi de dumura uğratmıştır. Neyse ki çıkacak olan remake ile bunun gibi sahneleri tekrar görebileceğiz.
Kojima'nın oyun dünyasına armağanı olan Metal Gear serisi hemen hemen her oyununda en az iki üç sahnede bizleri dumura uğratmıştır. Metal Gear Solid oyununda Grey Fox'un koridorda kasaplığa soyunduğu sahneden tutun, Psyco Mantıs'in memory karttımızın içerisini okumasına, Revolver Ocelot'un kolunun kopmasından tutun, Solidius Snake olaylarına, Dördüncü oyunda Snake'in süründüğü sahnelerden tutun, Sneak Eater'ın o meşhur Boss ile karşı karşıya kaldığımız anlara kadar say say bitmeyecek sahneler ile karşılaştık.
İlk oyunun "Ending Credits" ekranı bile beni benden almıştır. ("Best is yet to come" açarak uzaklaşır..)
ICO ve Shadow of the Colossus hayatımda oynadığım en iyi oyunlar arasında yer alıyor. Hani bir dilim pasta yersiniz de tadı damağınızda kalır ya, iştte bu iki oyunda tam olarak hissettiğim buydu. Shadow of the Colossus'ta oyun boyunca bize yoldaşlık eden ve en zorlu anlarımızda bile yanımızdan ayrılmayan Agro'nun o müthiş fedakarlığını unutmak ne mümkün..
Red Dead Redemption her anlamda çok özel bir oyundu. Şu sıralar geriye uyumluluk özelliği ile Xbox One'a tekrar gelen oyunda hem aksiyon hem de hikaye anlamında unutulmayacak birçok sahne var. Özellikle John Marston'un kefareti bunlardan biri. Ama oyunun en özel ve beni etkileyen sahnesi Meksika'ya geçiş kısmıydı. Müthiş bir müzik, dere boyunca uzanan vahşi batı atmosferini unutmak gerçekten oldukça zor.
KotoR serisi hikaye anlamında bana göre en iyi Star Wars hikayeleri arasında yer alıyor. Sahip olduğu oynanış dinamiklerini bir kenara bırakırsak hikaye anlamında da çok fazla olayla karşılaşıyorduk. Ama hiçbirisi oyunun sonu kadar etkileyici değildi tabi ki. Yaptığı ters köşe ile bizi adeta yerden yere vuran oyun eminim benim gibi birçok Star Wars hayranını da dumura uğratmıştır.
Bioshock serisi her anlamda hikaye kurgusu açısından önemli bir yere sahip. Her ne kadar ikinci oyun bu konuda biraz sönük kalsa da beynimizi kurcalayan Infinite ve sonrasında çıkan ek paketler hikayeyi şahane bir şekilde bağlamıştı. Infinite'ın birçok sahnesinde de şaşırdık ama hiçbiri bizi "Wouldy you kindly?" gibi sarsamadı.

Yorumlar (6)
Spec Ops The Line resmen beni beynimden vurulmuşa döndürmüştü.
Orijinal Devil May Cry - Dante'nin üzerine saplanan ufak(!) bir kılıcı çıkarması.
Adam kişisel listem demiş. Nerenizle okuyorsunuz?
17:35, saçmalama istersen! ben ana seriyi oynadım ve cidden abartacak bir şey yok. Oyun ergen abartısından dolayı ülkemizde böyle popüler oldu. Sen de onlardan birisin anlaşılan.
Güzel derlemişsiniz, ellerinize sağlık. oynamadığım oyunlar da var kaçırmışısz artık.
Alice Madddness Returns: Alice in ağlama sahneleri yıllar oldu hala unutamam