Soruya cevap vermeden önce Patapon'un geçmişinden bahsedelim. Patapon, ilk olarak 2007 senesinin Aralık ayında sadece Japonya için satışa sunuldu. Birkaç ay sonra Amerika ve Avrupa sekmelerini bulan yapım, Sony ve yapımcılar tarafından herhangi bir şekilde üne sahip olmayacağı endişesi içindeydi. Beklenmedik bir şekilde Japonya'da kazandığı şöhret, daha sonra diğer ülkelere yayıldı ve Patapon, PSP'nin en iyi ve unutulmaz yapımlarından biri seçildi. Parappa'nın PSP portu ile aynı zaman diliminde çıkan Patapon, Parappa the Rapper'ın iyi alternatiflerinden birisi olarak seçilmişti.

"Patapon, verdiğiniz paraya değer mi?" sorunun cevabı ise, benim gibi ritm oyunlarını seven birisi iseniz, cevap şüpheli düşüncelerle beraber "Evet." olacaktır. Şirin ve iki boyutlu yapımın minimalist tasarımı, çoğu zaman göz yormuyor veya kafa karıştırmıyor. Tek yapmanız gereken sahip olduğunuz orduya, ekranda girdiğiniz ritm ve ezgilerle komut vererek düşmanlarını alt etmesini sağlıyorsunuz. Ordulardan bahasetmiş iken, hikayeye değinmeden olmaz. Patapon adlı küçük tek gözlü kabileye ritmimize yardım ettiğimiz ilk oyunda konu, Pataponların düşmanı olan Zigotonlar'a karşı veridiği savaşın hikayesi ve "O"nun arayışıdır. Pataponların tanrı olarak kabul ettiği "The Almighty"nin davulları ile amaçlarına daha kolaylaşıyor (tabii burada The Almighty, siz, oyuncularsınız).
Amacımız belli olduktan sonra, gelelim oynanışa. Bahsettiğim gibi Patapon, hem RTS (gerçek zamanlı strateji), hem de ritm elementlerini birleştiren özel bir yapım. Yönettiğiniz ordu birlikleri ile ava çıkabilir, sorun yaratan Zigotonlar'ı silip süpürebilir ve halka sorun çıkaran canavarları geri püskürtebiliriz. Ordu, farklı birliklerden oluşabiliyor. Bayrak taşıyan özel Patapon (Hatapon), okçular (Yumipon), mızrakçılar (Yaripon), atçılar (Kibapon) ve balta ile savaşan birliklerimizi (Tatepon), maceramıza çıkmadan önce seçebiliyor ve stratejik olarak belirli bir sıraya koyabiliyoruz ve bu mekanik ile kolayca stratejilerimizi geliştirebilme imkanına sahip oluyoruz. Ayriyetten savaş sırasında düşürdüğümüz kılıç, kalkan ve miğfer gibi eşyalar ile Pataponlar'ın gücünüz ve defansını geliştirebiliyoruz. Savaşta topladığımız et, taş ve odun gibi eşyalar ise yeni üniteler ve farklı savaşçılar yaratmamıza yardım ediyor.
Sıra oyunun en önemli mekaniklerinde: ritmler. Pataponlar, bizim yardımımız ile, verilen komuta göre, belirli hareketler yapabiliyorlar. Bunların arasında hücum, atak, defans ve ilerleme gibi komutlar bulunuyor, stratejik olarak kullanıldığında ise hayli etkili oluyor. Anlayacağınız gibi, bu komutları verdiğimiz ritmlerle Pataponlar gerçekleştiriyor. İleri gitmek için PATA-PATA-PATA-PON (sırasıyla KARE, KARE, KARE, YUVARLAK) ve savunma için CHAKA-CHAKA-PATA-PON (sırasıyla ÜÇGEN, ÜÇGEN, KARE, YUVARLAK) gibi tuş kombinasyonlarını gerçek zamanlı olarak girmek, savaş alanındaki Pataponlar'ın yaşama ve ölüm arasındaki çizgiyi belirliyor. Ayriyetten, 10'dan fazla hatasız kombinasyon girmek, Pataponlar'a "FEVER" modunu veriyor. Fever modu aktifken üç katı fazla hasar ve defansa sahip oluyorsunuz.


Her ne kadar başarılı bir yapım olmasından bahsetsem de, bazı hataları veya düşük noktaları da bulunuyor. Günümüz oyuncuları genelde oyunlarında aksiyon veya heyecan ararken, Patapon genelde sakin ve kafası dağınık olmayan birinin oynayacağı bir yapım. Aynı durum Parappa'da da olmuştu. Yapım, çıktığı sene farklılığından dolayı belirli bir ün kazansa da, günümüz şartları için pek de uyumlu veya dikkat çekecek yapımlardan biri değil. Hayran kitlesi belki bu durumu tersine çevirebilir, fakat onlar da neredeyse yok denecek kadar az.
Beklenmedik bir şekilde, portun iyi olmasını beklerken Patapon'da bir sorunla karşılaştım. Herkesin de belirttiği gibi tuşların basımı ile ekranda belirmesi arasındaki zaman, bir hayli geç. Bu da doğal olarak ritm problemlerini ortaya çıkarıyor. Ana mekaniği ritm olan bir oyunda, portlanma sonucu çıkan bu sorun, çoğu oyuncunun "Bir yerde hata mı yapıyorum?" gibi soruları kafasında belirtmiş olabilir. Aynı sorunu ben de yaşadım, fakat bir süre sonra ritmi yerine oturtmayı başarmıştım.
Son olarak, Patapon'un 2017'deki hali, diğer oyunlarla örtüşüyor mu sorusu. İşin komik tarafı, Patapon belki hiç oynamamış bir insan için indie tarzında yapım olarak sayılabilir. Tabii, bu da şu an sahip olduğumuz oyun piyasasını gayet net açıklayacak bir durum. Playstation 4, daha çok grafikle beraber hikaye arayan oyuncular için yapılmış bir makine. PSP'deki özel bir oyunu Playstation 4 gibi güçlü bir makineye getirmek, başta pek mantıklı gelmese de, en azından hayranlarını isteklerini yerine getirmiş oluyorlar.

Patapon, kesinlikle denemeniz veya herkesin oyun kütüphanesinde bulunması gereken bir yapım değil. Fakat kafanızı dağıtmak ve nostalji yaşamak istiyorsanız, Patapon Remastered, size uygun bir oyun olabilir.
Yorumlar (4)
Pon pon patapon, pata pata pata pon!
keşke yenisini ypsalar, bi patapon 4, zamanında az oynamadım psp den, şimdiki ergenler bilmez :D
bu oyunu pspden sonra mobil platform için çok aradım ama bulamadım çok güzel bir haber bu
ppsspp uygulaması ile oynayabilirsin psp deki tadı vermiyor ama idare eder