1/6

PES 2011 Lansman gecesinden inciler

PES 2011 Lansman gecesinden inciler
Mahmut Saral
Mahmut Saral 18.10.2010 - 10:54
Oyun oynadık, eğlendik, ama doyamadık
28 Eylül Salı gecesi, PES 2011’i merak edenler için önemli bir geceydi. Serinin heyecanla beklenen yeni oyunu, ilk kez halka açık olarak gösterilecek, bununla da kalınmayıp oynanabilecekti. Biz de daha önceden oynadığımız Preview sürümü ve demonun ardından tam sürümü görmek için sabırsızlanıyorduk. Zira gördüklerimizden bazı notlar çıkarmış ve tam sürümdeki oyun görüntüsüyle, tamamlanmamış sürümün arasında ne gibi değişikliklerin olduğunu gözleyecektik. Evet, birçok maddeden oluşan bir makale hazırlamıştım ben (Çoğu detayı inceleme yazısına saklayacağım). Özgür de iyice gözetleme yapabilmemiz için mekâna dürbün getirmeyi uygun gördü. Murat, kendi halinde mutlu mesut yaşarken, Mine abla da elinde kamerasıyla hazır ve nazırdı.

Organizasyon, akşam 20:00’da başlıyordu. Dolayısıyla bizim de yetişebilmemiz için 18:15 vapuruna binmemiz gerekiyordu. Oysa ki saat 18:05’ken biz ofiste maç yapmakla meşguldük. Neyse ki tüm hazırlıklarımızı yaptığımız gibi, maçı bitirdikten sonra vapura binmeyi de başardık (maçı ben kazandım bu arada).

Mahmut: Herkes hazır mı?

Mine: Evet, büyük gün geldi.

Özgür: Kalkış için hazırız Houston!

Murat: Nereye gidiyoz yaw?

Mahmut: Arkadaşlar, bugün PES 2011’in lansmanı vardı ya, oraya gidiyoruz işte.

Özgür: Aaa evet, hatırladım. Belki beleş oyun dağıtırlar diye geliyorum ben.

Murat: Acaba yemek de verirler mi?

Mahmut: Hakkaten ha. Tavuk şiş olsa şöyle mayonezli, ne iyi olurdu. Zaten bugün aç kaldık. Mantı, direkt mideme oturdu, kalkmıyor bi türlü..

Murat: Kuru ekmek – soğana da razıyım ben.

Mine: Hadiii yola çabuk!

Murat: Peki neyle gideceğiz?

Özgür: Mahmut, ayarlıcam demişti bişiler.

Mahmut: Tamamdır beyler, bizim Muhuttin abinin 4 vites kamyonetini aldım. Ön taraf iki kişilik olduğu için iki kişinin de kasada olması gerekiyor. Yer paylaşımı yapalım: Sorumlu başkan Mine abla, şoför de ben olduğuma göre biz öne, Murat ve Özgür de kasaya geçiyor.

Özgür: Acaba gitmesek mi?

Mahmut: Ne dedin Mine abla? Bedava oyun mu veriyorlarmış?

Özgür: Hadi çalıştırın şu arabayı artıkkk...