Pusu’yu ilk duyurulduğu günden beri takip ediyorum. Haklarında o kadar çok söylenti çıktı ki... “İptal oldu, Beşiktaş’ta bir ofiste çalışmaya başladılar, Yoğurt ile görüşüyorlar” dendi. Hep büyük bir merakla bekledik. 2003 yılının başında ilk röportajımızı hatırlıyorum. Kayıtlara girmesini istemedikleri birçok bilgi verip, o gün beni epey etkilemişlerdi. Oyunun karakterlerini resimleri ile tanıtmışlar, nasıl bir proje olacağını, bilinen Pusu’da ne gibi değişiklikler olacağını anlatmışlardı. Aradan nerede ise tam 2 yıl geçti. Oyunun çıkmasına kısa bir süre kaldığı için merakımızda doruk noktasına ulaştı. Hemen randevu aldık ve görüşmeye gittik.
Toplantı odasında Yoğurt Teknolojileri’nin sahibi Cemil Türün bizi karşıladı. Sıcak bir “Merhaba” nın hemen ardından anlatmaya başladı. Projenin tamamlandığını, oyunda bizi nelerin beklediğini kısaca özetledi. Ama asıl bombayı sona saklamıştı. “Pusu’nun tamamlanmış olması ile hiç beklemeden yeni projemizin çalışmalarına başladık.” diyordu. Biraz sıkıştırsamda ağzından bu sefer nerede ise hiç bilgi çıkmıyordu. Cümle aralarında verdiği ufak birkaç bilgi olmadı değil. Bunları önümüzdeki günlerde bazı noktalar daha açığa kavuştukça sunacağım.
Oda da tabi ki sadece Cemil Türün ile beraber değildik. Proje ekibinden Cem Uzunlar ve Hakan Yüksel’de Pusu’yu anlatabilmek için sabırsızlıkla bekliyorlardı. Hiç beklemeden onlara döndüm ve sorularımı ardı ardına patlatmaya başladım. Merakımı bastırabilmek için her sorduğum soru, beni daha çok meraklandırdı. Okudukça sizinde aynı şeyleri düşüneceğinizden eminim.
Bu röportajı randevusunu veren Yoğurt ve 3TeGames ekibine yürekten teşekkür ediyorum. Ülkemiz koşullarında ortaya çıkardıkları dünya standardındaki bu oyunu en kısa zamanda bilgisayarımızda görebilme dileklerimizle.
![]() |
| Hakan Yüksel - Cem Uzunlar |
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Pusu projesi ne kadar sürede nasıl gelişti?
Pusu (Cem Uzunlar): Proje Hakan Yüksel ve benim (Cem Uzunlar) fikrimle oluştu. İlk etapta aklımızda herhangi bir senaryo olmamasına karşın, oyunun türünün FPS olmasına karar kıldık. Sonrasında bir senaryo çalışması yaptık. Bunun sonucunda şu anki Pusu’nun senaryosu ile birebir aynı olmasa da ana fikri oldukça benziyordu. Konu yine Fatih karakterinin N.A.T.O.’da asker olması ile başlıyordu. Sonrasında 2-3 ay o projenin demosunu hazırlamakla geçti. Ben teknoloji demosunun teknik alt yapısını hazırlarken, Hakan’da bölüm ve dokuları hazırladı. Demo tamamlandığında, açmış olduğumuz 3tegames sitesinde yayınladık. Çeşitli dergi ve sitelere yaptığımız demoyu gönderdik. Sonrasında ise destek beklemeye başladık. Türkiye'de daha önce, planladığımız kapsamda bir oyun projesinin geliştirilmemiş olması ve oyun satışlarının tamamına yakının kopya olduğu göz önüne alındığında, böyle bir desteğin yatırımcılar için de oldukça riskli görüldüğünü söyleyebiliriz. Beklediğimiz destek önerileri, demomuzun televizyon ve dergilerde sıklıkla yer almaya başlamasından sonra gelmeye başladı. İlk olarak Medyavizyon ortaklarından Aslı Kocaoğlu ile anlaşarak proje üzerinde çalışmaya başladık. 1.5 sene kadar çalışmalarımızı sürdürdük. 2003'ün ocak ayında Yoğurt Teknolojileri 3. ortak olarak projeye katıldı. O tarihten bu yana Yoğurt ekibiyle birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Peki kişi ve kurumlardan istediğiniz desteği alabildiniz mi?
Pusu (Cem Uzunlar): Açıkcası Pusu ile ilgili beklenti ve merak sürekli devam ediyordu. Biz ise çok sık güncelleyemesekte internet adresimizden gerek ekran görüntüleriyle gerekse haberlerle ilgiyi taze tutmaya çabaladık. Buna karşın internette ve bize gelen e-postalarda “Pusu’da bir çok Türk-oyun projesi gibi iptal mi edilecek?” sorularını görüyorduk. Fakat biz bu tür serzenişlere kulak asmayıp, proje üzerinde çalışmaya devam ettik. Bunun karşılığını da yakın zamanda bir televizyon kanalında yayınlanan fragmanımızın ardından aldık. İnsanların ilgisinin kaldığı yerden devam ettiğini görmek bizi çok sevindirdi. Aslında Pusu bitmemiş, çalışıyorlarmış, beklediğimizin çok üstünde iş çıkarılmış gibi çok güzel tepkiler almaya başladık.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Pusu ilk olarak piyasaya FPS olarak tanıtıldı. Fakat sonrasında ekran görüntüleri ve videolarda gördük ki oyun, Third Person Shooter’a çevrilmiş. Bu değişimin sebepleri nelerdir?
Pusu (Hakan Yüksel): Oyun genel olarak karakter ve hikaye anlatımı üzerine kurulu olduğu için, ana karakterimizin ekranda gözükmesi en önemli sebeplerden birisiydi. Ayrıca şu anda oyuna dahil etmemiş olsakta, başlangıçta karaktere farklı hareketler yaptırma fikirlerimiz vardı. Bunlar FPS ile yapılamayacak tarzda hareketlerdi. Bu yüzden TPS’a çevirdik.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Peki bu durum yapımın geçikmesine sebep oldu mu?
Pusu (Cem Uzunlar): Aslında geçikmesine sebep olmadı. Çünkü o kararı verme noktasında oyunun FPS yada TPS olması ile ilgili herhangi bir işimiz başlamamıştı. Tam seçim noktasında o karar verildi.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Oyunda videolardan gördüğümüz kadarıyla standart Third Person hareketleri mevcut. Peki Max Payne gibi oyunlarda gördüğümüz bazı özel hareketler Pusu’da da var mı?
Pusu (Cem Uzunlar): Bu hareketler için bir çok seçenek vardı. Büyük bir kısmını da değerlendirdik ama bunların işe olarak bize ne gibi bir yük getireceğini de düşünmek gerekiyordu. Sonuçta bir çok oyunda bahsi geçen özel hareketler var. Sonuç olarak bunların hangilerini kullanmazsak; hem bizim işimiz azalır hem de oyunun kaltesinden birşey kaybetmeyiz diye düşünerek, insanların TPS’larda çok kullandığı standart hareketleri koyduk.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Videoyu izlediğimizde, karakterlerin seslendirmelerinin Türkçe olduğu dikkatimizi çekti. Buradan Pusu’nun sadece kendi ülkemizde mi piyasaya çıkacağını anlıyoruz?Yoksa planlarınız arasında yurt dışında da bu oyunu dağıtmak bulunuyor mu?
Pusu (Cem Uzunlar): Mutlaka. Oyunumuzun kalitesi yurt dışında da piyasaya çıkabilecek ve belli bir ilgi görebilecek düzeyde fakat biz ilk başta Türkiye’de çıkartmak, buradaki tepkiyi almak ve sonucu görmek istiyoruz. Ayrıca biz oyunun alt yapı çalışmalarını sürdürürken, başka dillere adaptasyona uygun hazırlamaya çalıştık. Eğer buradan gerekli ilgiyi alırsak, çok kısa bir süre içerisinde oyundaki sadece seslendirme kısımlarını değiştirip, başka bir dile de aktarabiliriz.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Oyunun videosunda gördüğümüz kadarıyla Pusu’nın bir bölümü İstanbul’da geçiyor. Oyunda birebir gerçek mekanlar mı kullandı?
Pusu (Hakan Yüksel): Oyunun bir kısmı İstanbul’da geçiyor fakat tamamı değil. Örneğin oyunda Haydarpaşa var. Karadeniz’de bir ada da bulunan mağara ve Askeri üs mevcut.
Pusu (Cem Uzunlar): Aslında bütün olayı Türkiye’de ve Türkiye’deki mekanlarda geçirmedik. Olay yurt dışında başlıyor. Oradan Fatih, Türkiye’ye geliyor. Sonrasında Topkapı’ya.
Mekanları tasarlarken, birebir aynı sokağı yaratmadık fakat çok benzettik. Hakikaten o sokaklardan bir tanesi o. Çok benziyor. Aynı şekilde Haydarpaşa da birebir olmasada yine çok benzeyen yönleri var, özellikle liman kısmı. Oradan karşı kıyıyı, Aya Sofya vs... görebiliyorsunuz.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Yani orijinaline mümkün olduğunca sadık kalmaya çalıştınız?
Pusu (Cem Uzunlar): Sadık kalmaya çalıştık fakat hikaye elverdiğince oyunda, başka mekanlara başka ülkelerede gidiyorruz.
Pusu (Hakan Yüksel): Oyun yaparken; ben bu mekanı alacağım ve birebir kullanacağım diyemiyorsunuz. Çünkü bazı şeyler oyunun yapısına aykırı oluyor. Bu yüzden bazı ufak tefek değişiklikler yapmanız gerekiyor.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Peki oyunda ne tür silahlar kullanılacak?
Pusu (Cem Uzunlar): Oyunda tamamen içinde bulunduğumuz dönemde kullanılan silahlara yer verdik. Zaten oyun genel olarak gerçekçi bir oynanış üzerine kurulu. Bu yüzden silahlar epey tanıdık gelecektir. Bir tane Türk silahı da var. Onuda oyunun sonlarına geldiğinde bulacaklar. Hangisi olduğunu şimdilik söylemeyeyim.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Oyunun sistem gereksinimlerinden biraz bahsedebilir miyiz? Nasıl bir sisteme sahip kullanıcılar bu oyunu rahat oynayabilecek?
Pusu (Cem Uzunlar): Bu noktada ihtiyaçları çokta yüksek tutmamaya çalıştık. Hatta belki oyunda belli bir görsel kalitenin üzerine çıkıp, bir çok efekt kullanma şansımız varken, biz bunların yerine daha geniş bir makina yelpazesinde oyunun kullanılması için çaba gösterdik. Şöyle diyebiliriz ki, en az bir Pentium 3 bilgisayar gerekli. Bunun yanında 256 MB RAM ve ekran kartı olarak en az Geforce 2 gerekiyor. Ayrıca 3 boyut destekli bir ses kartı ile oyundaki ses efektlerini son kalitesinde duyabilirler.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Peki oyun kaç cd olarak çıkacak?
Pusu (Cem Uzunlar): Oyun DVD kutusunda 2 CD olarak çıkacak.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Bir çok oyun severin, belkide en çok ilgilendiği konu oyunun Multiplayer özelliği olup olmayacağı? Pusu’yu çoklu oyuncu ile oynayabilecek miyiz?
Pusu (Cem Uzunlar): Maalesef Pusu'da çokluoyuncu desteği yok. Hem Pusu’nun hikaye anlatımı üzerine kurulu bir oyun olması hem de bu özelliğinin getireceği iş yükü sebebiyle Pusu için düşünmedik. Fakat oyun piyasaya çıkınca alacağımız tepkilere göre belki Pusu için bir eklenti düşünülebilir. Bunun için herhangi bir engelimiz yok.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Seslendirmeler nasıl yapıldı ve kimlerle çalışıldı?
Pusu (Cem Uzunlar): Hem seslendirmeleri hem de ses efektlerini Melodika stüdyolarında kaydettik. Bütün karakterler profesyonel seslendirme sanatçıları tarafınadan seslendirildi.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Peki söyleyebileceğiniz isimler var mı?
Pusu (Cem Uzunlar): Açıkcası hepsi aklıma geliyor ama başta Fatih’i konuşan Ziya Kürküt, Gülen Karaman, Sungun Babacan'ı sayabilirim. Sesleri oldukça tanıdık gelecektir.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Zaten videolarda duyduğumuz sesler hep tanıdık geliyor. Peki ses efektleriyle ilgili ne söyleceksiniz?
Pusu (Cem Uzunlar): Yine aynı profesyonel ses stüdyosunda yaptık kayıtlarımızı.
Pusu (Hakan Yüksel): Melodica stüdyolarında yaklaşık 2 ay boyunca uğraşıldı. Seslendirmeler bir günde bitti ama efektlerin tamamlanması için 2 ay boyunca günde 12-13 saat çalışmamız gerekti.
Pusu (Cem Uzunlar): Oldukça zor oldu ama biz sonuçtan çok memnunuz.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Müzikleri kim yaptı?
Pusu (Cem Uzunlar): Müzikleri hem reklam hem de film müziği dalında çok iyi işler çıkarmış olan Rahman Altın yaptı. Fragmanda bir parçayı kullanmıştık. Çok olumlu tepkiler aldık. Oyundaki diğer parçalarında çok beğenileceğini düşünüyorum.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Videoda gördüğümüz genel olarak hep oyun içi oynanabilirlikti. Bunun dışında ekstra animasyon ya da ara videolar bulunacak mı?
Pusu (Cem Uzunlar): Oyunun hikaye akışının büyük kısmı oynanış ve aksiyonla geçiyor. Fakat bazı bağlantı noktalarında ve oyun içinde gerekli bazı yerlerde, yine oyun motoruyla gerçek zamanlı olarak oynatılan animasyonlar var. Böyle olması oyunun havasını da olumlu şekilde etkiliyor.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Sanırım en önemli soruya geldik. Ne zaman?
Pusu (Cem Uzunlar): Şu anda oyunun geliştirme aşaması sonuçlandı. Herşey yolunda giderse Nisan sonu gibi Pusu piyasada olacak.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Beta testleri kendi bünyenizde mi çözdünüz?
Pusu (Cem Uzunlar): Genel olarak kendi bünyemizde hallettik. Ancak bu konuda dışardan katkıda bulunan arkadaşlarımız da oldu.
Murat Oktay (Merlin'in Kazanı): Pusu’nun oynama süresi standart olarak ne kadar? Ayrıca zorluk seviyesi var mı?
Pusu (Cem Uzunlar): Çok fazla oyun oynamayan biri Pusu’yu bir kaç gün boyunca rahatlıkla oynayacaktır. Fakat çok deneyimli bir oyuncu 5 ile 10 saat arasında bitirebilir. Oyunda zorluk seviyesi ayarı yok ama başlangıçta kolay olarak başlayan ve gitgide zorlaşan, oldukçada zevk veren bir akışı var.
Sanırım ekip benim bitmek bilmeyen sorularımın tek cevabı olabileceğini düşünüyor ve beni kolumdan tuttukları gibi çalışma yaptıkları makinalara götürüp birinin başına oturtuyorlar. Bir klik sesi ve ekran bir anda kararıp alttan bir müzik gelmeye başlıyor. Yaklaşık 1 dakikalık bir ön yükleme sonrası karşımda oyun duruyor. Sanırım bunu önümüzdeki günlerde anlatacağım. Daha neler gördüm bir bilseniz...
Hiç üşenmeden tüm röportajı yazıya döktüğü için Aykut'a çooook teşekkürler.

Yorumlar (6)
Öncelikle canıgönülden MerlininKazani'nını böyle bir röportaj-söyleşi için kutlarım teşekkürlerimi iletirim. Böylesi röportajlar yapımcılarla Türk-Yabancı ne olursa olsun mutlaka elverdiğince yapılmaya devam edilmeli... Şimdi gelelim PUSU'muza; Valla ben PUSU yu ilk defa bikaç hafta önce Teknoloji Tv sindeki oyun programında YOĞURT Teknoloj. elemanlarla söyleşide oynarlarken-tanıtırken gördüm. Taa o zaman dedim şimdiye kadar yapılan en güzel en iyi 3D-Aksiyon oyunu diye ve yine orjinali ne yapılıp edilip alınmalı da demiştim. Zaten böylesi bir TPS türünde oyun gelmedi daha. Her ne kadar FPS olmasını çok istesemde TPS de sevdiğim bir tür dür iyi oldu... yinede. Aksiyona ağırlık verilmesi bir başka artı nokta merakla bekliyorum doğrusu söylendiği gibi orjinal dvd-box ta 2 CD olarak 15 YTL ye çıkacaksa, Türkiyenin her yerinden kolayca temin edilebilecekse (Internetten Weblebi veya Avaturk gibi), ben bu oyunu almaya çalışırım. Tabii Nisan sonuna çok var, zaman ne gösterir bilinmez ama orjinal almayı çok isterim. Her Türk oyuncuda böyle düşünmeli. Bakın fiyat ortada, öyle her orjinal oyunda olduğu 60-70 YTL gibi burun büktüğümüz (bende dahil) bir fiyatta değil hadi olsun 20 YTL yinede orjinali alınmalı arkadaşlar... Hem ülkemizden de DOOM 3, H.L.2, Max Payne 2 benzeri grafiklerle oynayışla oyunlar çıkmasını (en polüler oyunlar oldukları için örn. verdim), tamamen Türkiyemizin konularında olmasını (Kurtuluş Savaşı, Çanakkale-Galibolu, İstanbulun Fethi v.b), tamamen herşeyiyle TR oyunlar istiyorsak, dünyadaki oyun dağıtımcı-yapımcı firmalarının ülkemizede destek vermesini ülkemizde şube açmalarını, yine ülkemizde tamamen TR kendi firmalarının oyunlarının resmi Int. sitelerini açmalarını istiyorsak ve en önemliside daha ucuz oyunlar olsun diyorsak; orjinal oyun satışları artmalı, mutlaka ama mutlaka ORJINAL alınmalı başkada yolu yok.. Yaw fiyatta çok uygun daha ne düşünüyorsunuzki size 60-70 YTL verin orjinal alın denmiyor istenen para 15-20 YTL... İşte böyle arkadaşlar orjinal oyun almanın en önemli yararlarını yukarıda kendimce özetledim... Herkese iyi oyunlar ve bol orjinal oyunlu günler...
Ben oyunun orjinalini alacağım çünkü bu sektöre para gitmesi lazım oyun yapımcılarının Türkiyedede oyun sektörünün geliştiğine inansın ve yeni projelere olanak sağlansın. Oyun firmalarının %95 i bu işi para için yapmakta, çünkü gece gündüz bu işle uğraşan insanların bir şekilde emeğinin karşılığını alıp para kazanması gerekmekte,. eğer bizler korsan zihniyeti ile gidersek gelişmekten uzak bir şekilde yaşarız. sahinerdem2004 söylediklerinin tek bir cümlesine bile katılmıyorum, sen gel beni bedavaya eğlendir böyle birşey mümkün değil, adı üzerinde bu bir sektör ve oyun yapımcılığını meslek edinmiş insanlar var, sinema sektörü gibi bedavaya film veya oyun yapılmasını istemek bence emeğe saygısızlıktır..
sahinerdem2004 burada amaç gerginlik yaratmak değil ben bu sitede senin yorumlarını da okuyorum diğer arkadaşlarında oyunları takip etme şansım olmuyor. hakaret etmek gibi bir niyetim yok sana ama cevabın ağırdı neyse bende özürdilerim saygılar
Bu forumun tadı kaçmış.
sahinerdem2004 Korsan mafyasına verdiğin paralarla alınan mermiyi bir gün kafana yersen anlarsın neden orjinal alman gerektiğini.
mononokeye cevap:yani bi oyunu yapan herekes illa ki o oyundan kazanç sağlamak zorunda değildir.çünkü masaüstü yayıncılıkta işyerlerine muhasebe programı hazırlamak lüzumsuz bi iş.yani oyunu yapan da yapmak zorunda değil. gitsin visual basicle hazırlanmış program yapsın onları satsın şirketlere.adam lüzumsuz bi iş yapmış ben de oynamakla zaten lüzumsuz bi iş yapıyorum.ama insanlığın geneline bakarsak hayatın anlamını veren şeyler ideolojik kavramlar,sanat veya pek çoğuna göre aşk olmasının yanısıra, hayatı renklendiren şey ise eğlencedir.insanlar eğlenceye temel ihtiyaçlardan(yiyecek, giyecek, barınma,sex) daha fazla yatırım yaparlar bu böyledir. bi computer canavarının(yani grafik,script ve oyun v.b. şeyleri hazırlamakta herşeyi aşmış şahıs) oyun hazırlamasındaki amaç ve taktiksel yaklaşım budur.ekmek yapan fırın sahibi anca biraz bişeylere sahip olabilirken,pavyon sahibi şahıs milyonlarca dolarlara sahip olabilmektedir.çünkü insanlar eğlenceye daha fazla para yatırırlar oyun yapan şahsın da farketmiş olduğu gerçek bu. insanların eğlenceye para ödeme zaafından yararlanıp biraz emekle çok para kazanmayı tasarlıyor. oyun demo hadisesine gelince evet demolar oyuncu oyunu beğenirse alsın diye hazırlanıyor ama örnek verecem zamanında joan of arc wars and warriors oyununun demosunu indirip oynamıştım ve hiç beğenmedim ,arkadaşın biri sonra korsan cdsini getirdi illa ki oyna çok iyi diye demodan fazlasını oyna dedi,gerçekten oyunun tam sürümüyle demo arasında ilişki yok muhteşem bi oyun olmuş, ya da zamanında armies of exigo oyununun demosunu çok beğenmiştim, oyunun orjinaline multiplayer oynamak için para veririm diye düşündüm ama önce bi kopya versiyonu aldım single player için oyun iğrenç ötesi çıktı,yani demek istediğim demo hiç bi şekilde oyunu tanıtmıyor.fos olan demo gerçek oyunda ,iyi olan demo gerçek oyunda fos çıkabiliyor.yani bi oyunun full sürümünü alıp oynamadan para ödenmeye değer mi değmez mi anlamak imkansız, hal böyle olunca tüm oyunları korsan alıyoruz.arada parayı hakeden oyun da kaynıyor tabi. -bence bi oyun yapımcısı o işten illa ki de para kazanacam diyorsa online oyun yapmalı,single player oyun bissürü eksik yan ve bug barındırır bunları oyunu yapan şahıs kesinlikle farkedemez çünkü oyuncu oyunu incikler bincikler.bugları bulur oyun online ise yapımcıya bildirir yapımcı da düzenlemelieri yapar ek patch çıkartır ki oyun online olmalı eğer para istiyorsa, burda kastettiğim şey oyunu satarak değil reklamla para kazanmasıdır.hangi tv kanalı bizden para istiyor yada merlininkazanı forumlara yazı yazabilmemiz için bizden aidat istese bu hoş bişey mi olur? Priston tale diye bi kore yapımı ragnarok tarzı bi oyun var, hem oyunu kendi sayfasından download ediyorsun ordan account alıp oyunu kendi serverından oynuyorsun,ama her seferinde oyuna girmek için oyunun ana sayfasına tıklamak gerekiyor,oyunun ana sayfasında da reklam var, işte oyunu yapıp server açan adamın bu işten kazancı:REKLAM oyun yapan şahıs benden para beklemesin oyun içine coca cola ya da marlboro gibi şirketlerden reklam alsın oyun içinde ilk girdiğimz görülebilir mekanlara koysun.olay bu. dünyada bu hale gelecek zaten.aynı reklam hadisesini single oyunlarda da yapsınlar. -emeğe saygısızlık mevzusu:daha önce de demiştim,benim o oyunu oynayıp yapan adamı alkışlamam en büyük saygıdır,para ödeyip te beğenmedim deyip oyunu çöpe atmak ise tepkidir, "saygı duymuyorum yaptığın işe" demektir. kapitalist sistemde saygınlığın ölçüsü para olduğu için saygıyı parayla özdeşleştirmişsiniz sayın mononoke.paraya sahip olana duyulan saygının altında bıyık altı küfredip aşşağılama ve nefret vardır.Örnek:Atatürk mü daha saygındır yoksa Sabancı mı? -bir oyunu bikaç kişi alıp paylaşma mevzusu:evet çok iyi bi öneri zaten emule kazaa yada torrent in kurulum amacı buydu.yani onlara hırsızlık diyemeyiz çünkü bi oyunun kraklenip hazırlanıp ortak paylaşıma sunulabilimesi için