1/2

Race Driver: GRID

Serkan Selim YILDIZ 3.06.2010 - 12:31
Codemasters bu konuda işinin ehli olduğunu yine gösterdi
Platformlar PC, XBox 360
Race Driver: GRID
  • Yapımcı - Yayıncı CodeMasters - CodeMasters
  • Çoklu Oyuncu: Var
  • Oyun Türü: Yarış
  • Sistem Gereksinimleri
Merlin Puanı 90
Artılar Kaliteli grafikler, üzerinde durulmuş hasar modellemesi, eğlenceli online sistemi
Eksiler Simülasyon havasından kopma olması, performans modifiyesi yok
Bilmem hatırlar mısınız 2003 yılında Toca Race Driver (TRD) adında bir yapım çıkmıştı. Codemasters o dönemlerde yalnızca hasar modellemesini, Arcade-simülasyon dengesini iyi yapmayla kalmamış, yarış oyunlarına yeni bir kapı açmıştı. Sanırım yarış oyunlarına senaryo yapmak birçok firmanın pek işine gelmiyordu o zamanlar. Codemasters, TRD ile akla kazınmış bazı bulguları biraz değiştirmiş ve TRD’ye senaryo koymuştu. Hani çok da hoş bir hikâyeydi. Ryan McKane adında bir karakteri canlandırıyorduk. Sadece bir yarışçı değildik; sponsoruyla, yarışlarıyla, seyircisiyle, rakiplerimizle film gibi bir oyunu yaşıyorduk TRD’de. Zamanına göre hasar modellemesi, sürüş sistemi ve grafikleriyle de bizi çok memnun etmişti bu yapım.

Daha sonrasında Codemasters; The Ultimate Racing Simulator ve Challenge adı altında iki yapım çıkardı TRD devamı olarak. Yapımların ikisi de çok beğenildi. Aynı sistemde fakat bazı unsurların hafiften değişmesi gerektiğine inanan yapımcılar yapımın ismiyle birlikte tarzını da değiştiler. İsim Race Driver: GRID oldu ve tarz Arcade-simülasyon harmanından biraz Arcade’a doğru kaydı. Sistem iyi mi oldu kötü mü oldu tartışılır fakat tartışılmayacak bir şey var ki yapımın çok kaliteli olması…

GRID

Yapım Neon grafik motorunun geliştirilmiş haliyle hazırlandı. Bildiğimiz gibi Neon grafik motoru Colin Mcrae Dirt’de kullanılmıştı. Grafikleriyle büyük beğeni toplayan yapımda turuncu-sarı rengin biraz hakim olması doğrultusunda Shader teknolojisinin dengesiz kullanıldığı tartışılıyordu. Optimizasyon sorununun dışında menüde yaşanan birkaç donma sorunu ve save problemi de vardı. (Ne kadar sorun varmış, yeni fark ettim) Fakat GRID yapımcıları Neon motoru üzerine iyi eğilmişler ve bütün sorunları elimine etmişler. Çok iyi optimizasyon yapılmış ve geçmişteki bütün sorunlar çözüme ulaşmış. Sadece sorunlar düzeltilmemiş grafiklerde de büyük gelişmeler kat edilmiş. Aslında pek huyum değildir yazıma grafik kalitesiyle giriş yapmak, fakat GRID’in grafikleri gerçekten üzerinde durulacak cinsten. Araç çizimleri, çevre detayları, asfaltlar, insanlar her şey çok detaylı bir şekilde yapılmış ve iyi optimizasyonla önümüze sunulmuş. Duman efektleri üzerinde durmadan da geçemeyeceğim. Sonunda yıllardır isyan ettiğim dumanın lastiğin altından dönerek çıkma etkileşimini GRID yapımcıları dikkatli bir şekilde hazırlamışlar, olması gerektiği gibi olmuş. İlk olarak bu hoş dolgun duman efektini Pro Street’te görmüştük, GRID yapımcıları da hiç altında kalmamışlar hatta daha geliştirmişler.

Yapımda seslere dikkatimizi verdiğimizde motor seslerinin olması gerektiği gibi hazırlandığını görüyoruz. Araç sesleri, çarpışma sesleri, seyirci sesleri itinayla hazırlanmış. Dikkatimi çeken ilginç bir ayrıntı yarışta seyircilerin verdiği tepkiler. Hatasız bir şekilde geçtiğinizde sevinç sesleri duyuyorsunuz fakat bir yere çarptığınızda veya kaza yaptığınızda uğultular duyuluyor. Çok güzel düşünülmüş bir ayrıntı.

Hadi geç oynanabilirliğe…

Yapımı heyecanla açmıştım. Ana menü olması gerektiği gibiydi. Üç boyutlu şekilde hazırlanmış (Dirt’te de öyleydi). Ayarlara girip kendime uygun seçenekleri yaptım. Dikkatinizi çekmek istediğim bir konu var. Kontrol ayarlarında çok detaylı sistem var. Eğer kontrollerde rahat edemiyorsanız kendinize uygun hassaslık ayarını yapın. Grafik ayarlarını da hallettikten sonra Single Player modda GRID World’a girdim. Çok detaylı bir Single Player modu beklemiyordum açıkçası. İlk anda size hazır araçlar veriliyor yarışlara katılıyorsunuz. Sıradan geldi bana. Sonra bir anda takım ekranı çıktı. Takım adınızı koyuyorsunuz. Daha sonra bir garaj sahibi oluyorsunuz ve dünyaya açılıyorsunuz.

Siz büyüdükçe paralar yağıyor, sponsorlar geliyor, yarışlar büyüyor. Sponsorlardan istediklerinizi seçiyorsunuz ve size her yarışta para veriyorlar. Bazı sponsorlar ek koşullarda size bonus paralar veriyorlar. Mesela bir sponsor size kazasız, çiziksiz yarışı bitirirseniz bonus para veriyor vb… İsterseniz 2. bir pilot alıyorsunuz ve takımınızda sizinle birlikte yarışıyor o da size para kazandırabiliyor. (Bir Japon aldım hiç iş yapmıyor atacağım onu) Para kazandıkça kendinize yeni araçlar alıyorsunuz. Gitgide daha kaliteli hızlı araçlar alma imkânı buluyorsunuz. Yarış Modları Europe, Japan ve USA diye üç gruba ayrılıyor. Bu modların bu şekilde izah edilmesinde yatan şey araç tarzlarınızda. USA malı araçları Amerika’daki yarışlarda kullanıyorsunuz. Japon malı aracınızı Japonya’daki yarışlarda kullanıyorsunuz. Bu çok hoş olmuş bence. Pistler ülkeden ülkeye değişiyor. Japonya’da Kanyon tarzı yerlerde düello tarzı yarışlar yapabiliyorken, Amerika’ya uçup kendinizi profesyonel pistlerde bulabiliyorsunuz.