Merlin'in Kazanı Merlin'in
Kazanı
Oyun İncelemeleri

Risen

Bir ada, isimsiz kahraman ve birbirinden kopmuş bir halk!

İnceleme Özeti
Platformlar:
PC
İnceleme Platformu:
PC
Çoklu Oyuncu:
Yok
Oyun Türü:
Role Playing Game
Risen kapak görseli
+

Artılar

  • Hoş grafikler, atmosfer, alışması kolay
-

Eksiler

  • Saçmalayan dövüş sistemi, seslendirmeler, çok az rastlanabilen hatalar
"Yazı için Ceyhun Çarpar'a teşekkür ederiz."

Kim bilebilirdi ki, beni BioWare oyunlarından başka RPG'ler de etkileyebilir diye? Açıkçası RPG'leri anlaşılması baya zor, karman çorman ara yüzleri yüzünden oynamayı pek tercih etmiyorum. Aslında bu türü çok seviyorum, ama kafa patlatacak kadar zamanım pek olmuyor. Malum PC uzun süredir de oyun kıtıydı ve ben de ne yapayım ne edeyim; daha önce çıkardıkları hiçbir yapımını oynamışlığım olmayan Piranha Bytes'ın son geliştirdiği Risen'na bir bakayım dedim. İndirdiğim demo beni fazlasıyla etkilemişti ve tam sürümüyle birlikte maceraya daldım. RPG damarım yine kabarmıştı, ama sıkılmaktan korkuyordum. Fakat beklemediğim bir şekilde, komplike olmayan bir oyunla karşılaştım. Sadece ben değil, usta RPG oyuncuları bile bu yapımı beğenmişti!

Gothic’ten bu yana!

Adı olmayan karakterimiz, mürettebatı olduğu gemisinin esrarengiz bir şekilde batmasıyla, yine kendi gibi isimsiz bir adada (Oyun boyunca adanın ismi geçmiyor) gözlerini açıyor. Risen, açılışı bir fırtına ve karanlık havayla yapıyor. Müthiş atmosfer eşliğinde benimle birlikte kurtulan bayanı ve kendimi korumak için çevrede kullanacağım bir silah arıyorum. Yandaki odunluktan bir sopa koparıveriyor ve patikaya dalıyoruz. Bilinmezliğin verdiği tetikte olma güdüsüyle birkaç çeşit yaratık kesiyorum, canım da gittikçe azalıyor. Çevreden topladığım otları tüketerek canımı tazeliyorum. Derken karşımıza bir kulübe çıkıyor, artık fırtına bulutları dağılmış, gün doğuşunu altımda uzanan uçurum eşliğinde seyrediyorum. Yanımdaki bayana elveda deme zamanı, biraz etrafı arşınlamalıyım. Bir haydut kampına giriyorum, bir şeyler aydınlanmaya başladı. Haydutlar bu bataklığa, Inquisition'ın onların kasabasını ele geçirmesiyle yerleşmişler. Başlarında da eski ada hükümdarı Don Esteban var, onu görmek için de baya cebelleşiyorum gerçi.

Risen - 1 "Yapımın grafikleri genel olarak hoş bir manzara sunmayı başarıyor."
Kime niyet, kime kısmet! Herkese var bize nispet!

Don Esteban ve adamlarının hemen hepsi çapulcu ve gerçekten "Haydut" olmayı hak ediyorlar. Liderinin ardından bir işler çeviren Brogar mı dersiniz, arenadaki dövüşler için gizli bahis açan Craig mi dersiniz, Harbour Town'da evlere soygun düzenleyen Cid'e ne demeli? Şu Don Esteban öyle bir adam ki, adamlarına kazdırdığı tapınaktan çıkan koca hazineyi görüyorsunuz, fakat o görev yaparak kazandığınız zırh için bile 2000 altın istiyor! Inquisiter, yani Inguisition'ın lideri ilk başlarda kötü bir izlenim yaratsa da, amacı dünyayı kötü güçlerden kurtarmak. Zaten bir süre sonra senaryo da o yöne kayıyor. Üstelik zırh da bedava!

Risen’ın derin olmayan senaryosu eşliğinde kasabalar arası turlayarak, pek büyük olmayan haritanın içinde gezinmeye başlıyorsunuz. Ayrım da burada başlıyor, oyun sizi iki taraftan birine girmeye zorluyor ve iki tarafta da hikaye farklı şekilde gelişiyor. Don Estaban'ın ekibine katılırsanız bir avcı veya savaşçı, eğer Inquisition'a katılırsanız büyücü olarak yolunuza devam ediyorsunuz. Gerçi oyunun ilk bölümünde manastıra yaklaşırsanız, sizi apar topar içeri alıp Inquisition'a katılmaya zorluyorlar. Kurtuluşunuz da olmuyor.

Bahsettiğim gibi yapımın haritası pek geniş değil. Fakat Risen mümkün olduğunca araştırmanıza; zaman zaman yolunuzu tıkayan uçurum ve ormanlık alanların berisinde ne olduğunu merak etmenizi sağlıyor, aslında bunu da başarıyor. Girebileceğiniz mağara ve yıkık tapınakların içinde oyunun başlarında girip de, pişman olup "Biraz güçleneyim, o zaman görürsünüz!" lafını pek sık kullanacaksınız. Bir Level Scaling (Düşmanların sizinle neredeyse eşit güçte olması) durumu kesinlikle söz konusu değil. Bu mağaraların içinde ne olduğunu gerçekten merak ediyorsunuz, fakat çoğuna girdiğinizde bir hüsranla karşılaşacaksınız. Çünkü göründüklerinden çok daha ufaklar ve çoğunda işe yarar şey çok az çıkıyor.
Dağa çıktım geldi kurt, fark ettim ki o avcı ben kurt!

Daha oyunun başlarında, arena savaşları sayesinde size iyiden iyiye öğretilmeye çalışılan dövüş sistemi, yer yer iyi olsa da kameranın düşmana kilitlenmesi yüzünden sorun çıkarabiliyor. Öyle ki, birden fazla düşmanla çarpışırken seri olmanızın önünü tıkıyor. Vurduğunuz yaratık, yalpalandığı için bir süre vuracak konumda olamıyor, hemen blok koyup başka yöndeki bir düşmana doğru yönünüzü çevirmeye çalışıyorsunuz, fakat kamera birine odaklanmış bile. Yiyorsunuz darbeyi. Büyücüler için ise bir süreliğine bu rutinden kurtuluyorsunuz; mananız bitip de büyü yapamayacak konuma geldiğinizde ya da kaçınılmaz olarak düşman yanınıza yanaştığında mecburi asanızla saldırıyorsunuz. Büyücü ve avcı sınıfları için, bir süre sonra karşılaşacağınız iskelet partner getiren büyüyü kullanmanızı öneririm. Böylece o düşmanı üzerine çekerken siz de hiç yanına gitmeden işinizi halledebilirsiniz.

Risen’a bir girdiniz mi saatlerce vakit geçireceğiniz ve çoğu yan görevi yapacağınız üç mekan var: Manastır, Harbour Town ve Bandit Camp. Seçtiğiniz tarafa göre görevleri kimin için yaptığınız değişiyor ya da isterseniz bulunduğunuz tarafa ufak ihanetler gerçekleştirebilirsiniz. Gerçi kim kime ne yapmış, ne olmuş umursayan pek yok. Zaten bir süre sonra oyundaki herkesten (Inquisiter hariç) güçlü olduğunuz için, pek takmanıza da gerek yok.

Risen - 2 "Gothic serisinde olduğu gibi gene isimsiz bir kahramanı yönetiyoruz."
Gelelim Risen’ın en sevdiğim notasına. Yazının başında ne demiştim? Oyunun ara yüzü çok basit ve çeşit olarak doyurucu. Mesela demircilik yeteniğini öğrendiniz, öğreten kişi size detayına kadar anlatıyor. Tek yapmanız gereken kendinize maden çıkarak bir kazma bulmak. Karakterinizin yeteneğini geliştirmek için ihtiyacınız olan şey biraz altın (İlerledikçe pahalılaşıyor) ve her seviye atladığınızda onar tane kazandığınız “Learning Points”. Yeteneğinizi öğreten NPC'yi bulup, bu ikisinden feragat ederek karakterinizi geliştiriyorsunuz. Oyundaki tüccar ve yetenek öğretmenleri günlüğünüze not olarak geçiyor, böylece her seferinde aynı adamı aramak için vakit kaybetmiyorsunuz. Benim size önerim, diğer yapımlardaki gibi savaşçıysanız hırsızlıkta zayıf olmadığınız için, her türlü Sneak (Gizlilik), Pickpocket (Yan kesicilik) ve Open Locks (Kilit açma) seviyelerinizi tavan yapmanız. Böylece Risen’da zengin olmak ve mağaralarda karşılaştığınız her sandığı açıp, işinize yarayacak eşyalar toplamak mümkün. Aynı şekilde bu özellikleri açmak için para harcamadan, çevreden bulduğunuz yüzük, kolye gibi takılarla da bu yeteneklere sahip olabilirsiniz.

Bir seçilmiş oyun var benden içeri!

Risen, son zamanlarda gördüğüm en iyi atmosfere sahip oyun. Zaman, zaman büründüğü karanlık havası, sürekli bütünleştiğiniz cıvıl cıvıl grafikleriyle uzun uzun izleyebileceğiniz dağ manzaraları yaratıyor. Siz dağın eteklerine doğru akan nehri izlerken, ileride kurtlar geziniyor, uzunca ağaçların arasından süzülen güneş ışığı gözleriniz alıyor, bu anı süsleyen müzikler de tuzu biberi oluyor. Seslendirme hakkında ise maalesef ki pek iyi konuşamayacağım. Seslendirmelerin çoğu ses tonu ister savaş çıksın, ister rahat olsunlar sürekli aynı ve ruhsuz. Çok başarılı olduğu kısımlar da var, özellikle Don Esteban bağırdı mı mağaranın içinde sesinin eko yapmasıyla şöyle bir geriliveriyorsunuz.

Almanlar, anlayamadığım bir şekilde bu yıl RPG konusunda coştular. Bu sene içinde çıkan beşinci Alman RPG'si, Risen. Çoğu yönüyle başarılı, fakat klasik olmayı bazı zorlama kötü yanları yüzünden kaybediyor. Ama yine de denenmeye, en azından Dragon Age'e bir aydan daha kısa bir süre kala, son bir RPG deneyimi yaşamak için birebir. Ama her tarafta da birer kez bitirip, haritayı hatim ettikten sonra geriye pek bir şey kalmıyor...

Oyun Bilgileri

Yapımcı
Piranha Bytes
Yayıncı
Deep Silver
Platformlar
PC
Oyun Türü
Role Playing Game

Sistem Gereksinimleri

Bilgi
Pentium 4 2 GHz işlemci, 1 GB RAM, 2.5 GB boş disk alanı, 256 MB GeForce 7900 veya ATI X1800 ekran kartı
Okur Tepkisi Bu içerik sende ne uyandırdı? İlk tepkiyi sen bırak

Yorumlar (6)

Yorum yap, MK Puanı ve Enerji kazan

Topluluğa katılmak için giriş yap. En az 20 kelimelik onaylanan yorumlar 3 MK Puanı ve 3 Enerji kazandırır.

MO
MK Okuru

Kristal disk görevini yapmadım yardim edermisiniz

0 puan
MO
MK Okuru

1 disk gyger diye bi canavarda 1 i eldric e tamir ettiriliyo 1 don da 1 i pattynin babasının hazinesinde 1i doğu tapınağında

0 puan
A
aywa912 Simyacı

Yok artık yorumlara bak koskoca Risen'i yerin dibine sokmuşlar.

0 puan
MO
MK Okuru

deme bende bayılıyorum bu oyuna

0 puan
MO
MK Okuru

Rezil oyunu Skyrim Yada Dragon Age Originsle kıyaslayanlar RPG oynamamışlar oyunun hiç bir bölümünde yardımcı karakter yanınıza katılmıyor yakın dövüşte en basit kurt yada sıçan gibi yaratıklar tarafından deşiliyorsunuz en kolay zorlukta bile büyücü değilseniz bir yerden sonra ilerlenmiyor "2015"

0 puan
MO
MK Okuru

<center><table bgcolor=#fbfbfb style="border:1px solid #c0c0c0" cellpadding=1 width=100% cellspacing=1><tr><td align=left><font style="font-size: 9pt" face=arial color=#444444><b>24.06.2013 10:13:00 - MK Okuru demiş ki:</b><br>yaw oyunda hep diyalog saçma sapan görevler ben aksiyon istiyom skyrim gibi görevler olsun :S</font></td></tr></table><br></center> skyrim tarzı isityosan sana dragon age origins oyna derim türkçe yamsıda var ama bazı yerlerde takılırsın eminim :) süper oyun bağımlılık yapabilir skyrim gibi risen ne amk mound blade daha iyi risen oynamaz olaydım zaman kaybı

0 puan