Merlin'in Kazanı Merlin'in
Kazanı
Sizinkiler

Sid Meier's Pirates!

Karayiplerden PC'lerimize kadar gelen nostalji rüzgarı

HK Hakan Kabaran Editör 13 Haziran 2005 Okuma süresi: 7 dk
Sid Meier's Pirates!

Yıllar önce, Commodore 64 zamanlarında çıkan ve günümüzde hala oyuncular tarafından, emülatörler yardımı ile, oynanan çok az oyun vardır; Pirates! bu oyunların başında gelir.
Eğer çocukluk dönemlerinizi hatırlamak ve eğlencenin grafiklerden daha önemli olduğu zamanlara dönmek istiyorsanız, artık emülatörlerle uğraşmanıza gerek yok. Ayrıca o zamanlara benim gibi yaşı yetmemiş oyuncularda büyüklerinden duydukları Pirates!’ın neyin nesi olduğunu anlama şansını erişiyorlar. Darısı diğer klasiklere…

Yenilenen Pirates!’da her şey aynen korunmuş, sadece teknik açıdan geliştirilmiş oyun. Öyle ki deniz savaşlarında bile eski taktikleriniz işe yarıyor. Uzaklardan atılan gülleler hız kaybedip aşağı inerken düşman gemisine düşerse güvertesinde delikler açılıyor ya da zincirlerle birbirine bağlanmış küçük topları yakından ateşlerseniz düşman gemisinin direkleri kırılmaya başlıyor. Yani eski oyunun ustaları hiç zorlanmadan en zor seviyelerde oynayabilirler.

Acıların Çocuğu

2CD’den oluşan oyun, kahramanımızın küçükken yaşadığı ve hayatını etkilediği bir olayı anlatarak başlıyor. Mutlu bir aile ortamında yenen akşam yemeği davetsiz bir misafir olan Karayiplerin en acımasız ve korkunç korsanı tarafından bölünüyor. Bütün aileyi esir alan bu korsan ailenin en küçük çocuğunu –yani bizi- elinden kaçırıyor ve biz de bu adama cezasını vermek için yeminler ederek oyuna başlıyoruz.

Yaşı ilerledikten sonra tavernaya gidip Alman, İngiliz ya da İspanyol kaptanlardan birini seçiyoruz. Hangi ülkeyle başlarsak başlayalım aynı video çıkıyor ve kaptanın önünde kendimizi güverteyi silerken buluyoruz. Köle gibi çalışmaya alışık olmadığımız için kaptana karşı gelip bir isyan başlatıyoruz. Aslında gemideki çoğu mürettebatın isyan etmeye hazır olduğunu fark ediyoruz ve kaptanımızı 2-3 adamı ile beraber açık denizde küçük bir sandalla bırakıyoruz.

Başlamadan önce bazı seçenekler sunuluyor ve bunlar oyunu baştan sona etkileyecek kararlar. İsmimizi, oyunun zorluğunu, bayrağımızı (Tüm ülkelerin sembolleri ve korsanların ünlü “Kurukafa” deseni var) ve ne kadar maceraperest ve savaşçı özelliklere sahip olacağımızı buradan seçebiliyoruz. Bana sorarsanız rüzgara karşı daha hızlı gitmenizi sağlayacak seçeneği seçin. Çünkü ters yönden esen rüzgar görevlerinizi aksatmanıza neden olabiliyor.

Hikayeye başladığında mürettebatımız, top sayımız ve tecrübemiz az olduğundan önümüzdeki limana gidip ne yapmamız gerektiğine karar vermek zorundayız. Vali ile konuştuktan sonra tavernaya gidip sol tarafta duran elemanları mürettebatınıza ekleyin yoksa girdiğiniz ilk deniz savaşınızda hem topların doldurulması gecikir, hem de düşman gemisi bordaladığında savaşacak adamlarınız az olduğundan düşman gemisi kaptanı ile yaptığınız düellodan siz de etkilenebilirsiniz. Demek istediğim hareketlerinizin hızı eğer düşmanın sayısı sizden 2-3 kat fazlaysa azalıyor. Bu gibi durumlarda hızlı saldırı özelliği olan ince kılıcı seçmenizde yarar var. Düellolara gelirsek, genelde birbirinin tekrarı olan sahnelerden oluşuyorlar ve düelloyu kazanırsanız duruma göre gemiyi ele geçirebiliyor ya da tavernada yakaladığınız adamın rüşvet teklifini kabul edip paraya para demiyorsunuz. Düellolarda 3 farklı saldırı biçimini ezberlemeniz gerekiyor. Bunlar birbirinden tamamen farklı ve rakibiniz daha kılıcı sallarken siz gereken savunmanızı yapıp saldırıyı bloke edebiliyorsunuz. 3 saldırının da 3 farklı savunması var. Bunları nümerik tuşlarla rahatlıkla yapabiliyorsunuz. Birde düşmanla dalga geçme şansınız var. Her saldırıya savunma ile karşılık vermek zorunda da değiliz, rakip kılıcını savururken hızlı bir atakla saldırısını kesebiliriz.

Yelkenler Fora!

Pirates’ın esas iddialı olduğu nokta ise deniz savaşları! Bu savaşlardaki ilk şart kesinlikle ama kesinlikle rüzgarı arkanıza almanız gerektiği. Bu hem hızınızı hem de manevra kabiliyetinizi artırıyor ve düşmanın atışlarından rahatlıkla kaçabiliyorsunuz. Eğer geminiz yeterince gelişmişse ve limanlardaki gemiciler tarafından upgrade edilmişse 3 tane farklı top atışı şansınız var. Bunlardan 2 si yazının başında bahsettiğim bildiğimiz gülle (Round) ve zincirli top(Chain), sonuncusu ise grape adı verilen, saçmalardan oluşan ateş biçimi. Gülleler genel olarak gemiye ve düşmanın silahlarına zarar veriyor. Eğer düşmanın silah sayısı sıfırlanırsa bordalamaya gerek kalmadan teslim oluyorlar, sadece yanlarına yaklaşmanız teslim olmaları için yeterli. Tabii gülleler sadece gemiye ve silahlara zarar vermiyorlar. Az da olsa mürettebata da zarar veriyorlar ama eğer mürettebatın sayısını azaltmak isterseniz gemiye yaklaşıp grape atışını denemelisiniz. Gemiye ve yelkenlere pek zarar vermeyen bu atış özellikle düşman sizden mürettebat olarak fazlaysa mutlaka kullanmanız gereken bir ateş biçimi. Sonuncusu ise düşman gemisini yağmalamanın en kolay yollarından biri; chain yani zincirli atış. 2 küçük topun birbirine zincirle bağlanması sonucu oluşan bu top ateşlendiğinde düşman gemisinin yelken direklerini kırıyor ve tamamen yelkensiz kalan bir gemi hemen teslim oluyor. Size de mürettebatı emriniz altına almak ve yağmayı toplamak kalıyor.

Kara Göründü!

Yağma demişken eğer bol parası olan bir kaptan isterseniz tavernadaki kadınla konuşmanız yararınıza olacaktır. Size en son dedikoduları söyleyen bu kadın para yüklü gemilerinde yerlerini ve nereye gittiklerini bile biliyor ayrıca tavernada köşede oturan adamdan ise küçük bir para karşılığında bazı eşyalar ve haritalar alabiliyorsunuz. Bu haritalarla kayıp hazineleri bulabilirsiniz. Eğer karaya çıkmak isterseniz geminizle karanın üzerine doğru gitmeniz yeterli, sonra adamlarınızla hazineyi aramaya başlayabilirsiniz. Zaten hazinenin yakınına geldiğinizde bir video ile hazineyi bulduğunuzu görebiliyorsunuz. Tek yapmanız gereken haritadaki sembollere dikkat etmek ve bunların benzerlerini karada aramak.

Eğer ard arda zaferler kazanıp mürettebat sayınızı artırırsanız sizi düşman ilan eden ve kellenize ödül koyan ülkelerin limanlarına saldırabilirsiniz. Savaş haritası gayet zevkli ve taktikler geliştirmeden kazanmanız biraz zor. Ayrıca doğal etmenlerde savaşa etki ediyorlar. Sıra tabanlı olan bu savaş sahnelerinde eğer şehrin kapısına varabilirseniz yenmiş sayılıyorsunuz.

Fakat işler her zaman yolunda gitmeyebilir ve bir deniz savaşından yenilgi ile ayrılıp kendinizi hapishanede bulabilirsiniz. Bu durumda rüşvet verme veya gizlice hapishaneden kaçma gibi şanslarınız var. Rüşvet en kolayı, paranız varsa hiç acımayın derim ama eğer kaçmaya çalışırsanız peygamber sabrı isteyen bir bölümle karşılaşacaksınız..Şehrin sokaklarında yavaşça yürüyerek ve nöbetçileri atlatarak korsanlarınızın yanına ulaşmaya çalışıyorsunuz. Shift tuşuyla koşabilir, nöbetçilere arkadan yaklaşıp, onları etkisiz hale getirebilirsiniz.

Ödül için değil, şeref için

Oyundaki esas amacınız esir düşmüş ailenizi yeniden bir araya getirmek. Ama bunu yapmak için istediğiniz ülkeye düşman olabilir, istediğiniz görevleri yapabilirsiniz. Hatta başkandan onu bir başka şehre taşımak için görev aldığınızda isterseniz başkanın verdiği ödülle yetinirsiniz isterseniz onun gemisini alırsınız. Oyun size çok rahat bir serbestlik sunuyor bu konuda. Sadece sol üstteki questlerde ailenizden birinin izine rastladığınızda senaryoyu tamamlama uğruna yola koyulmanız gerekiyor. Tabii bu da zorunlu değil. Eğer ününüz artarsa vali sizi kızıyla tanıştırıyor. Hepsi birbirinden güzel olan bu kızlarla dans sahnemiz oluyor. Yine hapishaneden kaçma görevi kadar zor olan bu görevi ben sadece dansı ezberleyerek geçebildim. Eğer reddederseniz tabii ki valinin size hayranlığı azalıyor ve o ülke adına rütbe atlamanız zorlaşıyor. Ama bir kerede olsa reddetmeyi deneyin. Reddettiğinizde valinin suratı çok komik oluyor gerçekten.

Pirates’daki serbestlik yüzünden her ülkenin gemisine saldırmayın derim ben. Örneğin; İspanyollarla işbirliği yapıyorsanız onların düşmanlarına saldırın ki rütbe atlayın. Rütbeleri hangi ülkeden aldıysanız o ülkenin limanlarında bazı ayrıcalıklarınız oluyor. Geminizi daha ucuza tamir edebiliyor ya da daha ucuza yiyecek alabiliyorsunuz.

Yiyecek demişken mürettebatınız ne kadar çoksa yiyecek ihtiyacınız da o derece artıyor. Yiyecek dışında bir tek silahlar işinize yarıyor ve geri kalan lüks eşyalar, mallar ve baharatlar gibi şeyler ticaret amaçlı kullanılıyor. Bir yerden alıp diğerine daha pahalıya satmak gibi. Ama genelde yağma ettiğiniz gemilerdeki gereksiz şeyleri satarak rahatlıkla geçindiğiniz için kimsenin bu ticaret işiyle pek uğraşacağını sanmam.

Eğer paranız azalırsa mürettebatınız bir süre sonra mutsuzlaşıyor ve ilk limana yanaşıp yağma parasını bölüşmek istediklerini söylüyorlar. Tabi parayı herkese verdikten sonra çoğu mürettebatınız gidiyor ve az mürettebatla geminizin hızı da azalıyor. Bu yüzden elinizde bol para olması lazım. Bunun içinde gemileri batırmak yerine bordalayıp, yağmayı toplamanız gerekiyor.

Ayrıntılar önemlidir

Teknik özelliklerine geçmeden önce belirteyim daha oyun hakkında söylenecek çok şey var. Oyuna alışmak çok kolay ama ayrıntılar oyunu güzel kılıyor ve sizi düşünmeye zorluyor. Grafiklere gelirsek 3. boyut Pirates!’ı daha bir güzel yapmış. 2 boyutlu oyunlardan 3. boyuta geçişler genelde oyunun zevkini azaltırdı ama bu sefer öyle olmamış. Aksine hala oyunun tek amacı sizi eğlendirmek. Korsan olmayı öğretmek 2. planda kalıyor. Su efektleri, geminin üzerindeki hasarlar hatta grafiklere yaklaştığımız anlarda mesela kılıç savaşlarında bile bir hareketlilik var ve her şey çok güzel gözüküyor.

Seslere değinecek olursak oyunun eksi notu buradan kaynaklanıyor. Çünkü hiçbir karakter seslendirilmemiş. Sims’deki gibi sanki “Simce” konuşuyorlar ve altyazılarla ne dediklerini anlıyoruz. Kahramanımızda altyazılardaki seçeneklerden birini seçerek cevap veriyor. Fakat savaş anındaki topların gümbürtüsü, yağmurun o güzel sesi... Gemiden uçuşa geçen mürettebat suya düştüğünde çıkan ses bile var diyeyim buradaki ayrıntıyı ve güzelliği siz anlayın.

Uzun zamandan beri insanı eğlendiren, teknik açıdan kasmayan ama bu konuda oldukça iyi olan ve valinin kızını ayartmanıza izin veren bir oyun gelmemişti. Şaka bir yana oyun yapımcıları son zamanlarda daha iyi grafik, daha gerçekçi kontroller diye kastığı için Pirates! gibi eğlenceli bir oyunu görünce insanı sabahlara kadar uykusuz kalmak pahasına en iyi korsan olmaya çalışıyor, sosyal hayat kavramını sizden birazcık daha uzaklaştırıyor ama sizi bu durumdan hiç şikayetçi ettirmiyor.

İyi ki döndün Pirates!

Okur Tepkisi Bu içerik sende ne uyandırdı? İlk tepkiyi sen bırak

Yorumlar (3)

Yorum yap, MK Puanı ve Enerji kazan

Topluluğa katılmak için giriş yap. En az 20 kelimelik onaylanan yorumlar 3 MK Puanı ve 3 Enerji kazandırır.

_
_The_Punisher Çırak

Ben oynadım bebe oyunu oyunu da bitirdim bebeler için süper oyun ama büyükler...[8)][8)]

0 puan
1
1907mert Çırak

Dikkatli incelersen Sizden Gelenler bölümüne ait bu yazı, yani okurlardan biri göndermiş bu yazıyı

0 puan
N
Natnan Çırak

iyi de bu inceleme bayadır var zaten neden buraya tekrar konuldu ki?

0 puan