Geçmiş ve gelecek bir araya gelirken cehennem aracılık ediyor
Uzun süreden beri bekleniyordu Still Life, adını çokça telaffuz ettirmişti. Zira güzel bir türde örnekler vermeye başlayınca firma, açıkladığı oyunlar da insanların gözünde sıraya giriyor. Neyse, bu firma ve oyun tanıtımı bitmez. Şimdiden söylüyorum, ileride “abarttın” denilmesin diye, bu oyun baş tacı olur ve bir köşeye konur. Bakar bakar evladiyelik yaparsınız. Böyle güzel bulmacalar, böyle güzel eğlence zor gelir. Gelelim esas olaya...
Ben konudan başlayayım, adım adım ilerleyelim. Efendim, şimdi olay şöyle gelişiyor. Victoria McPherson adlı karakterimiz, çok güzel bir insan. Güzel olduğu kadar da FBI görevlisi. Hemen her diziden, filmden de bildiğimiz üzere, her FBI görevlisinin başına bela olan bir dava vardır. Hiç çözülmez, abuk subuk yerlerden çıkan detayları binbir takla ile birleştirirseniz ancak birşeyler ortaya çıkar. İşte bizim karakterimiz tam bu yolda “belalı dava” noktasında beklemektedir. Peşinde beş tane cesetle ortalıkta dolaşan bir katilin soruşturması üzerimizde. Her zamanki gibi hiçbir iz yok. Suçlunun işine hayran kalmamak elde değil. Bir sürü ipucu yaratmaya çalışılacak iz ve ensemizde patronun nefesiyle birlikte dikiliyoruz. Parlak bir ajanız, herkes bize güveniyor ama bu dava belki de bu kariyerin ışıltılı başlangıcındaki durulma ve kahveyi koklama pozu olacak kim bilir?
Belki biraz dinlenmek iyi gelir diyoruz. Tatil de yaklaştığı için sahile doğru, aile ortamına uzanıyoruz Victoria ile. Aslında amacımız biraz da şu davanın ağırlığını atmak. İnsanın en nefret edeceği şey olsa gerek “yeldeğirmenleri ile savaşmak”. Üstelik karşınızda bir tane bile yokken... yılbaşı geldi gelecek derken, babamız karşılıyor bizi. Biraz sohbet, biraz neşe ve konu dönüp dolaşıyor da iş hayatı ile aile büyüklerine geliyor. Öğreniyoruz ki serde varmış polisçilik, kanda yatarmış. Büyük babamız da eski dedektiflerden çıkarmış. Hem de gizli dedektif. Yani ne polise belli ol, ne de suçluya. Büyük patron bir büyük nesildeymiş... Eski defterler açılır, dosyalar karıştırılır büyük babaya dair. Kolay mı aynı mesleği yapmak? Merak bu, insanın en büyük özelliği... Bir dosya dikkatimizi çeker. Tam yetmiş beş senelik bir dosya hem de...
Bazen başınıza bir olay gelir, “deja vu” dersiniz ya? İşte Victoria dosyayı okurken bunu yaşar. Zira elindeki katil ile çok benzer özellikleri olan bir işle uğraşmıştır büyük babası. Avrupa’yı kana bulayan katil ile Chicago arasındaki benzerliğin lehimize işlemesi için sıra geldi. Şimdi uzanın bakalım bilgisayarınıza.
Şimdi, bir kere şunu söyleyeyim ki oyun çok kanlı. Zaten katilin işlerini görmek bile yeterli derecede örnek teşkil ediyor. Bu yüzden belli bir yaşın altı oynamazsa iyi olur. Tabi aslında yeni nesil herşeyi bizden iyi biliyor, bizden çabuk öğreniyor ya, o ayrı konunun malzemesi. Efendim, oyunumuz third-person bir macera oyunu. Sağlam bulmacalı, bazen kameradan dertli, ciddi grafikli, bol kanlı, muhteşem seslere sahip ve çift kişilikli. Aynen öyle. Oyunun konusunda sırf Victoria var ama oynanışta Gus’a da sahip. Gus kim mi? Post Mortem oynamış olanların kralı bu karakter. Eski bir hikâyede “gündüz insan, gece hırt” diye bir adam vardır, bu da onun “gündüz ressam, gece dedektif” versiyonu işte.
Velhasılı kelam, gelelim daha narin kısımlara. Mesela grafikler. Bir oyundan ne kadar iyi grafik beklersiniz bilemiyorum ama bir macera oyunundan bekleyebileceğiniz grafiklerin büyük kısmı bu oyunda mevcut. Mükemmel değil ama gerçekten inanılmaz olmuş. Syberia ve Amerzone’dan anımsadığım(ız) o muhteşem arka planlar, bina ve ortam çizimleri daha da geliştirilmiş. Canlı renkler, gerçekçi modellemeler derken iş çığrından çıkmış. Ama bu kadar uğraş, ister istemez bazı hataları da beraberinde getirmiş ki bu hemencecik kabullenilebilir tabi. Mesela ortam dedik, güzel dedik, karakterimiz ortamdan da güzel maşallah. Kısa saçlar, kumral ten, mini etek falan, insanın ekranı kucaklayası gelmiyor değil hani.
Peki ben neyi sevmedim grafiklerde? Bir dedektiflik oyununda –ki hele bunun gibi ciddi bir oyunsa-, başınız grafiklerle belaya girmemeli. Misal bir yerden kan örneği ya da bir masanın köşesinden parmak izi alacaksınız. Baktığınız açı eğer o köşenin rengi ile duvarın rengini birbirine geçirmişse, işte o an tam dediğimi anlamışsınız demektir. Ama fazla korkmayın, sadece bir, iki yerde. Ya da bana bu kadarı denk geldi.
Grafikler başlık başlık geliyor, güldür güldür akıyor. Ya sesler? Tamam, sesler benim için bir başkalaşım yaratmadı. Bugüne dek duyduğum en iyi sesler de değildi. Ama tam oyunun havasına uygun, tam bir kasvet, tam bir soğuk hissini veren çalışmalar bütünü olmuş. Yoğun anlarda kalp atışınızla bir oynuyor, durulduğunuzda ise müzik hareketlerinizi adımlarla takip ediyor. Kısaca evet, sesleri de beğendim. Oyunun kıvamına uygun dozda, kulak memesi ayarında olmuş.
Ölümünün de başı sonu var, ölümsüzlüğünün de
Sistem gereksinimleri de fazla coşkun değil maşallah. Tabi gerçi macera oyunları genelde mütevazı sistemlerde mutlu olmakta. Gene de 512MB RAM sahibi iseniz, oyun bayağı rahat ilerliyor. Yoksa ufak geçiş beklemelerini farkediyorsunuz. Tabi düşük ekran kartlarının gücüne güvenmemekte fayda var. Oyun temiz maşallah.
Şimdi, bana düşen sözler... bir kere en başta söylediğim gibi, oyun bir iki ufak gözardı edilebilir hata dışında bir klasik olabilir. Düzgün macera oyunu bulmak zor, hele ki hem iyi grafik, hem zor bulmaca, hem de cazip oynanış olunca rahatlıyor insan evladı. Ayrıca Microids’e güvenince, kötü bir materyal çıkmıyor meydana. Bana sorarsanız, oyunu hemen alın. Uzun zamandır gelmiş en iyi macera oyunu. Daha ne diyebilirim ki? Son bir öneri olarak, her tür delilin öncelikle fotoğrafını çekin. Yerinden oynattıktan sonra, o artık delil olmuyor malesef.
Yorumlar (6)
zamanının ne oyunuydu ,kaç kere bitirdim adventure oyunlarını bana sevdiren oyun ,bu kalite oyun yıllardır çıkmadı
adventure oyunları arasındaki en iyi oyun.Stıllıfeden sonra boyle kalıtelı oyun gelmedı nedenı de mıcroıds fırmasının kapanmıs olması oynamayan varsa kesınlıkle denemeli
efsane
qrafiklerileriyle gerilimiyle quzel ßi oyun ßen oynayamadım daha oyunun ßasında takıldım qecemedim sildim
muhteşem bir adventure oyunu. önceki oyun olan post mortem kadar "advanced" olamasa da eğlenceli...[;)]
arkadaşlar stilllife aldım ama bi sorun var oyunu yükledim bir şifre istiyor ne yapıcaz birisi adam gibi yazsın