1/2

The Hobbit

Melih Yılmaz 3.06.2010 - 12:31
Shire'dan çıktık yola, sonumuz hayrola, platfromlar arası hoplaya zıplaya...
Platformlar PC, Diğer
The Hobbit
  • Yapımcı - Yayıncı Inevitable Entertainment - Sierra
  • Çoklu Oyuncu: Yok
  • Oyun Türü: Macera
  • Sistem Gereksinimleri
Merlin Puanı 75
Artılar Bir platform oyununda olmasyı gerekenleri size vermesi, hikayeyi takip etmesi
Eksiler Grafikler çok iyi değil, kamera ara sıra saçmalıyor, oyun bazen çok zorlaşıyor.

Önce Shire'lı Bilbo vardı. Mutlu ve huzurlu hobbit Bilbo. Ne de zevkli olurdu ılık yaz günleri bahçede tütün içmek, kuşların cıvıltısına eşlik ederek. Fakat Shire'a aniden gelen yabancıda kim ola? Uzun boylu, kara şapkalı, beyaz sakallı... Hem de günün zevkini bahçesinde tütün tüttürerek çıkaran Bilbo'nun bahçesine doğru giden. Ve her şeyin başlangıcı buydu. Bilbo için sessiz günlerinin, huzurlu çay saatlerinin, Shire eğlencelerinin sonuydu aynı zamanda. Yaşlı bir büyücü ve sürpriz bir çay partisinin ortaya bu kadar macera ve rahatsızlık çıkaracağı kimin aklına gelirdi. Rahat Bilbo'nun mu? Hiç sanmıyorum...

Geldi geliyor derken The Hobbit, Sierra'nın ellerinden çıktı. Bu oyunun haberini ilk duyduğumda aklımdan yine Para kazanma amacı güdülmüş dandirik bir LOTR kopyası olacağını düşünmüştüm. Fakat sonuç hiçte öyle olmamış. Bir kere oyun bir platform oyununda olması gereken her şeyi size veriyor. Hoplamalar, zıplamalar, platformlar arası gezinmeler ve zevkli kapışmalar.

Başta söyleyeyim oyunun ilk beğendiğim yanı orijinal Hobbit hikayesini hiç bozmadan ilerlemesi. Mesela ilk bölümde Shire'dan cücelerle yola çıkmak için hazırlık yaparken ikinci bölümde ormandaki troll'lerle hırsızlık oynuyoruz. Zaten kitabı okumuş olanlar oyuna hiç yabancılık çekmeyecek. Durum böyle olunca da oyunu oynayanın daha fazla tat almasını sağlıyor. Bir nevi okuduğumuz kitabı oynuyoruz yani...

Oyun iki güzel tarzı çok iyi birleştirmiş. Birincisi klasik bir platform oyunundaki bol hoplamalı zıplamalı ve savaşlı aksiyon-platform sahneleri. Ben Bilbo gibi bir karakterden daha fazla hareket beklerdim. Gerçi hareketler çok sınırlı değil ama insan Prince of Percia: Sands od Time gibi bir platform oynadıktan sonra daha fazlasını arıyor. İkincisi ise gizlilik gerektiren bölümler. Burada ise iyi saklanmalı; Düşmanın nöbet hareketlerini iyi izlemeli ve Hızlı ve uygun zamanda hareket etmeyi iyi ayarlamanız lazım. Yoksa yakalanıyor ve en son kayıt yerinden başlamak zorunda kalıyorsunuz.

Görev sistemi başlarda ek görevli filan ilerliyor gibi gözükse de (ilk bölümler hep aldatıcı olur zaten) işin aslı öyle değil. Bölümün başında verilen görevi yapmak için çabalıyoruz tüm bölüm boyunca. Arada ortaya çıkan görevleri ek görev gibi gözükse de aslında ana göreve bağlı olduğunu anlıyorsunuz. Çünkü bu yan görevleri yapmadığımız zaman ilerleyemiyoruz. Hem sona ulaşmak için farklı bir yolumuzda yok. Koş bak orda anahtar var, onu al gel, aman alırken şurdan zıplada düşüp ölme şeklinde biraz sıkıcı bir şekilde ilerleyebiliyor.