Heavy Rain'i bitirdiğim ilk an 20 dakika boyunca yerde oturmuştum, majör depresyonum tetiklenmişti. Hatta Heavy Rain benim için öylesine güzel bir oyundu ve oyundan öteydi ki, geçenlerde neredeyse evlenme teklif edeceğim kız arkadaşıma da oynatmak için tekrar satın aldım oyunu (ama hatun gittiği için Heavy Rain diskini kıvırıp kıvırıp ---). Neyse efendim, bu yüzdendir ki Beyond'u dört gözle bekliyorum. David Cage'e duyduğum büyük saygının da bunda büyük bir etkisi vardır elbette. Beyond öylesine bir oyun ki, kesinlikle patlaması mümkün değil. Ama The Last Of Us konusundaki görüşler Beyond'a karşı olanlar gibi kesin değil, çoğu insan kuşkuyla bakıyor The Last Of Us'a. Bize de bu şüpheleri biraz olsun aralamak kalıyor.

Bildiğiniz gibi The Last Of Us, Uncharted serisinin arkasındaki firma olan Naughty Dog'un yeni oyunu. Yine Uncharted gibi ana karakteri oldukça olgun gözüken bir abimiz, Joel. Fakat bu sefer tüm oyun boyunca yanımızda yer alacak bir karakter daha var, o da tip olarak Ellen Page'e benzeyen Ellie. Bu ikilinin arasındaki ilişkiyi anlamadan önce, oyunun geçtiği zaman dilimine bakmak ve ülkenin durumunu bilmek lazım. TLOU, Amerika Birleşik Devletleri'nde geçiyor ama bugünkü ABD değil takdir edersiniz ki.
Oyunun geçtiği zaman dilimine göre, Cordyceps mantarı insanlara bulaşmış ve onları bir yaratık haline getirmiştir. Kendileri aslında bir nevi zombi. Hükümet de bu salgının önüne geçebilmek için, askeri kanunları uygulamaya koymuş ve şehirleri karantina altına almıştır. İşte salgının başlamasından 20 yıl sonra başlıyor Joel ve Ellie'nin nefis hikayesi.
Peşin peşin belirteyim, bu bir zombi oyunu değil, bir hayatta kalma oyunu. Zira tek düşmanımız mantardan etkilenmiş arkadaşlar değil. Herkesin aklında "abi zombi oyunu yea" diye bir görüş var, bunu o yüzden söylüyorum. Nasıl ki Heavy Rain klasik bir macera oyunu değildiyse, bu da klasik bir zombi öldürme oyunu değil. Bunun arkasındaki sebep tek düşmanlarımızın zombi olmaması da değil hatta (evet, oyun boyunca zombiden çok diğer hayatta kalmaya çalışanlarla savaşıyoruz). Bunun arkasındaki sebep şu; derin hikaye anlatımı.

Naughty Dog'dan, TLOU'nun baş tasarımcısı Neil Druckmann'a göre oyunun en önemli kısmı da burası, hikaye anlatımı. Haksız da sayılmaz, yıl oldu 2013, hala video oyunlarındaki anlatım teknikleri beklediğimiz düzeyde değil. Sinemanın ivmesinden daha hızlı olsa da, oyun teknolojileriyle eş ivmede gitse pek de fena olmazdı. Böylelikle kaslı ama beyinsiz erkeklere benzeyen, güzel grafikli ama aptal oyunlar oynamazdık. Naughty Dog da bunu değiştirmek istiyor ve tüm oyun yapımcıları için hikaye anlatımı çıtasını yükseltmeyi planlıyor The Last Of Us ile.
İşte bu yüzden bu bir zombi oyunu değil. The Last Of Us'u götüren ana kurgu Ellie ve Joel arasındaki "baba - kız" ilişkisi. Oyun boyunca ikilimiz hayatta kalmak için birbirine kenetlenmek zorunda. Joel'i kontrol edebiliyorken Ellie'yi yapay zeka kontrol ediyor olacak. Oyunun ara sinematikleri ise doğal olarak Uncharted gibi olacak, oyun içi motorla hazırlanmış ve önceden kaydedilmiş sahneler. Önceden kaydedilmiş diyorum, çünkü The Last Of Us'ın bir diğer önemli kısmı da, karakterleri seslendiren oyuncuları oldukça ön planda tutması.

Bu sene Gamescom'da, Ellie ve Joel'i seslendiren oyuncular Ashley Johnson ve Troy Baker ile konuşma fırsatını yakaladık TLOU sunumu sırasında. Hem kamera arkası görüntülerini izledik, hem de kendilerinin oyunla ilgili görüşlerini aldık. Tabi kendileri de projede yer aldıkları için her yönetmen için söylenen "inanılmaz bir yönetmendi, iyi ki onla çalışmışım" gibi sözleri sarfettiler. Ama yine de işin negativitesi bir yana, oyunla ilgili enerjileri o kadar yüksekti ki, güven tazelediler. Zaten itiraf etmeliyim ki TLOU'ya karşı olan ilgim bu ikiliyle ettiğimiz sohbetten sonra bu hale geldi.
The Last Of Us, bir korku oyunu olmayı hedeflemediği için kendini böyle konumlandırmıyor. Her ne kadar türü "hayatta kalma / korku" olarak resmiyet kazansa da, oyunun içinde bunun ön planda olacağını kesinlikle düşünmüyorum. Önceki cümlelerde de dediğim gibi, oyun daha çok Ellie ve Joel arasındaki ilişkiye ve hayatta kalma çabasına yer verecek. Atmosfer de buna uygun olacağı için, bunu pekiştebilecek en doğru şey müzikler. Oyunun müzikleri daha önce de Brokeback Mountain ve Babel filmleriyle Oscar kazanan müzisyen Gustavo Santaolalla tarafından hazırlanıyor ve korkudan öte daha çok duyguları hedefliyor.

E3 2012'de toplamadığı ödül kalmayan The Last of Us beni açıkçası oldukça heyecanlandırıyor. Yazılan karakterleri olsun, bu karakterleri seslendiren ekip olsun, hikaye anlatımı konusunda koyulan hedefler olsun, oyunun konsepti olsun, müziklerinin potansiyeli olsun; heyecanlanmak için bir sürü sebep var. 7 Mayıs 2013'te çıkıyor The Last Of Us ve muhtemelen yılın oyunu konusunda Beyond: Two Souls ile kapışacak. Oyun çıktığında ben bir iki gün ortalarda olmayacağım, o yüzden şimdiden iyi The Last Of Us'lar tüm kazancılara!
Yorumlar (6)
ben the last of us bitirdim ama hiç kolay bitmiyor aylarca günlerce oynadım çok zor
soru last of us arkadaşlar, ben şu anda şehirden kaçışa geldim, tam köprünün ağzındayım, ama hızlı koşamadığım için sürekli ölüyorum, adamı koşturmaya çalışıyorum ama o sanki sabah koşusunda, yavaş yavaş gidiyor, ne yapmalıyım bilen var mı acaba?
bence ps4 çıkana kadar dunyanın en mukemmel oyunu budur kardeşim ya yeminlen hayatımda bole grafik boyle gerçekilik boyle oyun gormedim ya!!.. helal olsun adamlara. naoughty dog un PlayStation 4 e çıkarağı oyunu çok merak ediyorum ya..
rdr,unchained,beyond,heavy rain,gow.. şimdide bu,artık ps3 almanın vakti geldi galiba ...
Ben o BBC belgeselini 1.5 yıl önce izlemiştim ve çok şaşırmıştım.Ondan sonrada Last Of Us ı E3 te görünce anladım ki bunlar belgeselden esinlenmişler.
Bu oyunu bekliyorum.Bu oyunu alcam