Herşey bir anda gelişti
Moment of Silence’daki hikaye, bu olaydan sonra ivme kazanıyor. Tabii, bu biraz da bizim çabamıza ve ilerleyişimize bağlı. Oyun, yukarıdaki olayı gösteren, kaliteli görüntülere sahip bir demo ile başlıyor. Bu görüntülerden sonra, oyun içi grafiklerinin de aynı kaliteye sahip olabileceğini düşünüyor ve eğlenceli saatlerin bizi beklediğini sanaraktan heyecan yapıyoruz. Üstelik menü sistemi ile uğraşmadan, demodan sonra kalan yerden biz devam ediyoruz. Buraya kadar herşey normal, ama başlamamızdan itibaren Moment of Silence’ın dikenleri ufaktan batmaya başlıyor.
Kişisel fikrim olarak, adventure’lar diğer türlere göre daha özen gösterilmesi gereken bir türdür. İşlemeyi düşündüğünüz hikayeyi kurgulamak, bunu harmanlayıp bir oyun haline getirmek ve bu hikayeyi çözmek için kullanacağımız teknik özellikleri hazırlamak son derece önemlidir. Bu zincirden herhangi birinde aksaklık olduğu zaman, diğerlerinin de pek önemi olduğunu söyleyemeyiz. Herşey çok çizgisel gittiği zaman oyuncu sıkılır, aynı şeyleri sürekli yaptığını düşünür. Devamlı yeni olaylara gebe olan hikayelerde ise, hem oynarken biz meraklanırız, hem de karşımıza çıkan ve biraz da mantığa dayalı olan bulmacaları çözerken hakikaten uğraşma isteğimiz olduğunu anlarız. Moment of Silence’ın kurduğu zincirde maalesef bir oksitlenme söz konusu.
Baskının yapıldığı koridorda, Peter Wright’ın kontrolünü ele alıyoruz. Kontroller konusunda, adventure’ların genelinde olduğu gibi herhangi bir problem yaşamıyoruz. Simgemizi ekranda dolaştırarak, etkileşime girebileceğimiz objeleri tespit edebiliyoruz. Üzerine geldiğimiz objenin ismi gözüküyor, ayrıca altında büyüteç işareti varsa daha yakından bakabiliyoruz. El işareti olduğunda ise, alınabilir ya da kullanılabilir bir obje olduğunu anlayabiliyoruz. Mouse’un sol tuşu aksiyon tuşumuz, sağ tuş ise ilgili obje ile etkileşime girmeden önce onu incelememizi ve bilgi alabilmemizi sağlıyor. Simgemizi ekranın alt kısmına getirdiğimiz zaman, aldığımız eşyaların bulunduğu Iventory’mizi görebiliyoruz. Adamımızı hareket ettirmek için de ekran üzerinde istediğimiz yere tıklıyoruz, ancak bu sistemde, az sonra bahsedeceğimiz birçok aksaklık mevcut.
Başka bir oyuna mı geçtik?
İlk video’yu gördükten sonra beklediğimiz grafikler, asıl oyunun başlaması ile birlikte kendini hareketsiz ve görsel olarak hiçbirşey katmayan görüntülere bırakıyor. Aslında gözümüzü rahatsız eden grafiksel hatalar yok. Arka planlar güzel ve bol renkli çizilmişler, ancak o kadar durgun gözüküyorlar ki, bu durgunluğun yanında Peter Wright’ın hareket etmesi komik bile olabiliyor. Kuru grafiklerin de ötesinde, daha vahim olan bir durum ise, karakterlerin animasyonları ve hatalar. Öncelikle, karşılıklı dialoglarda ağız hareketlerine dikkat ettim. Günümüz adventure oyunları en aızndan, kelimelere göre ağzın uyumlu hareket etmesi konusuna önem veriyorlar. Ancak, Moment of Silence’da karakterler, konuşmak yerine sakız çiğniyorlarmış gibi bir hava veriyorlar, hiç hoş gözükmüyor doğal olarak. Açma, kapama ve koşma gibi diğer aksiyonlar da, maalsef gerçeğine hiç uygun tasarlanmamış. Buna olumsuz puan vermemizin en önemli sebebi ise, bu animasyon hatalarının, mantık hataları ile birleşmesi ve ortaya negatif bir oluşumun çıkması.
Birçok yerde, farklı farklı hatalar bulmak üzücü ama, bunları tespit etmek de bize düşüyor. Başladığımız koridorda da canımı sıkan iki şey oldu. Pek de uzun sayılmayan koridorun sonunda bir asansör, asansörün yanında da bir tuvalet kapısı var, kilitli duruyor. Bunu öğrenmek üzere gidip bu kapıya tıkladığımızda, adamımız önce “Kilitli” diyerekten bir fırça çekiyor, sonra da kolu çevirmeye başlıyor. Genelde mantık, bunun tam tersinin olması gerektiğini söyler ama, burada farklı bir durum söz konusu. Son olarak ta, tuvaletin yanındaki asansör, insanı canından bezdiriyor. Bununla birlikte, şehrin sokaklarına iniş yapabiliyoruz. Ancak, kendisi devamlı 1. katta bekliyor ve düğmesine bastıktan sonra saniyelerce onun yukarı çıkmasını bekliyoruz. Gerçekçi gibi gözükse de, herkesin bir sabır taşı olduğunun göz önünde bulundurulması gerekirdi. Üstelik, şehirden tekrar eve çıkarken de aynı bekleme seansı var.
Vasatı aşıyor diyemiyoruz ki
Genelde Moment of Silence’ın olumsuz yanlarından bahsetmek zorunda kaldık, çünkü hepsi de gerçekten göze fazlaca batan cinsten. Birkaç pozitif durumdan da bahsedelim. Odamızı araştırıp da bulacağımız ve genelde ulaşmak istediğimiz yerlerin numaralarını öğrenebileceğimiz “Messenger” denen bir alet var. Fazla teferruatı olmasa da, kullanması ve böyle teknolojik bir aleti taşıyor olduğumuzu bilmesi zevkli. Bunun dışında, sokaklara baktığımız zaman, 2044’ü niteleyen bir mimarinin olduğunu söyleyemeyiz. 2044 denildiği zaman, daha teknolojik inşaa edilmiş olan binalar düşünülebilir, burada böyle değil. Yalnız çevrede bulunan bazı objeler ve bir mekandan başka birine geçmemizi sağlayan SetCar’lar, gerçekten ileri bir tarihte olduğumuzu hatırlatıyorlar.
The Moment of Silence, klasik adventure geleneğine aynen devam etmeye çalışıyor, ancak özellikle animasyon ve mantık konusundaki hatalarından dolayı kendisini göz ardı etmemize sebep oluyor. Grafiklerle işim olmaz, ben oyunu çözmeye bakarım derseniz, alıp oynamanızda bir sakınca yok, ancak sıkılma potansiyelinizin çok yüksek olduğunu da belirtmekte fayda var.
Yorumlar (6)
bence süper bi oyun incelemede düşük puan almasına şaşırdım,oyuncuyu oyunun içine çekebiliyor,konusu ilginç,bence bu sene ilk 5 adventure yapımına girebilecek bi oyun uykusuz geceler geçirmemi sağladığı için house of tales'e teşekkürler:)
ben oyunu biraz önce bitirdim gayet güzel bir adventure. Walkthrough dan sadece 1 2 yere baktım, zorlanmadan bitti.
Yazı boyunca nedense grafik ve oynanabilirlik hatalarından bahsedilmiş ve bence oldukça abartılmış. Bir adventure oyunu incelenirken bunlar bu kadar fazla göz önüne alınmamalı. Oyunun oldukça ayrıntılı, özgün ve felsefi konusundan ve hikaye akışından çok az bahsedilmiş. Rahatlıkla, "Return to Mysterious Island" ile beraber son zamanların en iyi adventure oyunu olduğunu söyleyebilirim. Oyuna burada bence biraz haksızlık yapılmış.
Geçtiğimiz yılın sonunda JustAdventure.com internet sitesi 2004 yılında çıkan macera oyunlarını ele aldı ve en iyileri seçti. Kendi verdikleri puanlar ile okuyucuların seçimleriyle bir liste oluşturdular ve buna göre "The Moment of Silence" tamı tamına 12 ödüle layık görüldü. Aldığı ödüller şöyle: Dalında "yılın en iyisi" olduğu başlıklar: En İyi Yapımcı Firma, En İyi Erkek Karakter Dalında "yılın ikincisi" olduğu başlıklar: Senaryo, Cutscene'lar, Soundtrack, "Yılın En İyi İkinci Adventure Oyunu" Okuyucuların "en iyi" seçimleri: Senaryo, Erkek Karakter, Diyaloglar, Cutscene'lar, Soundtrack, Oynanış, En İyi Adventure Oyunu. Seçim size kalmış, bence gayet güzel bir oyun.
anladığım kadarıyla oyun pek güzel değil alacaktım almayacağım
yazarın yorumları aynen düşündüklerimi yansıtmış.. asansör olayına kıl olmamak mümkün değil.. hele 23 e kadar saymıyo mu.:) oyunun kilitlendiği noktada çözümün messenger ı açıp doğru kişiyle iki laf etmekten geçmesi de çok kötü. Nerde eski adventure lar dedirtcek kadar vasat.. still life ı bekliyoruz bakalım..