1/2

The Political Machine

Erdem Maşlak 3.06.2010 - 12:31
Ülkenin başına beni getirseler, neler yapacağımı tahmin bile edemezsiniz!
Platformlar PC
The Political Machine
  • Yapımcı - Yayıncı Stardock - Ubisoft
  • Çoklu Oyuncu: Yok
  • Oyun Türü: Strateji
  • Web Sitesi
Merlin Puanı 60
Artılar Türünün tek örneği olması. Tatlı grafikler ve sesler var. Zorluk düzeyi de iyi.
Eksiler Kendisini sürekli tekrar ediyor. Seçimden sonra devlet başkanı olarak hiçbir şey yapamıyorsunuz; dolayısıyla sınırlayıcı.

Dünyanın en zor işi politikacı olmaktır büyük ihtimalle. Sırf seçilip de yönetebilmek için bu kadar istekli başka bir kesim eminim yoktur. İnsanların bu yönetme isteği nedense bana çok da anlamsız görünmüştür. Çoğunlukla tutarlı yalanlar söylemek epey zor olsa gerek. Tamam; insanın bir şehri ya da ülkeyi kendi himayesinde bulundurmak istemesi o kişinin sorumluluk sahibi olduğunu gösterir. Bu kadar çaba sarf eden birine yönetimi teslim etmek gayet yerinde olur; ama, yine aynı şahsın elindeki bu gücü kötü yerlere kullanması da son derece sapıkça bir davranıştır. “Yalan” vaatlerle elde edilen bir egemenliğin sonu, eğer verilen sözler yerine getirilmezse yaratım süreci kadar kısa bile sürebilir. Şaşkın insanlar da vardır; sadece tarihte adını göstermek için başa geçen ve zulüm yapıp dünya barışını bozan.

Herkese iş imkanı yaratacağım!..

Hali hazırda yaklaşan Amerika başkanlığı seçimlerinin öncesinde piyasaya sürülen enteresan oyunlar furyasına son olarak The Political Machine katıldı. Tamamında sadece Amerika haritasını kuşbakışı gördüğünüz oyunun amacı; 41 haftalık zaman dilimi içerisinde eyaletleri dolaşarak propagandanızı yapıp her eyaletin güvenini kazanmak ve bu sürenin sonunda yapılan seçimde rakibinize üstünlük sağlayarak başkanlığınızı ilan etmek.

Oyun gayet enteresan bir yapı üzerine kurulu olup, kendi içinde içerdiği ilginç stratejiler ile kendini oynatmayı başarıyor. Farklı bir turn-based strateji desek de olmaz değil. Her eyalete giderek halka hedeflerinizi açıklıyor, onların güvenini kazanmaya çalışıyor; hatta diğer partinin başkanını kötüleyerek onun oylarını da kendinize çekmeye çalışıyorsunuz. TV, radyo ve gazetelerden oy veren insanlara seslenebileceğiniz gibi açık oturumlarda size sorulan sorulara yanıt vererek de onlardan güvenoyu alabiliyorsunuz. Gerçekten de bu olayların hepsi o kadar güzel grafiğe dökülmüş ki, hafiften çizgi film havasını içermesine rağmen hayli hoş.

Oyuna başlarken isterseniz bir karakter yaratıyorsunuz, isterseniz de Arnold Schwarzenegger’den Bill Clinton’a kadar geniş bir yelpazeden başkan adayınızı seçerek seçimlere başlıyorsunuz. Bu kişilerin hepsi de bir çok kritere göre puanlandırılmış ve dikkatimi çekti, en az puanı olan aday; George W Bush oldu. Açıkçası hiç şaşırmadım, akabinde de kendi adıma bir aday yaratarak oyuna başladım.

Eğitime gönülden destek vereceğim!..

Amerika ülkesindeki bütün eyaletlerin senatodaki sandalye sayıları belirtilmiş ve eğer seçimi kazanmak istiyorsanız en fazla olanlara yoğunlaşmalısınız. Mesela California’nın 55, Texas’ın 34 koltuk hakkı varken; Alaska’nın 3 koltuk hakkı bulunuyor. Buradaki belirleyici unsur; eyaletin parasal durumu. Fakir topraklardaki az sayıda oyu toplamaktansa zengin bölgelerden fazla oy almak daha akıllıca olacaktır. Zaten herhangi bir yerde vereceğiniz demeçler ülke genelindeki insanlara ulaşarak tüm toplumun size karşı tutumunu belirliyor. Siz de insanların kendinize güvenmesini istiyorsanız onların ne istediğine dikkat etmelisiniz. Örneği asla Irak’taki savaşı desteklememelisiniz, ya da yasadışı silahlanmanın önüne vakit kaybetmeden geçmelisiniz.