
Tabii bahsettiğim yenilikçe ve değişime açık terimleri, dünyada bulunan her sektör kadar oyun sektörü için de geçerli. Artık üçüncü parti olarak adlandırabileceğimiz oyun şirketleri, her ne kadar ana akımdan kopmayan oyunlar yapıyoruz imajını çizmeye çalışsalar da oyuncular, oldukça bilinçli bir şekilde onların oyunlarını almayarak verilebilecek en büyük cevabı vermekteler. Bütün bunlara rağmen ana akımı oluşturan oyunların başarılı olduğu ve olacağı gerçeğini de değiştiremeyiz tabii ancak, oyun sektörünün yenilenmesini ve daha da uç noktalara gidebilmesini istiyorsak, yenilikçi fikirleri her daim kucaklamalıyız.
Açık konuşayım. Günümüzden yaklaşık olarak 3 yıl önce, oyun sektörü bir tekerlek hatta tarih misali kendini tekrar etmeye başlamıştı. Tabii o dönemler özellikle Modern Warfare serisi, büyük bir hız kazanmış ve bunu gören diğer üçüncü parti firmalar, artık FPS savaşlarını günümüze getirmişlerdi. Tabii şimdi sokakta çevirdiğimiz neredeyse her oyuncu, artık farklı konulara ve dinamiklere sahip FPS'ler oynamak istediklerini söylemekteler. Titanfall'un veya Destiny'nin oyuncular tarafından bu kadar yoğun bir ilgiyle karşılanmalarının yegane sebebi de budur.

Evet, nerede kalmıştık, sektör günümüzden yaklaşık 3 yıl önce kırılması oldukça zor bir döngüye girmişti. İşte tam da bu anda sistemin savunma mekanizması devreye girdi ve bağımsız yapımcıların oyunlarıyla karşılaştık. Artık yapımcılar, üçüncü parti firmalar tarafından baskı altına alınmak istemiyor ve direk oyuncularla muhattap oluyorlardı. Bu sayede yaratıcılıkları kısıtlanmadan, yenilik ve değişim terimleriyle sarmalanarak daha önce görmediğimiz yegane ve "tek" oyunlar geliştirmeyi başardılar.
İşte Sony'nin Gamescom konferansında, yenilikçi bir oyunla daha karşılaştık. The Tomorrow Children, Playstation 4 sahipleri için özel olarak duyuruldu.
DEVAMI DİĞER SAYFADA
>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>

Deney büyük bir felaketle sonuçlanır ve ardından, yeryüzünde çok az sayıda bir insan topluluğu kalır. Yaşanan felaketten yaklaşık 90 yıl sonra ise yeryüzü sakinleri, bizi yani "project clone"u geliştirmeyi başarırlar. Project clone olarak bizim görevimiz de, 90 yıl önce gerçekleşen deney sırasında açılan "The Void"i kapatmak ve insan ırkını eski ihtişamlı günlerine geri döndürmektir... Gördüğünüz gibi, eğer bağımsız oyunlar ve fikirler, sizler yani oyuncular tarafından desteklenmeseydi, bu tür bir fikirler karşılaşabilir miydik? Tabii The Tomorrow Children'ı oynayabilmemizde Sony'nin bağımsız oyunlara olan tutumu da oldukça önemli ancak bu konuyu, başka bir yazımızda konuşalım ve sizlere, The Tomorrow Children'ı anlatmaya devam edeyim.
Oyunun kendine has bir tarza sahip olduğunu söyleyebilirim. Hatta The Tomorrow Children, günümüz oyunlardan çok daha farklı bir ışıklandırma teknolojisi kullanacak. Casceded Voxel Ray Tracing isimli ışıklandırma teknolojisi ile oyun dünyasının ışıkları, gerçek zamanlı olarak hesaplanmakta ve bu sayede The Tomorrow Children'da, gerçek zamanlı yansımalar oluşmakta. İnanın böylesi bir teknoloji, en azından oyunun yayımlanan videosu hakkında konuşacak olursam, kendini gerçekten belli etmiş. Evet, The Tomorrow Children minimalist bir görsel yapıya sahip olsa da, ışıklandırmalar gerçekten kendini belli ediyor.

Gelelim The Tomorrow Children'ın oynanış yapısına. The Tomorrow Children, Sovyet Rusya'da geçtiğinden midir bilinmez ancak oyunda bulunan insanlık toplumu, Marksist idealler altın şekillenmiş ve komunizme benzer bir yönetim biçimiyle yönetilmekte. Hatta oyunda bulunan ve yönettiğimiz insanlar birebir aynılar ve bu durum, komunizmin eşitlik ilkelerine oldukça sağlam bir gönderme olabilir. The Tomorrow Children'ın topluluğunda bulunan her insan eşitler ancak birbirlerinden oldukça farklı işlerde çalışmaktalar. Tabii insanların tümü, "The Administrator" isimli biri tarafından yönetilmekte ve sadece bu etmen bile, oyun için oldukça güzel bir baharat.
DEVAMI DİĞER SAYFADA
>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>

Tabii Marksist bir yönetim dedik ancak toplumumuzu "The Administrator"den başka yönetecek bir kişi daha lazım. İşte The Tomorrow Children'da, oylama sistemi bulunacak ve oyuncular, birbirlerini oylayarak kurdukları kasabanın yöneticisini belirleyebilecekler. Tabii her toplumda bulunduğu gibi The Tomorrow Children'da da işin içine rüşetler girebilir yani bir oy, bir oydur, gidip kullanmanız gerekecek.
Peki toplumumuzu nasıl şekillendireceğiz? Bunun cevabı: binalar dikebilmek ve bir kasaba kurabilmek için, yer altı kaynaklarına ihtiyacımız var. Evet, sizler genel olarak The Tomorrow Children'da maden işçisi olabilecek ve tüneller kazıp türlü madenleri keşfedebileceksiniz. Ne de olsa her iş önemlidir. Yaptığınız her iş ve savaş, "emek ofisi"nde kayıt altına alınmakta ve yaptığınız iş veya savaş kadar, "recognition point" alacaksınız. Kazandığınız recognition point'ler ile kendinize yeni silahlar, zırhlar alabilir, yada topluluktaki irtibarınızı arttırabilirsiniz.

Merak etmeyin, The Tomorrow Children'da her şey güllük gülistanlık değil, yani oyunda sadece evden işe, işten eve gitmeyeceksiniz. Yazımın ilk kısımlarında da belirtmiştim. Dünyamızda Void isimli bir girdap açılı ve bu girdaptan, dünyamıza canavarlar akın akın gelmekteler. Medeniyetimizi kötü kalpli canavarlardan korumak da tabii ki biz yani oyuncuları ellerinde. Dünyamızı istila eden canavarlar, medeniyet kurduğumuz adamıza saldırabiliyorlar ve yine medeniyeti oluşturmak ve korumak adına, kendini feda etmesi gereken biz yani oyuncular oluyoruz. Eğer olur da teknolojimiz, saldıran canavarı durdurmaya yetmezse, oluşturduğumuz kasaba, tuzla buz olabilir. Ayrıca aksiyona girebilmek için sadece canavarın kasabamıza saldırmasını beklememize gerek yok. Çünkü topluluğumuzu oluşturduğumuz adanın dışında kalan dünya, tamamen canavarlara tutsak konumda ve unutulmuş topraklara giderek, onlarla gönlümüzün istediği şekilde savaşabiliriz.
Yapımcıların istedikleri özelliklere bakılacak olursa The Tomorrow Children, çok ama çok farklı bir oyun olarak karşımıza çıkıyor. Her oyuncunun sadece bir bireyini oluşturduğu toplum düzeni, eminim ki oyuncuların akıllarında çok güzel anılar bırakacak. Uzun lafın kısası, The Tomorrow Children, oldukça ısrarlı ve hızlı bir şekilde oyun dünyasına adım atmakta.
İşte kaçıranlar için The Tomorrow Children'ın duyuru videosu.
Herkese, iyi seyirler.
Yorumlar (6)
dün twitch yayınında izledim harika bir oyun.Çok özgün nintendodaki fantasy life,animal leaf tarzı hayat simülasyon oyunu.Exc. olarak ps4 e çok yakışan bir oyun olmuş
Bence çok iyi bir oyun olacak ama platformu pc olursa kat kat daha iyi olur
Desenize bol bol "çok komikmiş admin kardeş." diyeceğiz.
Marksizmi okumadan,anlamadan Marksizm üzerinden ön inceleme hazırlamasaydınız keşke. Marksizm tek adam demek değildir. Sınıfların ortadan kaldırılması sonucu devlet mekanizmasına olan ihtiyacın ortadan kaldırılmasıdır. Yani devlet, sınıf çelişkisinin bir sonucu olarak vardır.
Güzel olucak gibi hadi bakalım hayırlısı
Müzik çok güzel özellikle. Oyunu izlerken müziğe odaklanıyor insan.