Oyunu bir süredir hem ben, hem de Çağlar Avcıl PlayStation 4 üzerinden oynuyor. O daha çok ana senaryoya bağlı kalırken, ben ise daha ilk bölgede takılı kalmış durumdayım. İyi veya kötü, The Elder Scrolls V: Skyrim'den beri gelen en devasa dünyaya sahip oyunu incelemekte olduğumuzun farkındayız. Bu yüzden yurt dışında uzunca bir süredir uygulanmakta olan Review: Work in Progress - yani incelemenin yapım aşamasında olması- mantığını izlemek istiyoruz. Uzun süredir böyle devasa oyunlar için uygulamak istediğimiz sistemi sonunda hayata geçiriyoruz. Yapım aşaması dememek için İnceleme Güncesi gibi uyduruk bir isim belirledik, affınıza sığınıyoruz. (İncelemede ayrıca, Osman Kırpat ve Lorekeeper'ın kurucusu sevgili dostumuz Can Arabacı da destek sunuyor. Çünkü size her şeyi anlatmamız gerek! :)
The Witcher 3 bize uzun zaman önce gösterilen ünlü açılış sinematiğiyle başlıyor ve daha ondan itibaren sizi kendi dünyasının derinliklerine çekmeyi başarıyor. Bu artık sır değil: Geralt uzun bir süredir Yennefer'i arıyor ve ilk kez buna çok yakın. Oyun aslında çok harika bir olayla başlıyor ama ilk kuralımız spoiler vermemek olduğu için sizi daha en baştan ustalıkla kurgulanmış senaryonun detaylarından mahrum bırakıyoruz. Çünkü oyunda havada kalan tek bir cümle yok, hepsi uzunca düşünülüp oraya yazılmışlar. Onun yerine Witcher'ın ünlü görev ekranından bir kesiti sizlere sunalım dedik. Oyunun giriş bölümü olan Kaer Morhen'den sadece minik bir görev açıklaması:
"Her hikaye bir yerlerde başlar. Bu seferki Witcher'ların Mavi Dağlar eteklerinde bulunan kalesi Kael Morhen'in giriş salonunda vuku buldu. Hikayemiz Witcher'ların hijyene önem vermediği savını çürütürcesine Geralt'ın banyo keyfiyle başlıyor. Fakat kahramanımızın banyosu Yennefer tarafından sabote edildi..."
Bundan sonrası dediğim gibi ağır spoiler'a girebilir. O yüzden tam burada keselim.

The Witcher ilk kez açık dünya fikrini bizlere sunuyor ve açıkçası benim en çok endişelendiğim konuların başında bu vardı. Açık dünya oyunu yapmak zordur. Hele ki böylesine derin bir kurguya sahip oyunu açık dünya haline getirmek başlı başına büyük bir risk. Uzun yıllar içinde bu işin formülü çözen iki firma var: Bethesda Softwork ve Rockstar. Bu adamlar neredeyse 15-20 yıldır bu işi yapıyor ve artık iyice ustalaşmış durumdalar. CD Projekt Red'in Geralt'ı ovada koşturacağım derken ana hikayeden bizi uzaklaştırır diye çok korkmuştum. İncelme için yeterli olmayan ama ana yapıyı çözmeye olanak sağlayan uzunca bir 13 saatin sonunda kendilerini tebrik etmekten başla çarem yok.
Oyun Skyrim gibi bir açık dünya sunmuyor, bu nokta çok ama çok önemli. Yani atınıza atlayıp daha ilk bölümde Kael Morhen'e gidemiyorsunuz. Oyun sizi bölgelerle sınırlıyor ki işte tam olarak bunu yapması gerekiyordu. Hem açık dünya tecrübesini sonuna kadar deneyim etme şansı buluyoruz hem de Witcher'a hiç yakışmayacak bir sanbox'ın ortasına düşmüyoruz.
Basit olarak, artık akran diyecebileceğimiz From Software'ın dövüş sistemi kadar akıcı ve oturmuş görünmüyor ama bu kötü veya vasat olduğu manasına da gelmiyor.

Bahsettiğim gibi dövüşler ikinci oyunun izinden gidiyor ve onu çok çok daha iyi bir yere taşıyor. Aynı zamanda dövüş sırasında bazı eşyaları hızlıca tüketip, kısa bir süre için canımızı tazeleyebiliyoruz. Yine büyülerimizin ve eşyalarımızın olduğu bir tekerlek var. Gamepad'in varyasyonu sağ olsun hem büyülerimi hem de bombalarımı oldukça efektif kullanabildim.
Witcher III' ün en özel yanı ne diye sorarsanız, size görevler derim. Her yerde görev var ve görevlerim hepsi inanılmaz detaylı düşünülmüş. Her oyunda gidip yaratık avlarsınız ama The Witcher'da en basit yan görevin bile inanılmaz bir arka plan hikayesi var. Diğer oyunlarda da böyleydi kabul ediyorum ama üçüncü oyunda görevleri yaparken size tanınan özgürlük had safhada. Birden fazla yapılacak şey oluyor ve bunları nasıl ve ne şekilde yaptığınız tamamen size kalmış. Bu yüzden size bir görevi göstererek ilk bölümü kapatmak istiyorum.
Görseller yardımıyla anlayacağım bu görev oyunun hemen başında karşımıza çıkıyor. Aslında istemezsek karşımıza bile çıkmıyor. Sıradan basit bir görev, değil mi? Değil.
Önemli not: Burada anlatılan görev her ne kadar ana hikayeyle alakasız olsa da oyunun bir görevi neredeyse tamamen açıklanıyor. Spoiler olarak düşünürseniz göz atmak istemeyebilirsiniz. Ama dediğimiz gibi oyunun asıl hikayesiyle hiçbir ilgisi yok.
1. Her şey bu aksi cüce arkadaş ile tanışmamızla başlıyor. Kendisi usta bir zanaatkar ve askerler için teçhizat sağlıyor, onların gereçlerini tamir ediyor. Bu arkadaşın atölyesi niyeti belirsiz bir manyak tarafından tanınmayacak hale getiriliyor. Kendisi de bizden yardım istiyor, derdi bu işi kimin yaptığını öğrenmek ve onu adalete teslim etmek. Elbette arada ırkçılıktan, cücelerin halinden yakınmak için fırsat bulmayı da ihmal etmiyor.


3. Neyse, takibe devam. Geralt belli aralıklarla olayla ilgili mantıklı fikirler sunuyor.

4. Burada şüpheli botlarını çıkartıyor ve ayak izlerini kapatmak için suya giriyor.

5. Ufak bir araştırma sonrası şüphelinin sudan çıktığı yeri görüyoruz.


7. İzler bizi köye geri getiriyor.

8. Bingo! Şimdi tek yapmamız gereken yaralı birini bulmak.

9. Kendisi insan olmayanlardan nefret ediyormuş. Bize de kibarca(!) gitmemizi ve onu rahat bırakmamızı istiyor.

10. Oldu canım… Başka derdin?


Yorumlar (6)
Sandbox rpg lerin tümüyle uzun vakitler geçirmiş eski bir oyuncu olarak söyleyebileceğim şey şu ; evet harita gerçekten devasa ve detaylı olarak hazırlanmış.
valla çok sıkıcı ya.Nerde o obliviondaki heyecan ve merak hissi.Oblivion tam bir efsaneydi.
Ya çok fazla diyalog falan var sıkıyo bi süre sonra.2 saat muabbet.Bide haritanın nesi devasa tam anlamadım.
Bu site büyük oyunları çoğunlukla kötü şekilde eleştiriyor. Eksisini bi yere, artısını bi yere yazında insanların hevesini gereksiz yere kırmayın. __________________________________________ Bunun bir inceleme yazısı olduğunu düşünmüyorum. Emin
Bu oyunu beğenmemek, senoryoya tutulmamak elde değil. Ufak tefek hatalar olsada eleştirebiliriz ama göz ardı etmek gerek <3 Oyun sektorüne ilgili olmayan biri lütfen eleştiri yapmasın, bilmişlik taslamasın.
Kardeş harita bölgelerden oluşuyor ve bu bölgeler birbirilerine bağlı değiller. Belli bir sinir var ve oraya gelince oyun uyarıyor daha fazla ilerleyemiyorsun. Haritayı açıp diğer bölgeye atlama yapıyorsun. Birbirlerinden ayri lar yani. Bu yüzden nefret ettim oynamıyorum.