PS2 platformundan PSP’ye port edilen yapım, her ne kadar PS2’de olduğu kadar iyi olmasa da, özellikle kamera hataları görmezden gelindiği takdirde oldukça iyi iş çıkartıldığı görülüyor. Orijinal oyunda olduğu gibi katıksız bir aksiyon macera olduğu görülen yapım, hikayesinde de herhangi bir fark barındırmıyor. Her zaman olduğu gibi yine antik mezarlar ve antik ülkelerde geçen hikayede Peru, Yunanistan ve Mısır’a uğramadan tam bir macera yaşamış sayılmayız. Ortamlar daha büyük ve daha güzel olduğu ilk göze çarpan şeyler arasında. Büyük alanlarda hangi yolu kullanacağımıza dair hesap yapmanız dahi olası. Keza detaylı çevreye olmazsa olmazlardan olan dikkatle işlenmiş bulmacalar eşlik ediyor. Ayrıca Lara’nın unutulmaz akrobasi kabiliyeti de aksiyon ve atmosferi tamamlayan etkenlerden.
Akrobasi
Lara’nın aksiyon ve akrobasideki muhtemelen en yakın rakibi Prince of Percia oluyor. Hatta yapımlar arası akrobasideki farkın birinde erkek diğerinde bayan karakterin gerçekleştirdiği için olduğu dahi söylenebilir; zira temelde aynı şeyleri yaptıkları görülüyor. Karakterimiz, Tomb Raider: Legend’takinden çok az bir değişim ile temelde aynı kabiliyetleri sergiliyor. Kayalardan ve çıkıntılardan esneyebilir, birinden diğerine atlayabilir, tırmanabilir, sallanabilir. Söylendiğinde biraz abartı gibi gelen bu durumlar, yapımda oldukça doğal ve akışkan bir şekilde verildiğinden herhangi bir abartma göze çarpmıyor. Maceranın anlatmadığımız eksik parçası olan bulmacalar da genellikle kayıp nesne ya da anahtarı bulmak ve özellikle de bir noktadan diğer noktaya nasıl ulaşılacağı sorununa çözüm üretme üzerine kurulmuşlar. Ayrıca tekdüze bir amaç ile bulmacayı çözmek yerine, bulmaca içinde bulmaca yapılarak derinlik sağlanmış. Hatta bazı bulmacaların tamamlanması için, artık bir saati aşkın bir zaman gerektiği dahi söylenebilir. Bunun bir nedeni de çevresel etkenler ve ekstradan uğraşmamız gereken şeylerin çıkması.
Yolumuza devam edebilmek için karşımıza çıkan sıçan, ayı, kurt, goril ve hatta dinozorlar ile mücadele etmek zorundayız. Mücadele sahneleri çok esnek olmayan, omuz tuşlarının aynı anda basılması ile hedefe kilitlenerek gerçekleştirilen bir aksiyon içeriyor. Omuz tuşları ile kamera açılarının kontrol edilmesini sağlarken, üçgen tuşuna basıldığı anda kamera tekrar orta noktaya geri dönüyor. Ancak üçgen tuşuna basılı tutarken analog kol ile kamerayı yönetmek de mümkün kılınmış. Çevre ve ortamlar büyük olmalarına karşın yükleme sürelerinin kısa oluşu da dikkat çekici. Grafikler açısından yaklaştığımızda da tatminkar seviyede olan oyun, akrobasi hareket ve animasyonlarında başarılı iş çıkartıyor. Grafikler ve modellemeler için iyi olduklarını söyleyebiliriz ancak bu PSP’nin sınırlarını zorladığı anlamına da gelmiyor. Ortalama 15 saatlik bir oyun süresi vaat eden Tomb Raider: Anniversary, eğlenceli vakit geçirmenizi sağlayacaktır. Türü ve özellikle Lara’yı sevenlere tavsiye edilir.
Yorumlar (6)
oynadigim en zor oyunlardan biri kafa zorluyor bunun icin cok sevdim
OYUN ÇOK SAÇMA ZOR :(
Tomb Raider 4'ten sonra oynadığım serinin en güzel oyunu... Anlatım bozukluğu yapmış olabilirm ama öyle:)
Muhteşem bir oyun ama çoook zor
tomb raiderın en iyi ve gizemli oyunlarından biri ama bazen zorlaşıyor ama ben bu oyunu bence bitiririm şimdi mısırdayım bir yerde takıldım ama şuan :(
bu oyun psp nin en iyi oyunu bence