Ardından üç akademisyen Serkan Cengiz Yaman Akdeniz ve Kerem Altıparmak tarafından durumun insan haklarına engel teşkil etmesi gerekçesiyle itiraz edildi ve dava açıldı. Dava reddedilince davacılar dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıdı.

Davacıların önergesi belliydi: Belli bir içerik için tüm erişimin yasaklanması kullanıcıları bilgi, fikir alma ve yayma hakkından mahrum bırakıyordu. Ve uzun süreçlerin ardından AİHM kararını verdi: Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. Maddesini açık ve net bir şekilde ihlal etmişti.
Sonuç ne olur bilinmez ama davacılardan biri olan ve ana akım medyaya konuşan Kerem Altıparmak, " Davası olan bütün avukatların 5651 sayılı kanunun 8. maddesiyle ilgili olarak çıkan AİMH kararını yargıçların önüne koymaları gerekir." diyerek sonucun bundan sonraki davalardaki etkisinden bahsetti.

Yorumlar (6)
Yasalarımızda elli bin tane eksik ve sorun olduğu bir gerçektir ama adalette eşitlik isteniyorsa, adalet gazeteciye de aynı şekilde tecelli etmelidir. Eğer adalet çürükse aynı çürüklükten sadece gariban sıradan vatandaş değil gazetecisi de bürokratı da askeri de nasibini almalıdır.
Doğru bir de para karşılığı beyaztrollük yapan bir kesim(örgüt,çete) de varmış. Bunlar sabahtan akşama site site gezip bu tarz yazılar yazıyorlar farklı nicklerle, propaganda olsun, kalabalık gözükülsün diye. Yazık ne diyelim. Donumuza kadar özelleştik. Şimdi üniversite hastaneleri hedefte.
Türkiyede zaten vatandaş insan yerine konmuyor ki, doğal olarak insan hakkıda olmuyor :)
peki fransada ışid katliamının görüntülerinin tamamen yasaklanması ve youtubeun kapatılıp ohal ilan edilmesi? ama pardon orası fransa demi. orda olursa sıkıntı yok.:)
second troll dejected
Ah uzun adam ah keşke böyle şeyler yapmasan