Aslında düşünüldüğünde konsolu alan herkesin bu oyuna sahip olduğunu bilmek bu inceleme yazısını biraz gereksizleştirebiliyor. Zira ne kadar iyi veya kötü, gerekli veya gereksiz olmasından ziyade en nihayetinde bir tane oyununuz var; seçme şansınız ise yok. Fakat incelememiş olmayalım, bizim de fikrimiz bulunsun diyerekten bu inceleme yazısını hazırlamış bulunuyoruz. Bu da demek oluyor ki artık Wii yazılarıyla da karşınızda olmaya başlıyoruz.
Tenis ve Beysbol
Bilindiği üzere oyunun içeriğinde beş farklı spor bulunuyor. Bunlar tenis, bowling, beysbol, boks ve golf. Oyuna başladığınız anda karşınıza gelen ekranda hangi sporu oynamak istediğinizi seçebiliyorsunuz. Wii arabirimi içerisindeki Mii kanalında yarattığınız Mii’lerinizi bütün bu oyunlar içerisinde kullanabiliyorsunuz ve oynadığınız oyunlarda kullandığınız karaktere göre kayıt dosyaları ayrı ayrı tutuluyor, kazanılan puanlar buna göre sınıflandırılıyor. İstediğiniz sporu seçtikten sonra gelen karakter seçim ekranında işte bu Mii’lerinizden birini seçebiliyorsunuz. Daha sonrasındaysa oyunlara giriş yapıyorsunuz. Her oyunun kendine göre bir standardı ve oynanış dinamiği var. Dahası bunların tamamında uzmanlaşmak çok da kolay değil. Teker teker bu sporları şimdi inceleyelim.
Oyunun ana mönüsündeki sırayı takip ederek bütün oyunlara baktığımızda ilk olarak tenisi görüyoruz. Tenis oyunu, Wii piyasaya çıkmadan önce yapılan gösterilerde en çok kullanılan oyunların başında geliyordu. Basitliği ve dünyadaki bilinirliği açısından bu sporu icra etmek de çok kolay. Sadece Remote kontrolörü kullanıyoruz ve kolumuzu sağa sola sallayıp duruyoruz. Bunun yanında sporun gereği olarak forehand ve backhand vuruşlarımızı topun geldiği tarafa göre yapmamız gerekiyor. Karakterimiz üzerinde doğrudan bir kontrolümüz yok, bu yüzden Mii’miz top ne tarafa doğru geliyorsa oraya koşuyor ve biz de uygun pozisyona geldikten sonra zamanlamamıza göre kolumuzu sallayarak topa vurmuş oluyoruz. Buna göre erken vurduğunuzda top içe, zamanında vurduğunuzda düz, geç vurduğunuzda ise dışa yöneliyor. Normal vuruş gerçekleştirmek için Remote’un üst yüzü yukarı bakacak şekilde tutmamız gerekiyor. Ne kadar hızlı savurmanıza bağlı olarak da vuruşunuzun sertliği değişiyor. Ne tarafa döndürüp salladığınıza göre de vuruşunuz dört bir tarafa doğru falso kazanıyor, bunun sonucunda daha hızlı gidiyor veya sağa sola dönerek ilerliyor. Tenis, Wii Sports’un en göz önünde olan oyunu ve fazlasıyla başarılı bir yapım. Kontrollerdeki ufak detayları kaptıktan ve istediğiniz vuruşları yapmayı öğrendikten sonra daha çok zevk almaya başlıyorsunuz.
Boks, Golf ve Bowling
Boks oyunu Wii Sports’da Nunchuk’un kullanıldığı tek spor. Burada yaptığınızsa boşluğa yumruklar savurmaktan ibaret. Kolay gibi görünmesinin aksine aslında diğer sporların yanında uzmanlaşması en zor oyunu bu oluşturuyor. Vuruşları nasıl yaptığınızı bilmeniz önemli. Genel olarak gerçekte nasıl vuruş yapılıyorsa sizin de ona göre bir aktivite içerisinde bulunmanız gerekiyor. Aparkat ve böbreğe doğru vuruşların çok daha etkili olduğunu söyleyeyim, fakat böylesi vuruşlardan sonra toparlanmanız çok da kısa sürmüyor ve ıskalamanız durumunda çok savunmasız yakalanabiliyorsunuz. Olay gard almaya geldiğindeyse güzel detaylar ortaya çıkıyor. Nunchuk ve Remote’u birbirine yaklaştırdığınızda savunmaya çekiliyorsunuz ve karşınızdakinin yaptığı ataklar eldivenlerinize isabet ediyor, dolayısıyla etkisiz oluyorlar. Sağa sola eğilerek yumruklardan sıyrılabiliyorsunuz ve rakibinizi böyle bir pozisyonda yakaladığınızda boşta kalan tarafına vurarak sendelemesine sebep olabiliyorsunuz. Boks oyununun Remote ve Nunchuk ikilisini iyi kullanıyor. Yalnız, tek kişi oynamaktansa iki kişiyle çok daha zevkli olacağı da bir gerçek.
Wii Sports’un tek Remote ile dört kişiye kadar oynanabildiği iki oyundan biri golf. Bu oyun içerisinde dokuz farklı saha bulunuyor ve isterseniz oyunun başında oynamak istediğiniz zorluğa göre üçerli gruplanan sahaları seçebiliyor, isterseniz bunların tamamını sıradan geçebiliyorsunuz. Golfte uygun bir duruşa ihtiyacınız olduğu için diğerlerinden ziyade en azından bunu ayakta oynamanız, performansınızı gerçekten de etkilediği için şiddetle önerilir. Çünkü gerçekten de vuruşlarınızın hızını bu duruşunuz belirliyor. Hafif belinizi büküp ellerinizle de Remote’u kavrayıp vuruşunuzu böyle yapmanız en uygun vuruşu yapabilmeniz için önemli. Bununla da yetmiyor, başlangıçta sopayı başınızın üzerine kaldırmalı, sonrasında da hızını iyi belirlemelisiniz. Ekrandaki harita üzerinde topun nereye gidebileceği dört farklı nokta ile belirlenmiş durumda. Bu noktalar, aynı zamanda vuruş sertliğinizi belirliyor. Topun başına geçtiğinizde öncelikle sopayı savurarak topun ne kadar uzağa gidebileceği konusunda birkaç vuruşluk antrenmanlar yapmalısınız, daha sonrasında A’ya basarak topa odaklanıyorsunuz ve topu gönderiyorsunuz. Rüzgarın hızı, çimin durumu ve yerin eğimi gibi konuları göz önüne almalısınız. En azından tek Remote ile birden fazla kişinin oynayabiliyor olması nedeniyle eğlence seviyesi daha yükselebiliyor. Gayet kaliteli bir oyun, tenisten sonraki favorim.
Wii ve Sports
Oyunları oynadıktan sonra her şey kuru kuruya bitmiş olmuyor tabii ki. En sonda, bütün bir oyun boyunca gösterdiğiniz performansa bağlı olarak bir tecrübe puanı kazanıyorsunuz ve bunun sonucunda sonraki oyunlarda karşınıza çıkan rakiplerin zorluğunda değişim meydana geliyor. Oyunlardan kazandığınız puanlar ise bir grafik ekranına dökülüyor ve buna göre ilerleyişinizi görme imkanına kavuşuyorsunuz. Wii Sports, her oyun için 1000 puan seviyesini pro olarak belirlemiş. Bu seviyeyi geçmek hayli zor. Kazandığınız şeyler ise oyunlarda kullandığınız gereçlerin görüntüsünün cafcaflanmasından başka bir şey değil. Örneğin bowling’de topun üzerinde parlak yıldızlar ortaya çıkıyor. Ama en azından daha zorlu rakiplerle karşılaştığınız için bütün oyunlarda pro seviyeye gelmek gerekli gibi bir şey.
Ana mönü üzerinde sporların dışında iki farklı seçenek daha var. Bunların biri antrenman, diğeri de fitness bölümü. Antrenmanda, adı üzerinde her bir sporu oynayarak olayı tek başınıza gerçekleştirmeye çalışıyorsunuz. Burası aslında mini oyunların toplandığı güzel bir yer. Örneğin teniste karşıdan üzerinize sürekli toplar gelirken siz de uygun biçimde hepsini karşılamalısınız. Bowling’de ise sırayla zor pozisyonlarda dizilmiş lobutları devirmeniz gerekiyor. Her bir sporun buna uygun olarak, güya zorluk seviyesine göre dizilmiş üçer farklı oyunu bulunuyor ve sıradakini açtırabilmek için bir öncekinde en azından bronz madalya kazanmanız lazım. Zorlaşarak gelen oyunlar arasında tenis topunu belirlenen dar bölge arasından geçirmeye çalıştığınız oyun benim favorim. Fitness kısmında ise her gün sadece bir defa boy gösterebiliyorsunuz. Burada karşınıza rasgele üç tane oyun geliyor ve her birinde sizden isteneni yerine getirmeniz gerekiyor. Bunun sonucunda ise, tıpkı Kawashima’s Brain Age’de olduğu gibi belli bir puan kazanıyorsunuz ve kazandığınız bu puanlar birikerek, günbegün oluşturulan bir grafikle size sunuluyor. Böylece beden yaşınız da test edilmiş oluyor ve reflekslerinizin, hızınızın ve dayanıklılığınızın ne kadar iyi olduğu test edilmiş oluyor.
Wii Sports konsolla birlikte geldiği için kullanıcıların muhtemelen ilk olarak tanıştıkları oyun. İşte sırf bu nedenle de hem konsolun, hem de kontrolörlerin tüm imkanlarını göz önüne sermesi kazım. Wii Sports bu işi fazlasıyla yerine getiriyor. Grafikleri fazla iddialı değil, fakat bu oyundan da bu kıstasta bir efsane yaratılmasının beklenemeyeceği aşikar. Mii’lerin kullanımları gayet hoş, onun dışında çevrede olup biten görüntüler fazlasıyla güzel. Sesler de yine üst düzey değil, ama isteneni vermeyi başarıyor. Wii Sports, konsolla birlikte gelip gelmemesi hiç önemli olmayan, oldukça kaliteli bir oyun. En azından her gün bir veya iki saat zevkle oynanmayı hak ediyor.
Yorumlar (2)
wii ye nie bi önyargı var anlamıorum..nerde gereksiz saçma bi oyun var 20-30 yorum...wii sport bi ben[;(][:o]
yeni nesil konsollar arasında benim favorim wii dir..hele su redsteel video suna btigim[:D][:)]