Kötülüğün ilk adımları
Wolfenstein ismi, oyun olarak ilk kez 1981 yılında duyuldu. Muse Software tarafından geliştirilen Castle Wolfenstein, Apple II platformu için çıkarılmıştı. Adolf Hitler'e düzenlenmesi planlanan bir suikastı konu alan yapım, ayrıca "Gizlilik" temasını kullanan ilk yapım olma özelliğine sahip. Bu isim, yıllar sonra id Software tarafından da kullanılacak ve yine bir ilke imza atılacaktı. Yani ilk FPS oyunu Wolfenstein 3D ortaya çıkacaktı. Takvimler 1992'yi gösterdiğinde yapım piyasaya sürüldü. İki oyunun da geliştiren firmalar farklı olmasına rağmen Castle Wolfenstein, id Software'ın ürününe ilham kaynağı olmuştur. Bu sebeple serinin temelini Castle Wolfenstein'ın oluşturduğunu söyleyebiliriz.
"Yapımın başlarında karşımızdaki düşmanlar normal insanlar, ancak ilerledikçe doğaüstü rakiplerle ve süper askerlerle de çarpışıyoruz." İki projeden söz etmiş olsam da, bu isim altında çıkan üye sayısı daha fazla. Üçüncü büyük yapım olan Return to Castle: Wolfenstein, 2001 yılında piyasaya sürülmüş ve Quake 3 motorunun nimetleriyle gayet kaliteli görsellere sahip bir oyundu. Yine William "B.J." Blazcowicz'i yönetiyor ve Nazilerin deneylerini başarısızlıkla sonuçlandırmak için mücadele veriyorduk.
Henüz daha Doom 3 çıkmadan, yeni bir Wolfenstein hakkında söylentiler ortalarda gezinmeye başlamıştı. id'nin o zamanki yeni motoru Doom 3 (id Tech 4), inanılmaz görseller vadediyordu ve bu teknolojiyle birlikte sadece Doom 3'ün değil, Wolfenstein'ın da geliştirileceğine inanılıyordu. Fakat buna rağmen id yetkilileri, "Böyle bir çalışmamız yok" diyerek, durumu geçiştirmişti. İlk belirtiler ise, Doom 3'ün piyasaya çıkmasından 1 yıl sonra geldi. Oyuna ait olduğu iddia edilen ilk konsept çizimleri ortaya çıktı. Bu gelişmelerin ardından uzunca bir süre yeni yapımdan yine haber alınamadı. Son hamle ise id Software'dan geldi ve yeni bir Wolfenstein’ın hazırlandığı kesinleşti. Nihayet eski dostumuz tekrar piyasalarda.
Tüm Nazilere karşı tek bir Amerikalı
1943 yılı Nazi Almanya’sı durmadan çalışmalara devam etmektedir. Profesörler, gizli deneyler sırasında Black Sun isimli bir güç keşfediyor. Bu güç, silahların daha fazla hasar vermesine ve insanlarda fiziksel gelişmelere neden oluyor. Her zaman "Süper asker" tutkusu olan Naziler de, Heinrich Himmler komutasındadır. Ancak bu durumdan haberdar olan bir grup insan, gizli bir örgüt kuruyor ve deneyleri sonlandırmak için bizi, yani yöneteceğimiz karakter "B.J." Blazcowicz'i bölgeye davet ediyor.
Üzerinde yer aldığımız haritaların çizgisel olmadığını söyleyebilirim. Çatışma esnasında zor durumda kaldıysanız, arka sokaktan dolaşabiliyor, bir evin içine girebiliyor veya kanalizasyona atlayabiliyorsunuz. Aynı şekilde, düşmanlara görünmeden ilerlemek istiyorsanız da bu yöntemleri seçebilirsiniz. Açıkçası hoş bir tat katmış. Tabii ki hep elimizdeki silahlarla mücadele edecek değiliz ya, biraz da doğaüstü güçlerimize bakalım.
Bir parmağın ucundaki güç
Black Sun, daha önce görülmemiş bir güç potansiyeline sahip. Öncelikle bu enerji sayesinde Veil adı verilen alternatif bir boyuta adım atabilecek ve yeni yollar keşfedebileceğiz. Bir madalyona sahibiz ve oyun da madalyonun dört özel gücü üzerine kurulu. Dolaysıyla maceramız boyunca bu güçleri arayacak, ele geçirecek ve kullanarak Nazileri alt edeceğiz. Bunlar ise; zamanı yavaşlatma, daha güçlü ateş edebilme, diğer boyuta geçip yeni yollar oluşturabilme ve kalkan desteği sağlayabilme. Kısaca hepsini açıklayalım. Zamanı yavaşlattığımızda, biz hariç her şey yavaş hareket ediyor. Böylece düşmanlardan hızlıca kaçabilir, yıkılmak üzere olan bir köprü üzerinden hızlıca geçebilir veya kapanmak üzere olan bir kapıdan geçebilirsiniz.
"Üzerinde yer aldığımız harita çizgisel değil. Çatışma esnasında zor durumda kaldıysanız, arka sokaktan dolaşabiliyor, bir evin içine girebiliyor veya kanalizasyona atlayabiliyorsunuz." Daha güçlü ateş edebilme özelliği, Veil boyutundayken karşımıza çıkan yaratıkları alt etmemizde çok işimize yarıyor. Yeni yollar oluşturmak, bizi zor durumlardan kurtarıyor. Kısaca diğer boyutu kullanarak, normalde gözükmeyen alternatif geçitleri kullanabiliyoruz. Bunu anlayabilmek için duvarda güneş logosu görmeniz yeterli. Kalkan özelliği ise, sınırlı bir süre zarfında hiç hasar almamamızı sağlıyor. Tüm bu özellikleri, oyun boyunca tek tek araştırıp buluyoruz. Fakat her zaman kullanamıyoruz. Haritaların bazı noktalarında, üzerinde Veil enerjisi bulunan ufak çukurlar göreceksiniz. Buraya giderek güçlerinizin kullanılabilirlik düzeyini tekrar artırabiliyorsunuz.
Birlikten kuvvet doğar
Operasyonlara tek başımıza gitmiyoruz. Yanımızda bizle birlikte hareket eden ve üstelik attıklarını vuran adamlar var. Yerin kat kat altında, ormanlarda ve kasabalarda mücadele ediyoruz. Önemli belgeleri ele geçirmemiz, önemli kişileri öldürmemiz isteniyor. Bu esnalarda kimi zaman eğlenceli, kimi zaman da gerilimli olaylarla karşılaşabiliyoruz. Sahip olduğumuz her şey, bulunduğumuz bölge, silah bilgilerimiz ve ele geçirdiğimiz notlarda yazanlar gibi vs… bilgilere ulaşmak için "Tab" tuşuna basmamız yeterli oluyor.
Doom 3 veya Quake 4'te adamları öldürünce yanma efekti sonrasında kaybolurlardı. Wolfenstein'da ise bu durum farklı. Ateş ettikçe askerler üzerinde yara izleri beliriyor ve öldükten sonra da kaybolmuyorlar, iç içe geçmiyorlar. Üstelik şiddetli patlamalar sonucunda adamlar parçalanabiliyor ve oradan oraya savruluyorlar. Tabii ki tek başlarına değil. Çevredeki masa, sandalye, varil gibi nesneler de parçalanabiliyor. Fizikler konusunda da Wolfenstein başarılı. Yapımın sağlık sistemi de değişmiş. İlk oyundan bu yana yemek yiyerek iyileşme yöntemi, yerini yeni Wolfenstein’da dinlen ve iyileş yöntemine bırakıyor. Sesler güzel, ama bazen garip diyaloglarla karşılaşabiliyorsunuz. Örneğin bir Nazi askeri, “Benimle gel” derken İngilizce, “Çabuk ol” derken Almanca konuşuyor ve bunu art arda kurduğu sözcüklerde kullanıyor.
"id Tech 4 yani bilinen adıyla Doom 3 ile grafik motoruyla geliştirilen Wolfenstein, genel olarak iyi bir görsellik sunuyor. Ayrıca Havok fizik motoru desteği sayesinde, etraf parçalanıyor ve rakiplerimiz hasar alıyor. Bu durum atmosfere daha fazla gerçeklik katıyor." Eski kale savaşları
Yapımda Stopwatch, Objective ve Team Deathmatch modları yer alıyor. LAN veya İnternet üzerinden oynayabiliyorsunuz. Adam öldürdükçe elde ettiğiniz paralarla silahlarınızda ve araçlarınızda geliştirmeler yapabiliyorsunuz. Ekstradan ateş gücü, daha fazla mermi veya çelik yelek gibi. Ayrıca Veil boyutuna geçerek, özel silahlar da kullanabiliyorsunuz. Eğer yapım çıkmadan önce multiplayer betasını oynadıysanız ve kayıt dosyalarınızı sakladıysanız, bunları tam sürüm oyunda da kullanabiliyorsunuz.
Wolfenstein, oynadıkça sizi içerisine çekmeyi başarıyor. Gittikçe değişen atmosfer ve normal yaşantının yerini anormal olaylara bırakması, heyecan düzeyini daha da artırıyor. Kasabadayken dağlara bakarsanız efsane kaleyi ve yanındaki dev zeplini göreceksiniz. Tabii ki mücadele, sadece yer yüzeyinde sürmeyecek, farklı mekânlarda da bulunacaksınız. Tüm bunlar için Wolfenstein’ı oynamalısınız. Yapımcıların “Olmayacak” demelerine rağmen, belki de Hitler’le karşılaşırsınız.
Yorumlar (6)
Rtcw oynadığım en iyi 10 oyundan biri. Târih ve bilimkurguyu en iyi harmanlayan oyundu. Meşhur orman bölümünü geçtikten sonra oyunu bitirdim. 17012025
oyunun final boss savaşı gerçekten çok mantıksız,sıkıcı,ve aşırı zor oyunu oynarkenki bütün zevkimi kaçırdı anasını satıyım ha tek bu değil bi kaçı dışında diğer bos savaşlarıda çok sıkıcı milim zevk almıyosunuz buda oyundan çabuk soğumanıza ve oyunla ilgili kötü şeyler düşündürmeye başlıyo
Arkaafaşalr selam geçemediğim bi bölüm var blaz araçtan iniyor diğeri büyüm kapıya gidip aracı patlatıyor yerle bir oluyor heryer fakat izlediğim yolda eğiliyorum ama bir türlü karşıya geçemiyorum lütfen bi yardım edin
Oyunların grafiklerine aldanıp oynamayan sazanlar böyle leziz bir oyunu kaçırıyorlar.Oyunlar da insan gibidir dış güzeliğine aldanırsan (grafiklerine) iç güzelliğini göremezsin.
Oyun gerçekten güzel.Return To Castle Wolfenstein ı oynayıp da devamını merak edenler tereddüt etmeden oynasınlar.Belki onun kadar iyi bir oyun değil fakat devam oyunu olarak başarılı bir oyun.Sesler müzikler ve grafikler çok iyi.Ayrıca Wolfenstein The New Order isimli devam oyunu da yolda puanım 87
ekran geçişinden sonra açılmıyo neden