Bir profil oluşturduktan sonra, harita ve oyun modunu seçerek başlıyoruz. Wolfenstein, 8 adet harita barındırıyor. Bunlar; Bank, Canals, Chemical, Facility, Hospital, Manor, Rooftops ve Tesla.
Oyun modları:
Team Deathmatch: Ölümüne bir savaş. İki düşman takımın birbirini alt etmek için kıyasıya savaşacağı mod.
Objective: Direniş güçlerine yardım ederek, Naziler tarafından yürütülen deneylerin korunmasını engellemeye çalışarak, deneyleri yok etmeye çalışıyoruz.
Stopwatch: Belirlenen görevleri, en kısa zaman diliminde tamamlamak için mücadele veriyoruz. Bunu başaran ilk takım galip geliyor.
Yapımda iki taraf yer alıyor; The Resistance (direnişçiler) ve Axis (Naziler). Oyuna başlamadan hemen önce de sınıf ve silahlarımızı seçiyoruz.
Team Deathmatch, bence oyunun en eğlenceli online başlığı olmuş. Kıyasıya mücadelenin hiç bitmediği, bunun yanı sıra yardımlaşmanın da çok önemli olduğu mod, her daim heyecan seviyesini en üst düzeyde tutmayı başarıyor. Wolfenstein, Call of Duty 4 gibi bir multiplayer sistemine sahip değil. Benzerlikler olsa da daha farklı. Mücadeleye başladığımızda hemen her oyuncu, birbirine eşit seviye güçteler ve arada uçurum olarak sayabileceğimiz bir fark yok. Üstelik harita tasarımları, saklanabilmenize de imkan tanıyor. Böylece her zaman göz önünde olmuyorsunuz. Rakipleriniz size yaklaştıkça imleçleri de ekranda beliriyor ve nereden geldiklerini önceden fark edebiliyorsunuz.
Soldier (Asker): Askerlerin görevi savaşmak ve mücadele etmek. Ağır silahları kullanabiliyorlar. Silahları; MP40, Kar98, MP43, Panzerschreck, Flammenwerfer.
Engineer (Mühendis): Mühendisler, hasarlı araçları tamir edebilir, bomba imha edebilir ve arkadaşlarına cephane desteği sağlayabilir. MP40, Kar98 gibi silahları kullanıyor.
Medic (Sağlıkçı): Yaralı askerlere müdahale ederek onları savaşa dahil ediyor. Kullandığı silahlar MP40 ve Kar98'dir.
Her bir onarımın veya sağlık paketinin bir de bedeli var tabii ki. Yaralı karakterlere her zaman yardım edemiyorsunuz. Bunun için belirli aralıklarda beklemeli ve adam öldürmelisiniz. Çünkü oyundaki her detay, para sistemine bağlı.
Silahlar:
MP40: Alman hafif makineli tüfeği. İyi bir ateş gücü var.
Kar98: Yüksek bir güç kapasitesi olmasına rağmen, ateş edildiğinde verdiği zarar azdır.
MP43: Sadece Soldier sınıfının kullanabileceği tüfek. MP40'a nazaran daha fazla hasar verir.
Panzerschreck: Sadece Soldier sınıfının kullanabileceği, yüksek hasar veren ve tekrar doldurulabilen silah.
Flammenwerfer: Alev silahı olarak tanımlayabiliriz. Önünüze çıkan herkesi bir meşaleye çevirebilirsiniz.
Karşılaşmalar boyunca elde edeceğiniz paralar ve tecrübe puanları, hem rütbe atlamanıza, hem de yeni silah ve özellikler elde etmenize olanak tanıyor. Örneğin; 2500 $ kazandığınızda, "N" tuşuna basarak karakter ekranını açabilir ve buradan yeni ekipmanlar satın alabilirsiniz.
Sadece kendimiz için değil, silahlarımız için de geliştirmeler bulunuyor. Kısaca şu şekilde listeleyebiliriz:
MP40
Drum Magazine: Mevcut jarjör kapasitesini artırır. (2000 $)
Big Bore: MP40'ınızın ateş gücünü artırır. Böylece daha fazla hasar verebilirsiniz. (4000 $)
Suppressor: Silahınıza susturucu özelliği eklersiniz. (2000 $)
Kar98
Tactical Scope: Daha iyi bir menzil kapsamına sahip olursunuz (2000 $)
Stripper Clip: Yeniden doldurma süresini kısaltırsınız (3000 $)
Big Bore: Silahınızın ateş gücünü artırır. Böylece daha fazla hasar verebilirsiniz. (3000 $)
MP43
Drum Magazine: Mevcut jarjör kapasitesini artırır. (2000 $)
Tactical Scope: Daha iyi bir menzil kapsamına sahip olursunuz. (4000 $)
Ammo Pouch: Daha fazla roket taşımamıza imkan tanıyan bir çanta sağlar. (2000 $)
Rapid Reload: Yeniden doldurma zamanını kısaltır. (3000 $)
Lighter Body: Silahınız hafifler ve daha hızlı hareket edebilirsiniz. (3000 $)
Flammenwerfer
Longer Range: Basın seviyesini maksimum düzeye çıkarır. (2000 $)
Larger Reservoir: Daha uzak mesefelere atış yapabilirsiniz. (3000 $)
Larger Fuel Tank: Tek benzin tankı yerine iki adet tank taşıyabiliyoruz. (3000 $)
Başta da belirttiğimiz gibi Wolfenstein, ilk olarak Doom 3’te kullanılan id Tech 4 grafik motoruyla hazırlanmış. Tabii ki bir takım geliştirmeler ve Megatexture özelliğiyle de motor daha iyi bir hal almış. Açıkçası oyunun görsel kalitesinin, multiplayer bölümlerde düşürüldüğünü düşünüyorum; çünkü dinamik ışıklandırma ve fiziksel özellikler namına hiçbir şey yok. Bu yöntem, Call of Duty oyunlarında da iyi bir performans vermesi için kullanılıyordu. Fakat şu an gördüğümüz kadarıyla Wolfenstein, özellikle oyuncu sayısı arttıkça performans düşüşleri yaşıyor veya tamamen kapanabiliyor. Yapımcılar oyunu 30 FPS değerine sabitlemiş. Seslere baktığımızda ise, arka planda duyulan seslerin, rahatlıkla Call of Duty’de kullanılanlarla aynı olduğunu söyleyebilirim. Bazı silahlarda da ateş etme animasyonlarıyla, silah efektleri arasında senkronizasyon sorunları var. Bunların dışında gayet başarılı.
Önce tek kişilik modu, daha sonra da Multiplayer’ıyla oyuncuların gönüllerini fethetmeyi planlayan Wolfenstein, 18 Ağustos’ta raflardaki yerini alacak.
Yorumlar (6)
Bu aksiyonda amaç var.Çok aşırı olağandışı olaylar ve nesneler olmasa daha iyi olurdu.Bütün bölümlerini unutamıyorum.Harikulade.
Eski tarz oyunları severim, uzun süre betasını dahi oynamıştım..
Arkadaşlara katılıyorum bu oyunun sadece bi ismi var başka hiçbişiyi yok tıpkı önceki berbat oyun gibi unutulup gidicek.
bnce bu oyun klasik bi fps ve ztn oyunu gzl yapanda bu artık oyunları farklılık ytrcaz die öle saçma ve kasntı şlrle uğraştırıolarki bzi insnn youndan soğuyası gelio fps fps gbi olmalı rpg gbi deil
ha bu arada lütfen birileri "sen daha iyisini yapta görelim" desin de tam olsun:D
Emek verilmemiş!.. Adına güvenip ticaret yapmışlar sadece!