İlginç konsept
A Farewell to Dragons, ünlü Rus yazarlar Sergey Lukyanenko ve Nikolay Perumov’un romanından uyarlanıyor. Aslında her iki isimde bize yabancı değil. Sergey Lukyanenko, World of Watches roman serisinin yaratıcısı. Seri, beyaz perdeye aktarılan ve ülkemizde de vizyona giren Night Watch ile başlıyor, daha sonra ise Day Watch, Twilight Watch ve Last Watch kitaplarıyla dörtleme (Tetralogy) olarak devam ediyor. Nikolay Perumov ise Orta Dünya’da geçen ve Yüzük Savaşı’nın 300 yıl sonrasını ele alan Ring of Darkness serisi ile tanınıyor. Oyunumuza bu bağlamda dönersek, Orta Dünya’da felaket dolu zamanlar başlamıştır ve kader yapımın başkarakteri olan Victor’un üstündedir. Victor dört elementi öğrenmeli, gücün efendisi olmalı ve gereğini yerine getirmelidir.
"Victor'un macerasında yer alacak bu güzellik yapımda bulunan karakterlerden biri." Senaryo açıkçası Orta Dünya’da geçen ünlü çizgi film Avatar: The Last Airbender’ı yansıtıyor dersem pek yanılmış olmam. Avatar’da da dört elemente hükmeden Aang’ın hikayesi işleniyordu. Yapımda klasik parti tabanlı bir sistem yer alacak, yani sadece Victor ile tek başımıza dolanmayacağız. Oyunda mistik büyücü Telle, Loy Iver gibi farklı kahramanlar da olacak. Diğer noktalardan bahsedecek olursak; konu gereği de bahsettiğim hükmedeceğimiz dört element var. Bunlar haricinde Totem büyüleri, kılıcımız ve ateşli silahlar emrimizde olacak. Element büyüleri gündüz daha etkili olacak. Savaş zamanları dikkatli olmamız gerekecek, gerek uyguladığımız taktik, gerek yapacağımız ataklar savaşların gidişatını değiştirecek.
Şimdilik buraya kadar
Oyun boyunca çeşitli yerlerde bulunacağız, farklı karakterlerle etkileşime gireceğiz. Yapacağımız görevlerin tek düze olmayacağı ve çeşitli çözüm yollarına sahip olacakları söyleniyor. Grafiksel anlamda yapım çok fazla şey vaat etmese de, içerik olarak çeşitli ve ilginç olacağına benziyor. 2009’un üçüncü çeyreğinde piyasaya sürülmesi beklenen A Farewell to Dragons, PC platformu için raflardaki yerini alacak.
Yorumlar (6)
2nci ekran görüntüsü "Konung 2" nin CD kapağındaki resme çok benziyor. O da rusların yaptığı eski bir oyundu. Herhalde aynı illüstratör ile çalışmışlar.
Türkiye'de kaliteli oyun yapabilecek eleman çok ama mali kaynak yok. Kaliteli bir oyun için gerekenler çok fazla; seslendirmeler için ses sanatçıları, grafikler için gerçek insan modeller, dağıtım, pazarlama, reklam derken Türkiye'de ne kadar iyi programcı olsa da biri çıkıp ortaya büyük bir para koyup bir oyun stüdyosu kurmadığı sürece daha Türklerin oyun yapması zor. Bir de Ruslar, bilgisayar konusunda Türklere göre daha ileri zaten. Bir arkadaş lisanssız yazılım kullanımını kıyaslamış, aramızdaki fark burada ortaya çıkıyor zaten. Türkler deli gibi korsan kullanıyor, Ruslar korsanı hem üretiyor hem de kullanıyor.
bu güne kadar kaç tane adam gibi oyun yapıldı da almadık.yapılan türkçe oyunlar tam bir rezaletti.evet korsan indirip alabiliriz ama kaliteli bir yerli oyun çıktığı zamanda gider alırız.tek eksi henüz türkiyede kaliteli oyun yapabilecek elemanlar yok yaptıklarıda çok sönük kalıyor diğerleri yanında.ayrıca oyunun çok satmasını istiyorlarsa Multi kısmına ağırlık vermeleri gerekmektedir.Düşünsenizse cod2 gibi bir oyunu türkçe oynadığınızı sesler filan mütiş olurdu:)(misafir7)
Bu ruslardan nefret eder oldum öyle kapağa güzel kız koymakla iyi oyun olmuyor ne yazık ki:)
ama sonuçta ruslar yapmaya başladı bizimkilerde başlasa iyi olur ki crysis in türkiye satış rakamlarından ea games de crytek de memnundu siz yapın alınır o en azından denenmeli
Ruslar bile derken.... Yazılım piyasasının en güçlü elleri Hindistan ve Rusya'dır.. Peki Ruslar neden oyun yapmıyorlar? Rusya da Türkiye gibi.. Teknolojinin kural tanımaz toprakları.. Lisanssız yazılımı en çok kullanan 2 ülke.. Hal böyle olunca.. iş yapanlar para kazanamıyor.. Amerika'da parasız mp3 bile inmiyor.. Bizde i-phone'lara bile kırılıyor.. Saygılar..