
Resonance adlı yapım, sitesinden herkesin indirip deneyebileceği Adventure Game Studio (kısaca AGS) ile yapılmış bağımsız bir macera oyunudur. Retro tarzı ile dikkat çeken ve sizleri geçmişe götüren Resonance, dediğim gibi 2012 yılında piyasaya sürülmüş ve AGS tarafından en iyi animasyon, senaryo, seslendirme, müzikler gibi birçok dalda ödülü de toplamıştır.
Peki, Resonence bizlere ne sunuyor? Hikâyede Dr. Javier Morales, insanoğlunun geleceğini etkileyecek büyük bir buluşa imza atmıştır. İcat ettiği makine ile enerji elde edilebilmekte ve insanlığın en büyük sıkıntılarından birisi olan enerji sorununa belki de kökten çözüm getirilebilecektir. Peki, bu makinenin negatif bir yönü yok mudur? Bu makine kötü emellere alet olursa ve ne olacaktır? Enerji yaratılan bu makinenin bir silaha dönüştürülmesi Dr. Morales’in en büyük korkusudur ve bu yüzden de makinenin geleceği ile ilgili büyük bir ikilem yaşamaktadır. Ya tüm risklere rağmen makinesini kullanıma açacaktır, ya da onu yok edecektir. Lakin Dr. Morales’in bunları düşünmesine hiç gerek yoktur çünkü çok geçmeden kendisi “gizemli” bir kazaya kurban gidecektir.

Resonance’a Dr. Morales’in asistanı olan Ed ile başlıyoruz. Ed çalıştığı laboratuara doğru yola koyulurken yolda güzel bir bayan olan Anna ile tanışır. Ed laboratuara vardığında mekânın halinin vahim olduğunu görür. Laboratuarda bir şeyler olmuştur ve ağır yaralı Dr. Morales ölmüştür. Otopsi için de hastaneye kaldırılmıştır. Olayla görevli polis memuru Dedektif Bennett’tir. Bu arada, bağımsız bir gazeteci ve blog yazarı olan Ray de Antevorta adında gizemli bir organizasyonun peşindedir. Ray’in elde ettiği son ipucu onu Dr. Morales’in götürüldüğü hastaneye yönlendirir. Burada da Ed ve Dedektif Bennett’le tanışır. Tesadüftür ki Ed’in metroda tanıştığı Anna da bu hastanede doktordur. Ed yeni tanıştığı bu insanlara Dr. Morales’in “Resonance” adındaki çığır açan icadından bahseder birbirlerine yabancı dört insan, Ed, Bennett, Ray ve Anna olayların arkasındaki sır perdesini kaldırmak için iş birliğine girerler.
Bulmacalar pek fazla zorlu değil. Bu bakımdan zorlayacak tek kısım hangi karakterin neyi nerede kullanması gerektiğini çözmek. Envanterde karakterler arasında bolca nesne alıp vereceğiz ama her karakter de her nesneyi kullanamıyor, daha doğrusu doğru yere gidemiyor. Her karakterin kendine has bir özelliği ve gidebileceği bir yer var. Yani Ed’in gidebileceği bir yerdeki kapıyı açmak için gerekli anahtarı Anna’ya verirseniz bir amaca ulaşamazsınız. Ayrıca bilgisayar hackleme, mini oyunlar ve diyalog bulmacaları da oyuna bolca yer verilmiş. Anlayacağınız bulmacalar öyle çok zor değil ve gayet yaratıcı olmakla beraber zevkliler de.

İlk paragrafımda da belirttiğim üzere oyun Retro, yani nostaljik grafiklerle karşımıza çıkıyor. Eski tarz, köşeli ve piksel karakterler var karşımızda. Resonance karşısındakine eski macera oyunlarının havasını oldukça başarı ile yansıtıyor. Tek sıkıntımız 640*480 çözünürlük. Özellikle büyük ekranlara sahipseniz ekranın ortasında bir kareye mahkûm olabilmeniz mümkün. Bunun dışında grafiklerde göze batan, burası olmamış dedirtecek bir durum yok. Oyunda pek fazla müzik çeşidi yok ama olanlar da hiç fena değil ve oyunun sunduğu atmosfere yakışmış. Özellikle başarılı olan ise seslendirmeler. Düşük bütçesi ve AGS gibi her isteyenin bilgisayarına yükleyebileceği bir program ile hemen her karakter seslendirilmiş ve mümkün olanın en iyisi yapılmaya çalışılmış. Çok büyük bir profesyonellik yok ama verilen emek kendini gösteriyor ve takdiri hak ediyor.
Günümüzde belki birçoğumuz artık eski tarzda, piksel grafikli macera yapımlarına biraz tereddütle yaklaşıyoruz ve ince eleyip sık dokuyoruz. Şahsen ben de onlardan birisiyim ve söyleyebilirim ki Resonance oldukça başarılı bir yapım ve bu tarza şüphe ile yaklaşıyorsanız bile bir göz atmanızı önerebilirim. Çünkü Resonance sağlam kurgusu ve farklı dört karakteri ile kendini kanıtlamayı başarmış bir yapım.

Bir sonraki haftaya konuğumuz en eskilerden Woodruff and The Schnibble of Azimuth.
Yorumlar (1)
Tebrikler!