Resident Evil 3: Remake İnceleme

Platformlar PC, PlayStation 4, XBox One
Resident Evil 3: Remake İnceleme
  • Yapımcı - Yayıncı Capcom - Capcom
  • Çoklu Oyuncu: Var
  • Oyun Türü: Korku,Macera
Merlin Puanı 75
9 Kişi Oyladı
Okur Ortalaması%58
Artılar + Grafikler şahane gözüküyor
+ Silahların vuruş hissi harika
+ Yenilenmiş müzikler
+ Bazı karakterler orjinal oyundakinden daha işlevsel hale gelmiş
+ Mulitplayer oyun Resistance ile birlikte geliyor
Eksiler - Oyunun hikayesi çok kısa
- Resistance hem dengesiz hem de fazla tekrar ediyor
- Nemesis’in potansiyeli hiç kullanılmamış
- Aksiyon ile Survival Horror arasında sıkışmış oynanış
- Orjinalinde olan bir çok özellik kaldırılmış
- Ulaşılabilecek tek bir son var
Özel İnceleme
Samet Basri Taşlı
Samet Basri Taşlı 6.04.2020 - 15:26

Serinin en sevilen oyunlarından birinin yenilenmiş versiyonu olan Resident Evil 3: Remake inceleme köşemizin yeni konuğu oluyor.

Resident Evil 3: Remake İnceleme: Survival Horror türünün en önemli isimlerinden birisi olarak anılan Resident Evil serisi, dördüncü oyun ile birlikte farklı türlere doğru geçiş yapmış ve serinin eski hayranlarını üzmüştü. Yedinci oyun ile, korku ve gerilimi geri getirerek, eski hayranlarını da sevindiren Capcom, geçtiğimiz yıl yayınlanan Resident Evil 2 Remake ile “Sonunda köklerine geri dönüyor.” düşüncesinin yayılmasına sebep olmuştu. Resident Evil 2 Remake’in çıkışından bir yıl sonra, bu defa üçüncü oyunun yeniden yapımı ile birlikteyiz.

Resident Evil 3: Remake İnceleme

1999 yılında çıkan Resident Evil 3: Nemesis, ikinci oyundan yalnızca bir yıl sonra yayınlanmış ve Racoon City’nin geri kalanını da oyunculara açmış bir oyundu. Büyük kısmı polis karakolunda geçen ikinci oyunun aksine, karakterimiz ile gezebileceğimiz bir şehir ve bu şehri bize dar edecek bir düşman ile karşı karşıyaydık. Resident Evil 3 Remake, orjinal oyunun sunduklarını ne kadar başarılı bir şekilde yeni nesile getiriyor, beraber inceleyelim. 

Jill'in değişen tasarımına kısa bir süre sonra alışmaya başlıyorsunuz

Bu defa, ilk oyundan tanıdığımız S.T.A.R.S üyesi Jill Valentine’ın hikayesini tecrübe ediyoruz. Birinci oyunda gerçekleşen olayların ardından açığa alınan Valentine, şehirden ayrılmak için gün sayarken salgın ortaya çıkıyor. Şehirden kurtulmak için verdiğimiz mücadelede yalnız değiliz. Umbrella şirketinin taktik kuvvetlerinin bir üyesi olan Carlos Oliveira’da, sivilleri kurtarmak ve yukarıdan gelen emirleri yerine getirmek için bizimle birlikte savaşıyor.

Virüsün ele geçirdiği şehir halkı yetmezmiş gibi, yalnızca Jill’i hedef alan devasa bir yaratık da, şehirde başlayıp Umbrella laboratuvarlarına kadar giden maceramızda bize eşlik ediyor. Orjinal oyuna adını veren Nemesis, tek amacı Jill Valentine’ı avlamak olan bir ölüm makinesı. Kesinlikle durdurulamaz bir düşman olan Nemesis’i gördüğünüzde, elinizdeki tek seçenek kaçmak. En baştan belirtmem gerekiyor, ben oyunların yeniden yapılması olayını kesinlikle destekliyorum. Videoları yüksek çözünürlüğe çıkarıp, eskiden teknik kısıtlamalar yüzünden kabullendiğimiz hantal sistemlere dokunmadan yayınlanan remastered oyunları ise çok sevmiyorum. Resident Evil 3: Nemesis içeriği ile Remake sürümü arasındaki farkları karşılaştırırken, elimden geldiğince tarafsız olarak bakmaya çalışacağım.

Raccoon City sokakları oyunda uğrayacağınız ilk mekanlar arasında yer alıyor.

Hikaye oldukça ilginç bir başlangıç yapıyor. Birincil görüş açısından Jill’in apartmanında başladığımız oyun, Nemesis’in kendini tanıttığı sahnede üçüncü görüş açısına geçiyor. Şehir içinde koşuşturup, diğer karakterler ile tanışmaya başlarken, yavaş yavaş bu oyunun Resident Evil 3: Nemesis’den farklı olacağını anlıyorsunuz. Aslında RE3: Nemesis’in yeniden yapımını değil de, geçtiğimiz yıl çıkan Resident Evil 2 Remake için tekrar yorumlanmış bir devam oyununu oynuyoruz. Oyunun grafikleri kesinlikle harika gözüküyor. Karakterlerin detayları, düşmanların hasar aldığı zaman verdiği tepkiler ve üzerlerinde bıraktığınız izleri net bir şekilde görebiliyorsunuz. Sıktığınız mermilerin nereye isabet ettiğini görebiliyorsunuz ve düşmanlara verdiğiniz hasarlar sonucu kol ve bacaklar kopabiliyor. Peşinizde düşmanlar varken, özellikle yüksek zorluk seviyelerinde, fazla dikkat edemeyeceğiniz detaylar olsa da, ayrıntı seviyesi oldukça güzel.

RE Engine, Raccoon City’nin canlı ışıkları altındaki binalarını ve gayet ölü olan sakinlerini oldukça başarılı bir şekilde sunuyor. Etrafta gerçekleşen yıkımı görüyor, hala sağlam duran birkaç dükkanın ne kadar güzel gözüktüğünü takdir edebiliyorsunuz. En azından peşinizde Nemesis olmadığı zamanlarda.

Resident Evil 2’den tanıdığınız enfekte olmuş insanlar, zombi köpekler ve böceklerin yanı sıra, bu oyun ile birlikte tanışacağınız yeni düşmanlar da bulunuyor. Laboratuvar ortamında üretilmiş Hunter isimli yaratıklar, hem dayanıklı hem de tek darbede işinizi bitirebilecek kadar güçlü. Tek başlarına bile sağlam mücadeleler koyan yaratıklar, yanlarında “Bir ısırık alayım” diye size sarılan zombilerle birlikte geldiğinde, bir önceki kayıt noktasına tekrar dönme ihtimaliniz oldukça yüksek.  Düşmanın çeşitli yerlerine nişan alıp, vurduğunuz noktaya göre farklı tepkiler aldığınız bir sistem olsa da, bunun oyunda çok etkili olduğunu söyleyemeyeceğim. Standart bir zombinin kafasına tabanca ile 3 ya da 4 vuruş yapmanız gerekiyor. Zorluk seviyesine göre bu artabiliyor. Bu defa kırılmayacağını söyledikleri bıçak ise kutu kırmak dışında bir işe yaramıyor. Oyun boyunca dövüşmekten çok kaçmamızı istemişler gibi hissettim. Yeni eklenen savuşturma mekaniği de bu düşüncemi destekliyor gibi. 

Nemesis tıpkı orijinalinde olduğu gibi oyun boyunca başımıza bela oluyor

Orjinal oyunda bulunan bulmacaların çoğu Remake sürümde yok. Oyunun bulmacaları terk edip aksiyona kaydığını hissediyorsunuz. Burası bir şehir ve ikinci oyundaki polis merkezine oranla daha fazla zombi var. Zaman zaman düşmanlarla savaşmak kaçınılmaz. Ama aksiyon mekanikleri kalabalık savaşlara uygun olmadığı için, burada da problem yaşıyorsunuz.

Oyuna ekledikleri savuşturma mekaniği kaçmak için çok iyi değil. Mükemmel bir zamanlama ile  düşman saldırılarından kaçmak mümkün olsa da, normal savuşturma hareketleriniz “hitbox” alanı yüzünden faydasız hale geliyor. Şöyle açıklayayım, siz savuşturuyorsunuz, zombi ıskalıyor ama aradaki boşlukta bulunan hitbox yüzünden bir anda arkanıza ışınlanıp boynunuzdan bir ısırık alabiliyor. Ya da savuşturma sırasında, herhangi bir şekilde dokunulmazlık (i-frame) sahibi olmadığınız için, diğer zombi sizi yakalayabiliyor ve buna karşı hiçbir şey yapamıyorsunuz. 

Şehirde geçen kısımda bir aciliyet hissi var. Sanki oyun, elinden geldiğince hızlı bir biçimde sizi şehirden çıkarıp, kapalı alanlara götürmeye çalışıyormuş gibi hissediyorsunuz.

Zombiler sizi yakaladığında ekrana bir tuş çıkıyor ve buna sürekli basarak kurtulacağınız hissiyatına kapılıyorsunuz. Öyle bir şey yok. Boynunuzu da yakalasa, ayakkabınızın ucunu da yakalasa o ısırığı alıyor. Sürekli olarak tuşa basmanın tek getirisi, görsel olarak değişiklik olmasa bile daha az hasar almanız. Kendi boyundan büyük ekipmanları taşıyabilen bir karakter ile oynasak da, ayağımıza takılıp yukarı tırmanan ve aheste bir şekilde boynumuzu ısıran zombiye tekme atmaktan aciz durumdayız.

Oyunun asıl yıldızı, hepimizin heyecanla beklediği Nemesis’e gelelim. RE2 oynayanlar Mr. X’i kesinlikle hatırlıyordur. Nemesis’de bu oyunda aynı görevi üstlenen düşmanımız. Şehir içinde sizi takip ediyor, tam kurtulduğunuzu sandığınız sırada önünüze atlıyor ve en güçlü silahlarınızla saldırsanız bile, yalnızca kısa süre etkisiz hale gelmesini sağlayabiliyorsunuz. Çöp torbaların zımbalarla tutturmuşlar gibi gözüken yeni tasarımını çok sevmesem de, şehir kısımlarında bizi kovaladığı bölümler oldukça keyifliydi.

Carlos'un saçını beğenmediyseniz, ayarlardan imajını değiştirmek mümkün.

Orjinal oyuna adını veren Nemesis görüntü olarak oldukça korkutucu olsa da, yeterince iyi kullanılmadığını düşünüyorum.Eskiden sizi sürekli takip eden, en beklemediğiniz anlarda karşınıza atlayan Nemesis, Remake'in ikinci yarısından itibaren sinematik sahneler ve boss dövüşleri için kullanılan bir karakter haline geliyor. Kendisine karşı yaptığımız dövüşler ise, özellikle son bölümlerde “Eee bu öncekinin aynısı” düşüncesini oluşturuyor. Eskiden Nemesis’in ne zaman ortaya çıkacağı ya da sizi ne kadar kovalayacağı hakkında bir fikriniz yoktu ve oyunun en gerilimli noktalarından birisi de buydu. Resident Evil 2’nin Mr. X ile vermeyi başardığı gerilim hissi, aslında Nemesis’in de sahip olması gereken bir özellik olmalıydı. Şehir içinde gezinirken aniden karşımıza çıkması gerginliğini yaşamak çok iyi olabilirdi. 

Resident Evil 2’nin aksine, bu oyuna tek bir karakter ile başlasanız da, Jill Valentine oyunun tek kontrol edilebilir karakteri değil. Hikaye boyunca karşılaştığınız Carlos Olivera’da bir süreliğine kontrol edilebiliyor. Otomatik tüfeği ve zombileri yumruklamaya da yarayan kaçınma özelliği ile dikkat çeken Carlos, hikayenin Resident Evil 2 ile bağlandığı kısımları da görmemizi sağlıyor. Kısa da olsa, değişiklik iyi geliyor.

Oyun hakkında bir sürü şey yazdım, grafikler çok güzel, oynanış kötü değil, birden fazla oynanabilir karakter, yeni düşmanlar ve en azından çok da kötü olmayan bir Nemesis var. Ama en önemli eksiği sona sakladım. Oyun çok kısa. İlk defa Resident Evil oyunu oynayan birisi, normal zorluk seviyesinde, iki  ya da üç oturuşta oyunu bitirebilir. Çizgisel bir oynanışa sahip olan oyun, ortalama 7 saatlik bir oyun süresi sunuyor. 

Orjinal oyunda bulunan seçim yapma özelliği ve normalde ziyaret edebileceğimiz bazı bölgelerin, yeni hikayeyi anlatmak amacıyla kaldırılmış olması eski hayranları üzse de, beni çok rahatsız etmemişti. Sonuçta yeni bir hikaye anlatmak istiyorlar ve bunu daha çizgisel bir şekilde yapmak onların tercihi. Ama anlatılan hikayenin hem kısa hem de “ortalama amerikan filmi” tadında sonlanması can sıkıcı olmuş. “Bunun için mi kestiniz bir sürü özelliği?” diye düşündürüyor.

Oyunun hikayesi benzer başlıyor ama sonlara doğru siz de neler olduğuna anlam verememeye başlıyorsunuz

Şehirde geçen kısımda bir aciliyet hissi var. Sanki oyun, elinden geldiğince hızlı bir biçimde sizi şehirden çıkarıp, kapalı alanlara götürmeye çalışıyormuş gibi hissediyorsunuz.Bu da hem Nemesis’in eski ağırlığını ortadan kaldırıyor hem de oyunun sahip olduğu potansiyeli kullanmadan, hızlı bir biçimde bitmesine sebep oluyor. Sanki oyunu çıkarmak için acele etmişler gibi hissediyorsunuz. Orjinal oyunda bulunan Mercenaries modunun kaldırılması da, oyun bittikten sonra yapabileceğiniz etkinlikleri kısıtlıyor. Oyunu bir kere bitirdikten sonra, daha zor modlarda oynamak ya da “hiç save almadan oynamak”, “tabanca harici silah kullanmama” gibi mücadeleler ile oyunu bitirmek dışında bir seçeneğiniz yok. Bir de, multiplayer oynamak isterseniz Resistance var.

Resistance, Capcom’un Resident Evil evreninde geçen multiplayer oyun modu. Dead By Daylight tarzı, kapalı alandan kurtulmaya çalışan dört deneği avlamaya çalışan bir bilim insanını (Mastermind) konu alan oyun, hoş bir fikir gibi gözüküyor. 6 karakter arasında seçim yapan denek ekibi, bilim insanının kurduğu tuzakların ve yerleştirdiği düşmanların arasında bulmacaları çözerek, araştırma tesisinden kurtulmaya çalışıyor. Mastermind ise, tuzak kurmanın yanı sıra, zombileri ya da Mr. X’i kontrol edip, hiçbir deneğin kaçmaması için çalışıyor.

Aslında RE3: Nemesis’in yeniden yapımını değil de, geçtiğimiz yıl çıkan Resident Evil 2 Remake için tekrar yorumlanmış bir devam oyununu oynuyoruz.

Hem denek hem de Mastermind olarak oyunu deneme şansım oldu. Denekler olarak oyunun başında ekipman alıyor ve takım çalışması yaparak kaçmaya çalışıyoruz. Önümüzde yoktan var olan zombileri, daha yerinden kalkamadan öldürmek, Mr. X peşimize düştüğünde kaçmak eğlenceli gibi seçeneklerimiz var. Her karakterin kendi yetenekleri var. Bir karakter yakın dövüşte iyiyken, diğer Mastermind’ın takip kameralarını devre dışı bırakabiliyor. Mastermind olarak oynadığımda ise, sürekli aynı şeyleri yapmak zorunda kaldığımdan, hızlı bir şekilde sıkıcı hale geldi.

Resistance ayrı bir oyun olarak bakıldığında, multiplayer hayatta kalma oyunları arasında çok parlak gözükmüyor. Karakterler dengesiz, oyun kendini çok fazla tekrar ediyor ve en önemlisi, oyuncu sayısının azlığı yüzünden uzun bekleme süreleri var. Oyun içi para ile satın alabileceğiniz kozmetik eşyaların yanı sıra, karakterleri güçlendirebilecek güncellemeler de bulunuyor. Oyun içi dükkandan alışveriş yapabileceğiniz puanları oynayarak kazanabileceğiniz gibi, mikro ödemeler aracılığıyla satın almanız da mümkün.

Aslında kendi başına bir oyun olarak hazırlanan Resistance geçtiğimiz yıl internete sızdırıldığında büyük gürültü koparmıştı.Daha önce multiplayer oyunlarda başarısız bir performans sergileyen Capcom, oyun hakkında iyi yorumlar almadı. Resident Evil 3 Remake’in duyurulması ile birlikte, Resistance’ın ana oyun ile birlikte yayınlanacağı ortaya çıktı. Resistance açısından iyi bir karar, çünkü tek başına ne kadar iyi bir satış sergilerdi düşünemiyorum. 

Multiplayer modu olan Resistance, oyun süresini az da olsa arttırmayı başarmış.

Sonuç olarak Resident Evil 3 Remake, orjinal oyunu baştan yorumlayan bir yapım olmuş. Orjinal oyunun yeniden yapımı değil, geçtiğimiz yıl yayınlanan Resident Evil 2 Remake’in devam oyunu olarak hazırlandığını söylemek yanlış olmaz. Oyunda, hem hikaye hem de oynanış açısından, harcanmış bir potansiyel var ve bu gerçekten dikkat çekiyor. Ama oyunun şu haliyle kötü olduğunu söylersem, büyük bir haksızlık yapmış olurum. Seriye yeni nesilde ilk kez giriş yapan bir oyuncuysanız, bu oyundan kesinlikle keyif alırsınız. Oyun ilginizi çektiyse, orjinal versiyonuna da bir göz atmanızı kesinlikle öneriyorum. 

Resident Evil 3 Remake ve yanında gelen Resistance, kendi başlarına 60 dolarlık fiyatı hakeden oyunları değil. Resident Evil 2 Remake sonrasında daha fazlasını bekleyenler hayal kırıklığına uğrayacaktır. Yine de Survival Horror türüne ait çok fazla oyun olmaması, yanında multiplayer bir oyun olan Resistance’ın da bulunması göz önüne alınarak, bir şans vermeye değer diye düşünüyorum. 

Yorumlar 52
MK Okuru
MK Okuru 2.06.2020 04:26
Kalan Karakter : 300 Gönder
burak_55
burak_55 6.04.2020 17:17
Bende bu inceleme yazısının incelemesini söyleyeyim. Sırf inceleme yayınlamak için hızlı oynanmış oyun incelemesi okudum sanki.
MK Okuru
MK Okuru 5.05.2020 14:18
Anca bok at mal herif
burak_55
burak_55 7.04.2020 00:07
RE2'nin DLC Paketi gibi olmuş desene
Solufain
Solufain 6.04.2020 20:27
Selamlar. Aslında baştan sona, her şeyi araştırarak oynandı. Oyun "o kadar" kısa ki, ikinciye başlayıp kaçırdığım bir bölgeye ulaşmam 1 saat sürdü.
Kalan Karakter : 300 Gönder
Phoenixboy
Phoenixboy 6.04.2020 20:33
İnceleme yerinde olmuş. Kesinlikle tüm eksilere katılıyorum. Özellikle "Nemesis’in potansiyeli hiç kullanılmamış" kısmına. Metrodan şehir içine geçtiğimiz andan itibaren sokaklarda rastgele önümüze çıkıp, bizi kovalaması gerekirdi. Böylelikle oyunun gerilim hissi artardı.Onun dışında şehirde geçen kısım daha fazla uzatılmalıydı ya da öyle alanlar olmalıydı. Şehir kısmının tadı damağımda kaldı diyebilirim. Oyun sahip olduğu potansiyeli %100 kullanmamış ama yine de zevkli bir oyun.
MK Okuru
MK Okuru 5.05.2020 14:14
Phoneix yaşın kaç bilmiyorum ama 20 yıl önce oynamış olman için en az 27 olduğunu düşünüyorum. Ki bu daha kötü asdfghasd diye yorum yapan en az 27 yaşında bi insan. Bilemedim bi 27 sene daha yaşaman lazım bence.
MK Okuru
MK Okuru 7.04.2020 17:38
Phoenixboy he he tabi canım 20 sene evvel oynadın. Sonra gittin gamecube de oynadın bizde yedik. Asdfg diye gülmenden belli yaşın ve yalanın.
MK Okuru
MK Okuru 7.04.2020 12:57
İncelemeye ve yoruma kesinlikle katılıyorum kardeşim. Eski oyunun heyecanıyla bende oyunu erken erişimde satın aldım ve oyun açılabilir olur olmaz başladım. Ancak hem çok kısaydı hemde nemesis germedi. Hatta standart zorlukta gördüğüm her yerde nemesisi yatırdım aldım kutısunu yani.
Phoenixboy
Phoenixboy 7.04.2020 12:30
2000'li adam...asdfdsgdf. Allahım ya ahahaha. Ben Orginal Resident Evil Nemesis'i 14 yaşındayken ps1 oynadım..Velet. Yani bundan 20 yıl önce. Ondan sonra da gamecube'te daha sonra psvita'da defalarca bitirdim. Senin gibi boş yorum yapmam yani.
MK Okuru
MK Okuru 7.04.2020 08:30
Yav he he. 2000 li adam 99 yapımı oyunu eleştiriyor vay arkadaş.
Kalan Karakter : 300 Gönder
MK Okuru
MK Okuru 11.04.2020 04:47
Oyun kısa o parayı hak etmiyor diyenler sana ne para benim param ister yakarım ister oyuna veririm her oyun açık dünya sıkıcı birbirinin tekrarı yada 15 saat çizgisel uzattıkça uzatılan pembe dizi gibi olmak zorundamı ben re fanıyım destek için aldım oyunu
MK Okuru
MK Okuru 29.04.2020 20:43
Bu oyunun Speedrun'ı dünya rekoru ile 48 dakikada falan bitirilmiş. Halbuki RE2 Remake de 45 dakikada bitirilmişti. İki oyunun da oynanma süreleri hemen hemen aynı. Bu oyunu öncekiyle kıyaslayıp kısa demek neyin kafası anlamıyorum. Koronavirüsten beri zaman ve süre algılayışımız evrildi galiba?!
Kalan Karakter : 300 Gönder
MK Okuru
MK Okuru 10.04.2020 23:11
incelemeyi yapan arkadaş; Oyun 7 saatte bitmiyor arkadaşım.. Ben oyunu bitirdim, 5 saate yakın bir sürede oyun bitiyor.. oda oyalana oyalana... keşke bu oyunları gerçekten zamanında oynamış, serinin nostaljik değerini ve benzer düşünen hayranları üzerindeki etkisini bilen profesyoneller yapsaydı..
Naru61
Naru61 29.04.2020 14:25
evet taniyorum canli yayinlarini izliyorum.Oyun tarzini biliyorum.RE3 yayini izledim bitirene kadar.Sen nerden taniyorsun acaba?
MK Okuru
MK Okuru 21.04.2020 20:36
Mk okuru kesinlikle sana şurda katılıyorum. Maalesef eski oyumları oynayıp hayranı olan bir oyuncuyum. Fakat bu yeni yapımlar maalesef umduğumu hiç karşılamadı. Hayal kırıklığı yarattı bende. Hatta oyun bitince nasıl yani bu kadar kısa ve kısa olamaz dedim. Yazık oldu versiğim paraya ??
MK Okuru
MK Okuru 21.04.2020 12:42
Naru61 sanki sen tanıyosun :))
Naru61
Naru61 19.04.2020 06:39
İnceleyen kişiyi tanımadığınız ap açık ortada.
Kalan Karakter : 300 Gönder
Bunları Kaçırma