Oh Romeo!!!
SCAR sizi, oynamaya başladığınız andan itibaren bambaşka bir tatla sarmalamıyor belki ama içinde farklı bir şeyler içerdiğinin sinyallerini daha oyunu açar açmaz veriyor. Giriş videosu gerçekten de çok güzel ve o sırada çalan müzik fazlasıyla hoş, işte bu güzel bir başlangıç. Onun hemen ardından da sade ve göz yormayan mönüsüyle oyun bizi selamlıyor. Arka planda sürekli dönüp duran videonun önünde, mönü seçenekleri basit puntolarda yer almış vaziyetteler. İlk olarak, artık her oyundan alıştığımız profil yaratma işlemini gerçekleştiriyoruz; ardından da oyun modlarının ve diğer seçeneklerin yer aldığı ekranla buluşuyoruz. En üstte bulunan Dynasty Mode seçeneği ile kariyer yapma imkanınız varken, onun hemen altındaki Instant Action’da da Dynasty Mode ile açtığınız araçlarla ve pistlerde yarışma imkanına sahipsiniz.
Oyunun asıl tadının çıktığı yer ise tabi ki Dynasty Mode. Gerçekten de fazlasıyla derin ve size 80’den fazla yarış yaparak kendinizi geliştirme imkanı sunuyor. Dikkat edin; “kendinizi geliştirmekten”, yani sürüş kabiliyetlerinizi yükseltmekten bahsediyorum. Dynasty Mode süresince yarıştığınız çeşitli parkurlarda dereceye girip yetenek puanı kazanarak ve bazı önemli yarışları kazanarak elde edeceğiniz kask, eldiven gibi sürüş takımlarını yarış boyunca üzerinize geçirerek sürüş puanlarınızı yükseltiyorsunuz. Bu gerçekten de oyunun en büyük özelliklerinden ve oyuna başladığınız anda bütün güçleriniz sıfır iken, artan seviye düzeyiniz ile her özelliğinizin puanı da yükseliyor; sonuçta virajları daha rahat alıyor, arabayı daha çabuk ivmelendirebiliyor ve otomobilin içinde daha performanslı oluyorsunuz. Üstüne üstlük, bu saydığım duyuların hepsini birden yarış sırasınca adam gibi hissediyorsunuz. Hele bir de elinizin altında direksiyonunuz varsa, hiç kimse sizin keyfinize yaklaşamaz.
Dynasty ile kariyer yapmaya başladığınızda karşınıza üç farklı seçenek daha çıkıyor. Bunlar; Tours, Challenges ve Time Assault. Time Assault dışında kalan iki seçeneğin kendilerine ait birbirinden farklı beşer alt başlığı daha bulunuyor. Tours adı altında, ilk olarak, beş ayrı zorluk seviyesinden birini seçiyor ve ardından da çeşitli yarışlara katılarak deneyim puanınızı yükseltiyor, seviye atlıyor ve daha zor olan yarışları aktif hale getirebiliyorsunuz. Her zorluk düzeyinin altında ise dörder tane, her birinde birbirinin aynısı olan yarış çeşitleri yer alıyor. Hepsindeki asıl amacınıza deneyim puanınızı yükseltmek diyebiliriz. Bazılarında az önce bahsettiğim eldiven, kask, yarışçı tulumu gibi ekipmanları kazanabiliyorsunuz; o da o yarışın ekstra ödülü olmuş oluyor. Sırayla takip ederek dördüncü bölüme geldiğinizde dokuz turluk şampiyonluk yarışına çıkıyorsunuz ve birinci geldiğiniz takdirde o zorluk düzeyini bitirmiş oluyorsunuz. Yazıya dökünce çok sıradan ve bayağı gibi görünebilir; ama oyun gerçekten de zevkli.
Bu yarışa kalp dayanmaz... valla
Dynasty moduna başladığınızda seviye atlayabilmek için Rookie Tours ile işe başlıyorsunuz. Her yarışta, ilk beşe girmeniz şartıyla, belirli bir miktar deneyim puanı kazanıyorsunuz ve bir sınırı geçtikten sonra elde ettiğiniz bir puanı geliştirmek istediğiniz yeteneğe ekleyerek yükselmeye başlıyorsunuz. Bunlar arasında yol tutuşu, hızlanma ve dayanıklılığa bildik özellikler denebilir. En ilginci ise kalp sağlığınız. Şaka yapmıyorum; üstelik oynanışta da epey etkili. Zaten yarış ekranına geçtiğinizde ekranın sağ kısmında mavi ve yeşil çubuklar gözünüze ilişecektir. İşte bunlardan yeşil olanı sizin kalp sağlığınız demek oluyor. Rakipleriniz arkanızdan size iyice yaklaştıklarında bu çubuk ve üzerindeki sayı yavaş yavaş veya, duruma göre, son sürat aşağıya hareket ediyor ve en sonunda sıfırlandığında ekran birbirine karışıyor. Ölüm gibi bir şey söz konusu değil; fakat birkaç saniyeliğine ekran parlamaya ve bir miktar karışmaya başlıyor. Motorun sesi ise bu sırada ortadan kayboluyor ve yerini nefes alış verişe ait seslere bırakıyor. Olayın esprisi sizin dikkatinizi dağıtmak. Nadiren de olsa, özellikle kariyerinizin başlarında buna alışık olmadığınız için etkilenebiliyorsunuz; ama ilerledikçe ve bununla birkaç defa karşılaşınca tepki vermez oluyorsunuz; sanki hiçbir şey olmamışçasına yolunuza devam bile edebiliyorsunuz. Rakipleriniz ise bundan çok fazla etkileniyorlar ve araçlarının kontrolünü bir anlığına kaybedebiliyorlar. Özellikle keskin bir viraja yakın ya da toprak bir zemin üzerinde iken bu durumları onlar için ölümcül olabiliyor. Bunun etkisini ve uygulamasını sizin açınızdan daha farklı ve gerçek manada da etkili yapabilirlerdi. Yalnız, hak vermek gerekir ki, fikir gayet güzel.
Oyunun kalp sağlığına benzer bir diğer hoşluğu ise Tiger Effect adı verilen özelliği. Aynı adlı yetenek puanınıza göre bunu kullanabiliyorsunuz ve eğer yarış içerisinde zamanlamanızı iyi tutturabilirseniz çok çok faydalı oluyor. Her kullanışınızda yarışı bir saniye geriye çekiyorsunuz ve seviyeniz arttıkça bu hareketi art arda defalarca tekrar ederek yaptığınız kazaları olmamışçasına atlatma imkanına bile neredeyse sahip olabiliyorsunuz; istediğiniz anda kullanarak yaptığınız hatayı çok az da olsa telafi edebiliyorsunuz. En az kalp olayı kadar orijinal ve fazlaca işe yarar bir özellik.
Bir tane Alfa Romeo’m yok diye yerinmezdim; ama şimdi onlarcasını ne yapayım!??
Oyunun ismi Alfa Romeo olduğu için Alfa Romeo’nun bildiğimiz tüm modelleri burada yerini almış durumda. Araçların modellemeleri gayet hoş, duruşuna göre nasıl bir sürüş sunabileceği rahatlıkla anlaşılabiliyor; eh normalinin de bu olması gerekmez mi zaten?! Araç seçim ekranında sağ tarafta arabanın hangi özelliklerde güçlü olduğunu grafik halinde görüyorsunuz. Dynasty modu sırasında çıkacağınız yarışlarda istediğiniz arabayı seçmenize izin verilmiyor; oyun size o yarış için hangi arabayı öneriyorsa onunla yarışmak zorundasınız.
Kamera açısından fazlaca bir alternatif ortaya koymuyor SCAR, beklentimin aksine üstelik. Ben bu oyunda arabaları kokpitlerden kontrol edebilme imkanımızın olmasını beklerdim. Hayal kırıklığı yaşamadım belki; ama keşke olsaydı demeden de edemeyeceğim. Araba yarışlarını benim gibi tampon kamerasından oynamayı sevenler ise resmen yaşadılar. Son zamanlarda oynadığım araba yarışlarında belki de en iyi tampon kamerası bu oyunda ve bence yalnızca bu özellik bile bu oyunu almaya değer. Az önce de bahsettiğim gibi asfaltın o hoş görüntüsü burada ekranın yarısını tam anlamıyla kapladığından ve kamera yerle neredeyse bitişik olduğundan, bu açıdan oyunu oynamak, tampon kamerasından hoşlananları tek kelimeyle mest edecektir.
Yazı boyunca oyunu övdüm durdum ve nihayet seslere sıra geldi. SCAR’ın sesleri vasatın üzerinde değil. Vites ve motor seslerine tampon kamerası sayesinde çok yakın olduğunuzdan bunu rahatlıkla fark edebiliyorsunuz ki, bütün araçların vites atarken çıkardığı ses aynı. Arabaların motor sesleri gayet iyi olsa da motor devri aniden düşüp yükseldiğinde meydana geçen ara geçişler kulakları biraz rahatsız ediyor. Bu özellik sizi oyundan soğutabiliyor bile. Yalnızca giriş videosunda ve ana mönüdeyken çalan müzikler olayı idare etmeye çalışsa da sayıca fazla alternatifi gözüm ve kulağım aramadı değil. Arabalar bir de güya hasar alıyorlar. Bu özelliğe iyi diyebiliriz; ancak ne kadar kaza yaparsanız yapın, arabayı duvardan duvara istediğiniz kadar vurun; yalnızca ön ve arka tamponları, farları ve ön camı kırabilirsiniz. Onun dışında arabanın herhangi hasar alan başka bir bölümü yok. Pistlerin yapıları nedeniyle arabaları tepe taklak da edemiyorsunuz; üstelik sınırlı düzeydeki hasar alabilme imkanı aracın performansında düşüklüğe de neden olmuyor; yalnızca oyuna göre çok fazla hasar alırsanız, yarış sizin için bitmiş oluyor. Aracın kalan gücü, yarış ekranının sağında, mavi çubukla ifade edilmiş. Sadece göstermelik yapılmış bir hasar modellemesi, çok da başarılı değil.
Tanrım!!! Her taraf Alfa Romeo dolmuş!??
Alfa Romeo’nun oyunu SCAR’a iyi bir oyun denebilir. Özellikle Dynasty modu kendini oynatmayı başarıyor ve uzun soluklu bir oyun zevki sunabiliyor. Ayrıca yek CD olması da onu tercih etmeniz için başka bir neden olacaktır. NFS’nin Porsche’u kadar ses getirmese de güzel bir farklılık olarak ortaya çıktı denebilir SCAR’a. Son zamanlardaki modifiyeli araba yarışı çılgınlığından sıyrılarak, Alfa Romeo’nun o benim her zaman hoşuma giden ismi ile kendinizi bulmak isteyebilirsiniz. Alfa Romeo’yu özellikle takip edenler kesinlikle oynamalılar. Her ne kadar “keşkelerle” dolu olsa da hoşunuza gidebilecek bir yarış oyunu SCAR; ona şans verirseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz.
Yorumlar (6)
yaw bu oyun adamın canını S.C.A.R yaw [:D]
PS 2 de grafik mi var be
bence ps2 de daha guzel pc ye iyi yapamamıslar
Oyun hangi oyunu andırıyor bilmam ama bence denemkte fayda var özellikle afla romeo lara karşı ilginiz varsa bi bakın derim
Arkadaşlar oyun hangi oyunu andırıyor.Biraz bilgi verirseniz sevinirim çünkü maddi sıkıntı içersindeyiz:)Biraz oyunları düşünerek alıyorum artık.İnceleme zaten güzelde oyuncuların ağzından duymak da bi başka tabi.
Ya ne parası zaten tek cd oyun:p