Silaha dair hiçbir iz yoktur. Ford, All-Seeing Eye denilen aksesuarı elde eder. Adams, olaylarla kendisinin hiçbir iddiası olmadığını ifade eder ve Prometheus isimli teröristi yok etmesini ister. Ajan, Micheal Ford hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını yakında anlayacaktır. İnanılmaz olan sa; kimsenin hatta kendisinin bile göründüğü kişiler olmadığı ve yalnızca dünyanın değil, tüm evrenin kaderinin söz konusu olduğudur.
"Grafikler, hiç tartışmasız şekilde oyunun en güçlü noktası. Wii'ye özel yaratılmış Quantum3 motoru bunu sağlamaya yarıyor." Karanlık gelecek
The Conduit'in yapımına 2007 yılında başlandı. High Voltage Software ve Nintendo, Wii kontrolleri ile çok olumlu eleştiriler alan Medal of Honor benzeri bir ürün yaratmaya karar verdiler. Oyun, Quantum3 motorunu kullanacaktı ve grafikleri PS3-X360 ikilisi ile yarışacak kadar kaliteli olacaktı. Grafikleri bu duruma getirmek inanılmaz bir başarıydı, çünkü Nintendo Wii, güç itibari ile iki büyük rakibi kadar güçlü değildi.
Tüm olanlar binlerce yıllık antik ve sapık ruhlu bir uzaylı ırkının işgali ile başladı. Üstün yetenekli ajan Micheal Ford, teröristlerle uğraşacağını sanırken, kendisini bu sapık uzaylıların karşısında bulmuştu.
The Conduit, 9 ana görevden oluşan bir tekli oyuncu desteğine sahip. Tarihsel mekanlardan, uzay gemilerine kadar oldukça geniş bir çevreniz olacağını söyleyebilirim. Drudge denilen ana düşmanlar, akrebe benzer iğrenç yaratıklar. Prometheus denilen adama kafalarını fena halde takmışlar. Druge'ların elbette pek çok formu var. Uçabilenler, savaşçı karıncalar(!), güçlü zırhlar ve dev silahlarla donatılmış Droid gibi olanlar... Bu türlerden hiçbirini sakın ola küçümsemeyin, çünkü kolektifler ve sanal karakterlerden beklenmeyecek yapay zekaya sahipler.
Çoklu oyuncu desteği ise gerçekten geniş ve başarılı. Free For All, dost düşman tanımayacağınız, önünüze geleni öldüreceğiniz zevkli bir mod. Marathon’da belli bir zamanda öldürebileceğiniz kadar düşmanı öldürüyorsunuz. Bounty Hunter’da belli bir düşmanı öldürmek mecburiyetindesiniz. Bunları yaparken "Wii Speak" aksesuarı ile dostlarınızla eş zamanlı olarak konuşabiliyorsunuz.
Grafikler, hiç tartışmasız şekilde oyunun en güçlü noktası. Wii'ye özel yaratılmış Quantum3 motoru bunu sağlamaya yarıyor. Grafik efektleri, pikseller en az diğer konsollardaki kadar iyi gözüküyorlar. Gölgelendirme ve ışıklandırma becerileri de bir o kadar başarılı. Quantum3'ün diğer becerisi, yapay zekaya olanak sağlayan bir motor oluşu. Düşmanlar, şu ana kadar karşılaştığınız çoğu yapımdaki rakiplerden açık ara daha zekiler ve insan gibi davranabiliyorlar. Kahramanınızın aldığı yaralar çok iyi yansıtılıyor ve gerçekçi görünüyorlar.
"Düşmanlar, şu ana kadar karşılaştığınız çoğu yapımdaki rakiplerden açık ara daha zekiler ve insan gibi davranabiliyorlar." Aynı yorumu sesler için de söylemek isterdim, lakin bu pek mümkün değil. İyi bir ekip tarafından (Prometheus'u, ülkemizde de yayınlanan Hercules’u oynayan Kevin Sorbo seslendirmiş) seslendirilmesine rağmen, bir şekilde ruh eksikliği hissediliyor. Müziklerin de ortama uyum sağladığını veya sizi coşturduğunu söylemem imkansız.
Sona doğru…
Konu birkaç sürpriz hariç biraz klişe. Genelde; düşmanı öldür ve vur-kaç yapmaktan başka bir şey yapmıyoruz. Buradaki açığı All-Seeing Eye ile çözdüğümüz bazı bulmacalar kapatıyor. Ara videolar da yeterince etkileyici değil. Belki de, The Conduit'in en kötü özelliklerinden biri fazla uzun olmaması. Daha uzun olmasını ve bu keyfi daha fazla yaşamayı dilerdim. Wii'nin kontrolleri insana farklı bir zevk veriyor.
The Conduit'in muhteşem, olağanüstü veya kusursuz bir yapım olduğunu söylemeyeceğim, çünkü değil. Lakin sahip olduğu özellikler büyük haz duymanızı sağlıyor. IGN gibi önemli oyun sitelerinden de muazzam puanlar almış ve ödüller kazanmış olsa da; son sözüm daha iyisinin yapılabileceği şeklinde olacak.
Yorumlar (6)
CoD'muş... Kardeşim, Allah aşkına iki tık yapabiliyorsunuz diye komplekslerinizi kusmayın. Bu ne saçmalıktır? her oyunun kendi dinamikleri vardır. PS2'um, Xbox'um, Wii'm ve PC'im var. Hepsi ayrı ayrı güzel, oyunları da farklı. PC'de bir adventure'Un tadı çok az şeyde var. Wii ise hareket etmek açıksında müthiş. İnteraktifliği hiçbirşey de yok. Xbox görsel olarak müthiş, PS3'de aynı biçimde harikaymış. Bırakın cahilliği ve saçmalıkları artık. Yazıyı yazanlara, emek verenlere saygı gösteren.
MK Okuru / 27.07.2009 21:02:01 Haklısın, bence de bir oyunu, önce kendi dinamikleri içinde değerlendirmek lazım, yoksa ben de kötü bir oyunu bu oyun ile karşılaştırırsam, bu oyun ondan iyi olur.
Begenmedim
wii oyunu bu . wii nin en güzel grafikli oyunu. adamlar ilk bu oyunu diger konsollardaki oyunlar kadar kaliteli grafiklerle yapacaz dediklerinde iyi dalga gecmistik. adamlar sözlerinde durdu. bu da bize kapak oldu
Her oyunu da COD ile karşılaştırmayın be kardeşim, COD'de MOH çakması bir şekilde piyasaya giriş yapmıştır ona bakarsanız! Bu kadar mı basit düşünülür yahu, ayıp? Bu arada oyunun beklenildiği kadar iyi olmadığı söyleniyor. Yinede denemek lazım.
CoD varken bunu kim oynar? En iyi oyun CoD