Güç, İhtiras, İktidar ve baştan çıkarma!
Oyun genel anlamda Sims’ten biraz ayrılıyor. Çünkü The Partners’da bir Hukuk bürosunda yaşananları kontrol ediyorsunuz. Yapımda asıl olan 2 tane mod bulunuyor. Bunların ilki serbest mod. Burada tıpkı Sims’teki gibi mekanınızı düzenliyorsunuz. Tabii bir ev gibi değil ofis gibi düzenlemeniz gerekiyor. Sonrasında ise hazır senaryolardan birini oynayabilir, var olan bir senaryo da değişiklikler yapabilir ya da kendi senaryomuzu hazırlayabiliriz. Burada yapmamız gereken, zorluk derecesini ayarlamak, senaryoda kaç avukat bulunacağını belirtmek, davaların hangi sıklıkla geleceğini ayarlamak... Oyunun bir diğer önemli modu ise hikaye modu. Yalnız bunlar 3’e ayrılıyor! Her birinin kendine göre farklı zorlukları ve konuları var. Bizde daha fazla dayanamayıp, bunlardan herhangi birini seçip oyuna başlıyoruz.
Ofiste ilk gün
“Sea, Tex and Sun” hukuk bürosundaki ilk günümüze başlıyoruz. Elimizin altında 3 adet avukat var. Bunları çeşitli işlerde kullanabiliyoruz. Fakat size tavsiyem ilk olarak, gayet boş olan ofise 2 masa daha almak. Aksi halde 3 avukatın 1 masa da çalışması pek kullanışlı olmuyor. Bunun için ekranın sol alt köşesindeki seçenekleri kullanabilirsiniz. Başlangıç için paranız gayet iyi. Bu yüzden para harcarken çok fazla sıkıntıya düşmüyorsunuz.
Açıkcası ilk davamız gelene kadar ne yapacağımızı bilemiyoruz. Bulunduğumuz ofisten de dışarı çıkamadığımız için, bu 3 meslektaşı birbiriyle tanıştırmaktan başka çare yok. Tıpkı Sims’teki gibi tıkladığımız karakterin üzerinde neler yapılabileceği yazıyor. İster gidip, meşlektaşımızı gıdıklayarak, laubali bir tavır sergileriz, ister sadece tokalaşmakla yetiniriz. Tabii daha bir çok alternatifte mevcut. Hatta öyle çok alternatif var ki, kimileri çok gereksiz. Bütün bunların Türkçe yazması da ayrı bir güzel olmuş. Böylelikle yabancı dil konusunda sıkıntı çeken arkadaşlar, büyük bir keyifle The Partners’ı oynayabilirler.
Bir süreliğine ikili ilişkileri düzenlerken, ilk davamız posta ile geliyor! Hemen konunun ne olduğuna bakıyoruz ve ne görelim! Boşanmak üzere olan bir çift, evcil köpeklerinin kimde kalacağı konusunda tartışmışlar! Bu yüzden dava açıyorlar. Hatta öyle ki kararı köpeğin vermesi bile söz konusu olmasına karşın, yaşı çok küçük olduğu için vazgeçilmiş! Oyun boyunca böyle sayısız dava ile karşılaşacaksınız. Hepsi de birbirinden eğlenceli, birbirinden komik ve ilginç.
Çok çalışmak lazım çook...
İlk işinizi aldınız fakat kazanmak için çalışmalısınız. Bunun için davayı hangi avukata verdiyseniz, onun masasına sağ tuşla tıklayarak; “dava için çalış” komutunu seçiyorsunuz. Böylelikle elemanınız davaya hazırlanmaya başlıyor. Eğer kazanmaya başlarsanız, daha sık dava alıyorsunuz. Böylelikle daha çok para kazanıyorsunuz ancak oyunun bir başka yüzü de var. Çünkü sizden asıl istenen para kazanmanız değil! Eğer sizde benim gibi “Sea, Tex and Sun” hukuk bürosunu seçerseniz, asıl göreviniz şu olacaktır: Yakın zamanda Çikolatadan yapılmış tavşan üreten fabrikanın sahibi, Sammy Amca ölmüştür. Yeğeni Eva Tex ise onun tek kadın varisidir. Yalnız mirasından pay alması için amcasının bir vasiyeti vardı. Yeğeninin Paskalya’dan önce aşık olmamasını şart koşmuştur. Çünkü Eva’nın sevgilisinin Eva’yı, fabrikayı satması konusunda ikna edebileceğinden korkmuştur. Bu ilginç vasiyetin yerine gelmesi için 1 önemli nokta bulunmaktadır! Eva’nın ofisine bir Webcam yerleştirilecektir. Böylelikle yeğeninin izlenmesi sağlanacaktır. Anlaşılan ilk görevimiz Eva Tex’in Webcam önünde flört etmesini engellemek.
Oyunda sıklıkla karşımıza ilginç davalar geliyor. Örnek olarak, Mısır’daki bir tekne gezisi sırasında, timsahın ağzına cüzdanını düşüren turisterin, timsaha dava açması gösterilebilir! Daha traji komikleri de mevut. Ara ara TV’lerde de gördüğümüz hastanelerde yaşanan, faciaların bir benzeri de karşımıza geliyor. Mesela eğitim sırasında ufak bir kaza geçirip, sağ bileğini kıran Offshore pilotu, kaldırdığı hastane de sol bileğini de kırıyor. Bu durumun üzerine kendine kızmayıp, hastaneye dava açan offshore-zede(!) sizin avukatlık büronuza başvuruyor...
Türkçe oyun oynamanın keyfi...
Bu oyunu ve daha birçok Monte Cristo yapımı oyunu Türkçeye çeviren Rema’ya, öncelikle biz oyuncular çok teşekkür ederiz. Türkçe oyun oynamanın keyfi inanın bambaşka oluyor. Ancak oyun ne kadar Türkçe’ye de çevrilmiş olsa, yine de teknik yönden eksiklikleri var. Öncelikle oyunun grafikleri 2002 yılına ait olduğu için gayet başarısız görünüyor. Aslında eski bir oyun olduğu için bu nokta atlanılabilir ancak grafik hataları çok fazla. Oturmak için gidilen koltuğun içinde durma, diğer karakterlerin içinden geçme, duvarlardan el ve kolların çıkması gibi... Seslere gelince onlarda da bazı sorunlar mevcut. Zaten oyunda çok fazla ses yok fakat olanlar, tıpkı Sims serilerindeki gibi anlamsız efektler. Bunlarda kendilerini çok fazla tekrarlıyorlar. Özellikle kısa kısa yapıldıkları için, tekrarlamaları kulağınız kolaylıkla fark ediyor. Oynanabilirlik yönünden de bir kaç ufak eksikliği olsa da, The Partners eğlenceli bir yapıya sahip. Eğer Sims gibi bir oyun arıyorsanız, seçiminizi başka yönde kullanmanızı tavsiye ederim. Ancak eğlenceli bir avukat simulasyonu arıyorsanız, kesinlikle deneyin. Zaten piyasada kaç tane Türkçe avukat simulasyonu bulacaksınız. Oyuna dalıp gerçek hayatı unutmayın...
Yorumlar (6)
Oyunun Türkçeye çevrilme şekli güzel ama çeviri yaptıkları oyun hakkında aynı şeyi söyleyemeyeceğim.. Oyun simsten esinlenerek yapılmış olunsa da malesef sims kadar zevkle oynayamıyorum ! Size tavsiyem The Partners almak yerine Sims almanız =) Eminim ki daha zevkle ve heyecanla oynayacaksınız
benim aldığım the partners oyunu ingilizce çıktı türkçe yaması fln yokmu
umarım Türkçeye çevrilmiş oyunların devamı gelir özelliklede rpg tarzı oyunlar
Boş oyunlar bunlar boşşşşş
evet mehmete kesinlikle katılıyorum. Bir de şu var; oyunun Türkçesi nasıl olmuş? Yani bu noktaya dikkat etmek lazım. Türkçe ama nasıl Türkçe? yani sadece çevirmek yetmez. Oyun çevirisi ozel bir iştir. Her önüne gelen yapamaz. Yazıda buna değinilmemiş. Buna dikkat etmezsek yakında piyasa abuk subuk çevrilmiş oyunlarla dolabilir ve hepimiz türkçe oyundan tiksinebiliriz.
Adamlara bak 2002 yılında oyunu çıkar aradan 3 sene geçsin sonra Türkçe kılıfıyla cacala. E3 teki o mükemmel oyunları gördükten sonra özellikle bu zamanda 3 sene önce çıkmış bu oyunun bu ülkeye getirilmeside düşündürücü tabi.