Türkiye'de geçen oyunlar, sayıca çok fazla olmasa da oyuncuların hafızasında yer eden oldukça dikkat çekici örnekler içeriyor. Büyük bütçeli yapımlara baktığımızda çoğu zaman New York, Londra, Paris, Tokyo ve Los Angeles gibi aynı şehirlerle karşılaşıyoruz. Türkiye ise genellikle kısa bir görev, belirli bir harita ya da hikâyenin küçük bir durağı olarak kullanılıyor.
Buna rağmen İstanbul'u, Çanakkale'yi, Trabzon'u, Erzurum'u ya da Trakya yollarını oyunun dünyasına taşıyan yapımlar bulunuyor. Bazıları Türkiye'yi hikâyenin merkezine yerleştirirken bazıları yalnızca birkaç dakikalık bir bölümle ülkeye uğruyor. Bu yüzden liste çok uzun değil, ancak içerdiği oyunlar hem yerli oyuncular hem de Türkiye'nin oyunlardaki temsili açısından oldukça ilginç.
İstanbul'dan Trabzon'a Türkiye'de Geçen Oyunlar
Türkiye'yi konu alan oyunlar arasında tarihî İstanbul sokaklarından Çanakkale Cephesi'ne, Trabzon Havalimanı'ndan karla kaplı Erzurum'a kadar uzanan farklı örnekler var. Assassin’s Creed Revelations gibi bazı yapımlar Türkiye'yi hikâyenin ana sahnesine dönüştürürken Uncharted 2 ve Call of Duty: Black Ops Cold War gibi oyunlar ülkeyi daha kısa bölümlerde kullanıyor. Euro Truck Simulator 2 ve yarış oyunları ise Türkiye bağlantısını gerçek yollar, şehirler ve pistler üzerinden kuruyor. İşte farklı dönemlerde ve türlerde karşımıza çıkan Türkiye'de geçen oyunlar:
Assassin’s Creed Revelations

Türkiye'de geçen oyunlar denince çoğu kişinin aklına ilk olarak Assassin’s Creed Revelations geliyor. Bunun nedeni çok basit: Oyun, İstanbul'u yalnızca kısa bir bölüm olarak kullanmıyor; hikâyenin merkezine yerleştiriyor. Ezio Auditore'nin Osmanlı dönemindeki İstanbul'a gelişi, serinin hem atmosfer hem de hikâye açısından en unutulmaz anlarından biri olarak görülüyor.
Oyunda Kapalıçarşı, Galata, Ayasofya çevresi, Haliç ve Osmanlı mimarisinden izler taşıyan birçok bölge var. Elbette buradaki İstanbul'u birebir bir tarih dersi gibi düşünmemek gerek. Bazı detaylar oyun için değiştirilmiş, bazı bölgeler daha sinematik hâle getirilmiş. Ancak yine de yabancı bir AAA oyunun İstanbul'u bu kadar büyük ölçekte kullanması hâlâ özel bir durum.
İstanbul'da geçen oyunlar ve Osmanlı temalı oyunlar arasında Assassin’s Creed Revelations'ın hâlâ ayrı bir yeri var. Ezio'nun çatılardan minarelere uzanan yolculuğu, Türk oyuncular için bambaşka bir his yaratıyor.
Driv3r

Driv3r, yani Driver 3, İstanbul'u açık dünya sürüş ve aksiyon yapısıyla kullanan eski oyunlardan biri. Oyun, bugün dönüp bakıldığında teknik açıdan çok yaşlanmış olabilir, ancak çıktığı dönemde İstanbul'da araba sürme fikri gerçekten heyecan vericiydi. Miami ve Nice gibi şehirlerin yanında İstanbul'un da oyunda yer alması, özellikle Türk oyuncular için hoş bir sürprizdi.
Oyundaki İstanbul elbette gerçek şehrin karmaşasını, kalabalığını ya da sokak dokusunu tam anlamıyla yansıtmıyor. Yine de Beyoğlu ve Fatih esintileri taşıyan bölümler, dar sokaklar ve şehir atmosferi o dönem için akılda kalıcıydı. Driv3r kusurlu bir oyun olabilir, ancak Türkiye'de geçen oyunlar arasında nostaljik bir yeri olduğu kesin.
Euro Truck Simulator 2

Euro Truck Simulator 2, Türkiye'yi en sakin ama en tanıdık şekilde gösteren oyunlardan biri. Road to the Black Sea genişleme paketiyle birlikte Türkiye'nin Trakya bölgesi oyuna eklendi. İstanbul, Edirne ve Tekirdağ çevresinde tır sürmek, Türkçe tabelalar görmek, sınır kapısından geçmek ve bildiğimiz yollara benzer rotalarda ilerlemek özellikle yerli oyuncular için keyifli bir detay oldu.
Bu nedenle Euro Truck Simulator 2, Türkiye haritası olan oyunlar denildiğinde akla gelen başlıca yapımlardan biri.
Bu oyunun güzel yanı, Türkiye'yi büyük bir aksiyon sahnesi gibi kullanmaması. Burada Türkiye, yolculuğun doğal bir parçası. Oyuncu bir yük alıp Trakya yollarından geçiyor, İstanbul'a yaklaşıyor ya da Avrupa'dan Türkiye'ye giriş yapıyor. Abartılı bir temsil yok, ancak tanıdık bir his var. Bazen bir oyunda devasa bir hikâyeden çok, yol kenarındaki bir tabela bile oyuncuyu mutlu etmeye yetiyor.
Battlefield 1

Battlefield 1, Türkiye bağlantısını Birinci Dünya Savaşı üzerinden kuruyor. Oyunun Turning Tides genişlemesiyle birlikte Gelibolu Cephesi'ne dayanan haritalar oyuncularla buluştu. Cape Helles ve Achi Baba gibi bölgeler, Osmanlı askerleriyle İtilaf kuvvetleri arasındaki çatışmaları Battlefield'ın büyük savaş atmosferiyle birleştiriyor.
Çanakkale Savaşı'nı konu alan oyunlar çok fazla değil. Bu yüzden Battlefield 1'in bu cepheye yer vermesi önemliydi. Türk karakterlerin bulunduğu oyunlar açısından bakıldığında, Osmanlı askerlerinin oynanabilir taraflardan biri olarak yer alması da ayrıca dikkat çekiyor.
Elbette Battlefield 1, tarihsel gerçekliği birebir simüle eden bir oyun değil; daha çok sinematik ve yüksek tempolu bir savaş deneyimi sunuyor. Ancak yine de Çanakkale ruhunu büyük bütçeli bir oyunda görmek, Türkiye'deki oyuncular için dikkat çekici bir deneyimdi.
Uncharted 2: Among Thieves

Uncharted 2: Among Thieves, tamamen Türkiye'de geçen bir oyun değil, ancak açılış bölümüyle listeye rahatlıkla giriyor. Nathan Drake'in İstanbul'daki bir müzeye sızdığı bölüm, oyunun daha en başında macera tonunu kuran keyifli sahnelerden biri. Tarihî eserler, gizlilik sekansları ve hazine avı havası, İstanbul arka planıyla iyi bir uyum sağlıyor.
Bu bölüm kısa sürüyor, ancak akılda kalıyor. Uncharted zaten dünyayı dolaşan, her durağında farklı bir macera hissi veren bir seri. İstanbul da burada o küresel hazine avının önemli duraklarından biri gibi kullanılıyor. Daha uzun olmasını ister miydik? Kesinlikle. Ancak kısa hâliyle bile Türkiye'de geçen oyunlar listesinde yer almayı hak ediyor.
Call of Duty: Black Ops Cold War

Call of Duty: Black Ops Cold War, Türkiye'yi Trabzon Havalimanı'nda geçen kısa ama tempolu bir görevle kullanıyor. Call of Duty oyunlarında şehirler çoğu zaman hızlı aksiyon sahneleri için seçiliyor ve burada da benzer bir durum var. Oyuncu, Trabzon'da geçen görevde serinin alışılmış sinematik temposuna uygun bir operasyonun içine giriyor.
Bu bölümde Trabzon'u detaylı şekilde gezmek ya da şehrin kültürünü görmek mümkün değil. Daha çok görev için seçilmiş bir lokasyon var. Yine de İstanbul dışında bir Türk şehrinin büyük bir Call of Duty oyununda kullanılması ilginç. Türkiye, oyunlarda genellikle İstanbul üzerinden temsil edildiği için Trabzon seçimi listeyi biraz daha farklı hâle getiriyor.
Indiana Jones and the Emperor’s Tomb

Indiana Jones and the Emperor’s Tomb, İstanbul'u klasik macera filmi havasıyla kullanan oyunlardan biri. Indiana Jones'un tarihî eserler, gizli geçitler ve tehlikeli düşmanlarla dolu dünyasına İstanbul oldukça yakışıyor. Oyunda şehir, daha çok gizemli, tarihî ve macera dolu bir durak olarak kullanılıyor.
Bugünün gözünden bakıldığında bu temsil biraz eski moda gelebilir. Çünkü oyun, İstanbul'u gerçekçi bir şehir gibi göstermekten çok egzotik ve gizemli bir macera alanı gibi ele alıyor. Ancak Indiana Jones'un tarzı zaten biraz böyle. Yer altı bölümleri, tarihî atmosfer ve tehlikeli keşifler, İstanbul'un oyun içindeki kullanımını keyifli hâle getiriyor.
James Bond 007: Blood Stone

James Bond 007: Blood Stone, İstanbul'u casusluk ve aksiyon tarafında kullanan oyunlardan biri. Bond hikâyelerinde İstanbul gibi şehirler zaten çok iyi çalışır. Hem tarihî hem modern, hem kalabalık hem de gizemli bir şehir olduğu için ajan hikâyelerine doğal bir arka plan sunar.
Oyunda İstanbul, uzun uzun gezilen bir açık dünya değil. Daha çok hızlı ilerleyen bir görev alanı olarak kullanılıyor. Yine de yer altı bölümleri, çatışmalar ve Bond tarzı kovalamaca hissiyle şehir, oyuna uygun bir atmosfer katıyor. Türkiye burada ana mekân olmasa da küresel casusluk hikâyesinin dikkat çekici duraklarından biri hâline geliyor.
Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist

Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist, İstanbul'u gizlilik ve taktiksel aksiyon çerçevesinde kullanan yapımlardan biri. Splinter Cell serisinin doğasında zaten karanlık sokaklar, sessiz ilerleme, hedef takibi ve ani operasyonlar var. İstanbul da bu tarz bir görev için oldukça uygun bir atmosfer sunuyor.
Oyundaki Türkiye bölümü çok uzun değil, ancak atmosfer açısından işe yarıyor. Özellikle Kapalıçarşı çevresini çağrıştıran alanlar, İstanbul'un oyun içindeki kimliğini hemen belli ediyor. Daha derin bir Türkiye anlatımı sunmuyor, ancak Sam Fisher'ın dünya çapındaki operasyonları arasında İstanbul'un yer alması yine de hoş bir detay.
Zula

Zula, bu listedeki en özel örneklerden biri çünkü doğrudan yerli bir yapım. Oyunda İstanbul, Ankara, Çanakkale, Gaziantep, Mardin, Safranbolu, Trabzon ve Kız Kulesi gibi Türkiye'den esinlenen çok sayıda harita bulunuyor. Bu yönüyle Zula, Türkiye'yi kısa bir görev alanı olarak değil, oyunun kimliğinin bir parçası olarak kullanıyor.
Zula'nın amacı şehirleri birebir gerçekçi şekilde gezdirmek değil. Sonuçta bu, rekabetçi bir FPS oyunu. Ancak Türk oyuncular için tanıdık mekânlara benzeyen haritalarda oynamak farklı bir his yaratıyor. Mardin sokakları, Kız Kulesi çevresi ya da Çanakkale esintili alanlar, oyunu yerel anlamda daha yakın kılıyor.
Kabus 22

Kabus 22, Türkiye'de geçen yerli oyunlar arasında nostaljik bir yere sahip. İstanbul'da geçen korku ve aksiyon temalı oyun, özellikle Kadıköy atmosferiyle hatırlanıyor. Türk oyun sektörünün bugünkü kadar görünür olmadığı bir dönemde böyle bir deneme yapılması bile başlı başına önemliydi.
Bugün Kabus 22'ye dönüp bakıldığında teknik eksikleri çok net görülebilir. Ancak bunu biraz dönemine göre değerlendirmek gerekiyor. İstanbul'da geçen bir korku oyunu fikri hâlâ kulağa iyi geliyor. Dar sokaklar, apartmanlar, eski binalar ve şehir karmaşası korku türüne aslında çok uygun. Kabus 22 de bu fikri erken dönemde deneyen oyunlardan biri olarak akılda kalıyor.
Dying Light

Dying Light, Türkiye bağlantısı en çok tartışılan oyunlardan biri. Oyundaki Harran, adını Şanlıurfa'daki Harran'dan alıyor gibi görünse de oyun doğrudan Türkiye'de geçen gerçekçi bir şehir sunmuyor. Daha çok Orta Doğu esintili, kurgusal bir salgın şehri var. Bu yüzden Dying Light'ı listeye eklerken biraz dikkatli olmak gerekiyor.
Yine de Harran adı, Türk oyuncular için ister istemez bir tanıdıklık hissi yaratıyor. Zombi salgını, parkur sistemi ve yoğun şehir atmosferiyle Dying Light zaten çok güçlü bir oyundu. Türkiye bağlantısı birebir olmasa da isim ve atmosfer çağrışımı nedeniyle Türkiye'de geçen oyunlardan söz edilirken sık sık anılıyor.
Race Driver: GRID ve Formula 1 Oyunları

Race Driver: GRID ve bazı Formula 1 oyunları, Türkiye bağlantısını İstanbul Park üzerinden kuruyor. Tuzla'daki İstanbul Park pisti, Formula 1 takviminde yer aldığı dönemlerde yarış oyunlarında da oyuncuların karşısına çıktı. Özellikle meşhur 8. virajıyla pist, motor sporları sevenlerin hafızasında özel bir yere sahip.
Bu oyunlarda Türkiye bir şehir, hikâye ya da açık dünya olarak kullanılmıyor. Ancak gerçek bir yarış pisti üzerinden temsil ediliyor. İstanbul sokaklarında gezmiyorsunuz belki, ama Türkiye'deki gerçek bir pistte yarışıyorsunuz. Bu da oyun dünyasında Türkiye'nin daha farklı bir görünümü olarak değerlendirilebilir.
Byzantine: Sırlar Labirenti

Byzantine: Sırlar Labirenti, Türkiye'de geçen oyunlar arasında ayrı bir yere sahip çünkü İstanbul'u yalnızca arka plan olarak kullanmıyor, doğrudan hikâyenin merkezine yerleştiriyor. 1990'ların sonunda çıkan bu macera oyunu, oyuncuyu Bizans mirası, tarihî yapılar, gizemli semboller ve İstanbul'un eski dokusu etrafında şekillenen bir araştırmanın içine bırakıyor.
Bugün bakıldığında teknik olarak oldukça eski görünmesi normal. Ancak İstanbul'u tarihî bir dedektiflik hikâyesi için kullanması hâlâ değerli. Özellikle yabancı oyunlarda Türkiye çoğu zaman kısa bir aksiyon bölümüyle geçiştirilirken, Byzantine: Sırlar Labirenti daha yavaş tempolu, araştırma odaklı ve şehir atmosferini hissettirmeye çalışan bir yapıya sahip.
Command & Conquer: Generals

Command & Conquer: Generals, Türkiye'yi doğrudan ana mekân gibi kullanmasa da bazı görevleri ve bölgesel çatışma senaryoları aracılığıyla Türkiye bağlantısı kuran strateji oyunlarından biri olarak anılıyor. Oyun, gerçek dünyadan esinlenen askerî gerilimler üzerine kurulu olduğu için Orta Doğu, Asya ve Avrupa hattındaki bölgeler sık sık hikâyenin parçası hâline geliyor.
Bu tarz oyunlarda Türkiye genellikle jeopolitik konumu nedeniyle kullanılıyor. Yani şehir şehir gezilen bir Türkiye temsili yok; daha çok askerî strateji ve bölgesel güç dengeleri içinde geçen bir arka plan var. Bu nedenle Command & Conquer: Generals, Türkiye'de geçen oyunlar listesinde daha çok “görev ve senaryo bağlantısı” üzerinden yer buluyor.
Command & Conquer: Tiberian Sun

Command & Conquer: Tiberian Sun, Türkiye bağlantısı daha sınırlı olan yapımlardan biri. Oyunun dünyası, gerçek coğrafyadan izler taşıyan ancak bilim kurgu ve alternatif gelecek temasıyla yeniden şekillenen bir yapıya sahip. Bu nedenle Türkiye burada Assassin’s Creed Revelations ya da Driv3r gibi açıkça gezilen bir şehir alanı olarak karşımıza çıkmıyor.
Yine de eski strateji oyunlarında Türkiye'nin bölgesel senaryolar, askerî operasyonlar veya haritalar bağlamında anılması ilginç bir detay. Tiberian Sun'ı bu listeye eklerken onu doğrudan Türkiye'de geçen büyük bir oyun gibi değil, Türkiye bağlantısı bulunan eski strateji oyunlarından biri olarak değerlendirmek daha doğru olur.
Counter-Strike Online

Counter-Strike Online, klasik Counter-Strike yapısını farklı içerikler, özel modlar ve bölgesel haritalarla genişleten bir yapımdı. Türkiye bağlantısı da daha çok harita ve mekân kullanımı üzerinden konuşuluyor. Counter-Strike oyunlarında bir ülkenin yer alması çoğu zaman hikâye anlatımından çok harita atmosferiyle ilgili olduğu için burada da benzer bir durum var.
Bu tarz oyunlarda şehir ya da ülke temsili genellikle kısa ama akılda kalıcı oluyor. Bir haritanın mimarisi, tabelaları, sokak yapısı ya da genel atmosferi oyuncuya belirli bir ülkeyi hatırlatabiliyor. Counter-Strike Online da bu yönüyle Türkiye'de geçen oyunlar listesine eklenebilecek daha niş örneklerden biri.
Counter-Strike: Condition Zero

Counter-Strike: Condition Zero, Türkiye bağlantısı açısından yine harita ve görev temelli anılan oyunlardan biri. Condition Zero, klasik Counter-Strike deneyimine tek oyunculu görev yapısı eklemeye çalıştığı için farklı bölgelerden esinlenen haritalar ve operasyon alanlarıyla daha geniş bir yapı sunuyordu.
Türkiye burada derin bir hikâye alanı olarak kullanılmıyor. Ancak Counter-Strike evreninde Türkiye esintili haritaların veya görevlerin bulunması, oyunu bu listeye dâhil etmeyi mümkün kılıyor. Yine de bu örneği Türkiye'nin ana temsillerinden biri olarak değil, Türkiye bağlantısı olan eski FPS oyunlarından biri olarak görmek daha sağlıklı.
Dying Light 2

Dying Light 2, Türkiye'de geçtiği kesin olarak söylenebilecek bir oyun değil. Ancak serinin ilk oyunundaki Harran adı nedeniyle ikinci oyun da Türkiye bağlantısı üzerinden zaman zaman anılıyor. Dying Light 2'nin geçtiği şehir doğrudan Türkiye'de değil; daha çok Avrupa esintili, kurgusal ve salgın sonrası çökmüş bir kent yapısı sunuyor.
Bu yüzden Dying Light 2'yi listeye eklerken biraz temkinli olmak gerekiyor. Oyunu “Türkiye'de geçen oyun” diye kesin şekilde tanımlamak doğru olmaz. Fakat Dying Light evrenindeki Harran bağlantısı ve serinin Türkiye çağrışımı nedeniyle, Türkiye ile ilişkilendirilen oyunlar arasında kısa bir notla yer verilebilir.
FIFA 17

FIFA 17, Türkiye'de geçen bir hikâye oyunu değil, ancak Türkiye bağlantısını lisanslı futbol takımları ve stadyum atmosferi üzerinden kuruyor. FIFA serisinde Türkiye Süper Lig takımlarının yer alması, Türk oyuncular için her zaman ayrı bir önem taşıyordu. Oyuncunun tuttuğu takımı seçip dünya devlerine karşı sahaya çıkması, özellikle yerli oyuncular için oyunu daha yakın hissettiriyordu.
Bu nedenle FIFA 17'yi klasik anlamda “Türkiye'de geçen oyun” gibi değerlendirmek yerine, Türkiye temsilinin spor oyunlarındaki örneklerinden biri olarak görmek daha doğru olur. Harita ya da hikâye sunmuyor, ancak Türk futbolunun oyunda yer alması Türkiye bağlantısını yeterince görünür kılıyor.
Chronicles of Mystery: The Scorpio Ritual

Chronicles of Mystery: The Scorpio Ritual, İstanbul bağlantısıyla dikkat çeken macera oyunlarından biri. Oyun, gizemli bir araştırma hikâyesi etrafında ilerlerken oyuncuyu farklı ülkelere götürüyor ve İstanbul da bu yolculuğun önemli duraklarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Tarihî mekânlar, eski sırlar ve arkeolojik izler oyunun atmosferini besliyor.
Bu yapım, Türkiye'yi aksiyon sahnesi olarak değil, klasik point-and-click macera havasına uygun bir gizem alanı olarak kullanıyor. İstanbul'un tarihî katmanları bu tür hikâyelere gerçekten çok yakışıyor. Bu yüzden Chronicles of Mystery: The Scorpio Ritual, Türkiye'de geçen oyunlar listesinde fazla bilinmeyen ama dikkat çekici örneklerden biri.
Broken Sword: The Angel of Death

Broken Sword: The Angel of Death, macera türünün sevilen serilerinden Broken Sword'un Türkiye bağlantısı bulunan oyunlarından biri. Seri zaten tarihî sırlar, eski uygarlıklar, komplo teorileri ve farklı ülkelerde geçen araştırma bölümleriyle biliniyor. Bu oyunda da Türkiye, hikâyenin gizemli duraklarından biri olarak kullanılıyor.
Broken Sword'un tarzı, Türkiye gibi tarihî katmanları güçlü ülkelerle iyi örtüşüyor. Oyuncuya büyük aksiyon sahneleri sunmaktan çok ipuçlarını takip ettiren, mekânları inceleten ve geçmişle bugün arasında bağ kurduran bir yapı var. Bu nedenle The Angel of Death, Türkiye'de geçen oyunlar listesine eklenebilecek güzel macera oyunlarından biri.
Dracula 3: The Path of the Dragon

Dracula 3: The Path of the Dragon, Türkiye bağlantısını Kapadokya ve Ürgüp üzerinden kuran dikkat çekici bir korku-macera oyunu. Vampir mitolojisi, dinî semboller, eski belgeler ve karanlık sırlar etrafında ilerleyen oyun, oyuncuyu yalnızca klasik Dracula atmosferine değil, aynı zamanda Anadolu'nun mistik bölgelerinden birine de götürüyor.
Ürgüp ve Kapadokya gibi bölgeler oyunlar için aslında harika mekânlar. Yer altı şehirleri, kayalara oyulmuş yapılar, eski kiliseler ve sisli vadiler korku ya da gizem türüne çok yakışıyor. Dracula 3 de bu atmosferi kullanarak Türkiye'de geçen oyunlar arasında farklı ve daha az bilinen bir örnek hâline geliyor.
007: From Russia With Love

007: From Russia With Love, James Bond'un klasik dönem atmosferini oyun formatına taşıyan yapımlardan biri. Oyunda 1960'ların İstanbul'una uzanan bölümler bulunuyor ve bu, Bond evreni için oldukça tanıdık bir tercih. Çünkü İstanbul, casusluk hikâyelerinde hem tarihî hem de stratejik konumu nedeniyle sık sık kullanılan şehirlerden biri.
Bu oyundaki İstanbul temsili, modern açık dünya detaylarından çok eski Bond filmlerinin havasına yakın. Trenler, gizli operasyonlar, tarihî mekânlar ve casusluk gerilimi şehrin atmosferiyle birleşiyor. Türkiye'de geçen oyunlar içinde 007: From Russia With Love, nostaljik casusluk tadı arayan örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Indiana Jones and the Staff of Kings

Indiana Jones and the Staff of Kings, Türkiye bağlantısını Topkapı Sarayı üzerinden kuran macera oyunlarından biri. Indiana Jones'un hazine, tarih ve gizli geçitlerle dolu dünyası düşünüldüğünde İstanbul ve Topkapı Sarayı gibi mekânların bu evrene çok yakıştığını söylemek zor değil. Oyun, Türkiye'yi kısa ama macera ruhuna uygun bir bölümle kullanıyor.
Bu tarz oyunlarda tarih genellikle gerçekçilikten çok eğlenceli bir keşif malzemesi olarak ele alınır. Staff of Kings de Topkapı Sarayı'nı birebir turistik doğrulukla değil, Indiana Jones'un aksiyon ve gizem dolu üslubuna uygun şekilde kullanıyor. Yine de Türkiye'de geçen oyunlar listesine renk katan güzel örneklerden biri.
Pirates of the Caribbean: At World’s End

Pirates of the Caribbean: At World’s End, Türkiye bağlantısı daha dolaylı olan oyunlardan biri. Oyunda Akdeniz kıyılarında Osmanlı hapishanesi olarak geçen bir bölüm bulunuyor. Bu bölüm, oyunun korsanlık, kaçış ve macera havasına uygun şekilde tasarlanmış kısa ama dikkat çekici bir durak olarak öne çıkıyor.
Burada Türkiye ya da Osmanlı coğrafyası derinlemesine işlenmiyor. Daha çok dönemin egzotik ve tehlikeli görülen bölgelerinden biri olarak kullanılıyor. Yine de Osmanlı hapishanesi teması, oyunu Türkiye ile ilişkili oyunlar arasına eklemek için yeterli bir detay sunuyor.
Erzurum

Erzurum, Türkiye'de geçen yerli korku oyunları arasında mutlaka anılması gereken yapımlardan biri. Oyun, adını doğrudan Türkiye'nin Erzurum şehrinden alıyor ve soğuk, ıssız, karla kaplı bir atmosfer üzerine kuruluyor. Yerli yapım olması da onu bu liste için daha önemli hâle getiriyor çünkü Türkiye bu kez yalnızca kısa bir görev alanı ya da arka plan olarak değil, oyunun ana kimliğinin bir parçası olarak kullanılıyor.
Oyunun en dikkat çekici tarafı, büyük şehir kalabalığı yerine Doğu Anadolu'nun sert kış şartlarını ve yalnızlık hissini merkeze alması. Türkiye'de geçen oyunlar genellikle İstanbul üzerinden konuşulurken Erzurum, farklı bir coğrafyayı öne çıkarmasıyla listede ayrı bir yerde duruyor. Korku ve hayatta kalma atmosferi için karla kaplı boş alanlar, terk edilmiş yapılar ve bölgenin sert havası oldukça uygun bir zemin oluşturuyor.
Euro Truck Simulator 2

Euro Truck Simulator 2, Türkiye'de geçen oyunlar listesinde artık daha önemli bir yere sahip. Oyun, Road to the Black Sea genişleme paketiyle daha önce Türkiye'nin Trakya bölümünü oyunculara açmıştı. İstanbul, Edirne ve Tekirdağ çevresinde tır sürmek, Türkçe tabelalar görmek ve sınır kapılarından geçmek özellikle yerli oyuncular için oldukça tanıdık bir deneyim sunuyordu.
Buna ek olarak SCS Software, Türkiye'yi daha geniş şekilde oyuna taşıyacak Soul of Anatolia adlı yeni harita DLC'sini de duyurdu. Bu genişleme, mevcut Trakya bölümünün ötesine geçerek İstanbul'dan Anadolu içlerine doğru uzanan yeni yollar ekleyecek. İlk bilgilere göre DLC'nin rotası İstanbul'dan başlayıp Aksaray'a kadar ilerleyecek. Bu yüzden Euro Truck Simulator 2, yalnızca Trakya yollarıyla değil, Anadolu'ya açılan yeni haritasıyla da Türkiye'de geçen oyunlar arasında daha güçlü bir örnek hâline geliyor.
Türkiye Oyunlarda Neden Daha Fazla Kullanılmıyor?
Aslında Türkiye, oyunlar için çok zengin bir ülke. İstanbul tek başına bile dev bir açık dünya oyununa yetecek kadar güçlü bir şehir. Tarihî yapılar, yer altı geçitleri, Boğaz hattı, kalabalık sokaklar, eski ve yeni mimarinin iç içe geçmesi… Bunların hepsi oyun tasarımı için harika malzemeler.

Sadece İstanbul da değil. Kapadokya'da geçen fantastik bir macera, Mardin'de geçen atmosferik bir korku oyunu, Karadeniz yaylalarında geçen gizemli bir hikâye, Çanakkale merkezli tarihî bir oyun ya da Göbeklitepe'den ilham alan arkeolojik bir macera çok iyi çalışabilir. Türk mitolojisi oyunları için de Anadolu'nun farklı dönemlerinden ve anlatılarından beslenebilecek çok zengin bir kaynak bulunuyor. Türkiye'nin oyunlarda daha az kullanılmasının nedeni potansiyel eksikliği değil; daha çok küresel oyun sektörünün alışkanlıkları.
Yabancı stüdyolar genellikle daha bilinen ve pazarlaması kolay şehirleri tercih ediyor. Türkiye ise çoğu zaman “güzel ama riskli ya da az bilinen bir lokasyon” gibi kenarda kalıyor. Yerli geliştiriciler arttıkça ve daha fazla bağımsız proje ortaya çıktıkça bu durum zamanla değişebilir. Hatta doğru fikirle yapılmış bir Türkiye oyunu, yalnızca yerli oyuncuların değil, dünya çapındaki oyuncuların da ilgisini çekebilir.
Türkiye'de Geçen Oyunların Sayısı Az Ama Etkisi Güçlü
Türkiye'de geçen oyunlar listesi çok kabarık değil. Ancak içindeki bazı oyunlar gerçekten akılda kalıyor. Assassin’s Creed Revelations, İstanbul'u ana sahneye taşıdığı için hâlâ en güçlü örneklerden biri. Euro Truck Simulator 2, Trakya yollarıyla daha sakin ama tanıdık bir deneyim sunuyor. Battlefield 1, Çanakkale Cephesi'ni büyük bütçeli bir savaş oyununun içine alıyor. Driv3r, Uncharted 2 ve Call of Duty: Black Ops Cold War ise Türkiye'yi kısa ama hatırlanan bölümlerle kullanıyor.
Yine de insan bu listeye bakınca “Daha fazlası neden yok?” diye düşünmeden edemiyor. Çünkü Türkiye, oyunlar için gerçekten çok güçlü bir arka plan sunuyor. İstanbul'da geçen büyük bütçeli bir dedektiflik oyunu, Kapadokya'da geçen fantastik bir keşif macerası ya da Anadolu mitlerinden beslenen karanlık bir RPG hiç de uzak bir hayal değil. Doğru ekip ve doğru fikirle Türkiye, oyun dünyasında çok daha fazla yer bulabilir.

Yorumlar (1)
Assassin's Creed Revelations'teki çatılardan minarelere uzanan serbest dolaşım İstanbul'u oyunun merkezine koyuyor. Ayasofya ve Kapalıçarşı gibi simgeler atmosferi güçlendiriyor fakat oyunun bazı bölümleri tarihsel detayları bozmuşlar.